Arzoxlî sakinleri: Toprağımızı bırakmayacağız 2026-03-04 12:27:16   Rojda Aydın    AMED - Sûr ilçesine bağlı Arzoxlî Mahallesi'nde yapılmak istenen GES’e tepki gösteren kadınlar,  mahallelerine ve topraklarına sonuna kadar sahip çıkacaklarını söyledi.    Amed'in Sûr ilçesine bağlı Arzoxlî Mahallesi'nde, ZENKAR-1, Güneş Enerji Santrali (GES) inşa etmek istiyor. Yapılmak istenen GES, Xirapbajar'dan Newala Gura'ya kadar uzanan 840 dönümlük bir alanı kapsıyor. Xirapbajar, tarihi ve arkeolojik bir yer olduğu için mahallelilerin daha önceki itirazlarından dolayı 240 dönümlük alan “SİT alanı” olarak ilan edilmiştir Ayrıca, 530 dönüm alan “sulanabilir yeşil alan” olarak belirlenmişti. ZENKAR-1, bu 530 dönüm alanı da GES için kullanmak istiyor. Arzoxlî sakinleri, topraklarında GES kurulmasına karşı çıkıyor ve protestolar düzenliyor. Dün şirketin iş makineleri ve askerler mahalleye girdi ve kazı yapmaya başladı. Mahallelilerin tepki göstermesi üzerine de askerler halka saldırdı ve aralarında kadın ve çocukların olduğu birçok kişi yaralandı çok sayıda kişi de gözaltına alındı.    Arzoşlîli kadınlar yaşananlara ilişkin tepkilerini, neden GES istemediklerini JINNEWS’e anlattı.    ‘Bunun hesabını verecekler’   Mahallelilerden Güler Çiftçi, GES yapımına karşı çıktıklarını belirterek, “Köyümüzde GES kurulmasını istemiyoruz. Askerlerle köyümüze  baskın düzenlediler. Çocuklara ve köylülerimize saldırdılar gözaltına aldılar. Hamile bir kadın vardı ona da saldırdılar. Bize zulüm yapılıyor. Bu kabul edilemez.  Bu bizim köyümüzdür, annelerimizin ve babalarımızın toprağıdır. Biz ölsek bile topraklarımızı bırakmayacağız. Biz, topraklarımız için sonuna kadar direneceğiz. O şirketin buraya girmesine izin vermeyeceğiz.  Herkesten önce  ben toprağım için canımı veririm. Bunu iyi bilsinler, toprağımızı bırakmayacağız ve izin vermiyoruz. Kimin bunda eli varsa onlar hesap verecek. Tüm köylüler ayakta. Bu ramazan ayında tüm köylülerimiz ayakta.  Hepimiz buradayız. Köyümüzü gasp etmek istiyorlar. Bu bizim köyümüz ve kimseye vermeyiz.  Köyümüzde hayvanlarımızı besliyoruz ve herkes bununla uğraşıyor. Bunu yapacaklarını köyümüzü yapsınlar daha iyi. GES  toprağımız ö-ve köyümüz için iyi değil.  Bu köylülerin geleceği bu toprak ve hayvanlar. Bu şirket kimdir tanımıyoruz. Bu şirket kim olursa olsun uzattıkları eli kırarız.  Direnişten geri adım atmıyoruz. Tek bir damla kanımız da kalsa köyümüzde olacağız” dedi.   ‘İşekence yaptılar’   Dünkü saldırılara tepki gösteren Herdem Arslan da asla mahallelerini terk etmeyeceklerini söyledi. Herdem Arslan, şunları dile getirdi: “Saat 12.00’de bize telefon geldi ve askerlerin geldiğini söylediler. Tüm köylüler hakları ve köyümüz için oraya yönünü verdi. Bizim toprağımız niye gelip bizden alıyorlar? Saldırdıkların da eşimi de yere atıp dövdüler. Damadımıza işkence ettiler. Tazyikli su  ve plastik mermilerle saldırdılar.  Kadınlara saldırdılarb Toprağınızı bize verin diyorlar biz de toprağımızı vermiyoruz onlara. Biz bunu kabul etmiyoruz.  Ne kadar gelseler de onlara karşı direneceğiz. Niye köyümüze gelip giriyorlar? Köyümüzden ne istiyorlar? Burası hayvanlarımızın ve bêrî yerimizdir. Neden köyümüzü bizden zorla alıyorlar?”   ‘Ger GES yapılırsa yaşamımız yok olur?’   Mahalle sakinlerinden Leyla Arslan şunları söyledi: “Köyümüzde GES yapmak istiyorlar ve köyümüzü bizden almak istiyorlar. Biz de bunu kabul etmiyoruz. Köylüler hayvancılıkla geçimini sağlıyor. Eğen bu olmasa yaşamımızı sürdüremeyiz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Haklarımızın peşindeyiz biz. Köyümüzden çıksınlar. Çocuklarımıza ve köylülere işkence yaptılar. Hakkımızı savunduğumuz için bize saldırdılar. Biz askerlere vurmadık bi şey demedik. Sadece kepçelerinin buradan çıkmasını istedik. Halkın isteklerine kulak vereceklerine askerler köylülere saldırdı. Eğer köyümüzde GES yapılırsa hayvancılık ve tarım yok olur. Yine köylülerin sağlığı için de zararlı. Eğer köyümüz işgal edilirse bizler bir şey yapamayız. GES yapılmasını istemiyoruz. Asla köyümüzden ve toprağımızdan çıkmayacağız.”   ‘Bize işkence yaptılar’    Çocukluğundan bu yana Arzoxlî’de yaşayan Gurbet Çiftçi de şöyle dedi: “Sabah kalktık bize asker ve kepçelerin geldiğini söylediler. Daha sonra tüm köylüler olarak GES yapılan yere gittik. Bize saldırdılar, bana da işkence ettiler. Eşime işkence yaptılar. Eşimi korumak için kendimi onun üzerine attım. Adalet bu mu? Burada yaşanan dünyanın hiçbir yerinde yok. Köyümüzü korumak için oradaydık. Bu saatten sonra asla köyümüzü bırakmayacağız. Bu projeyi yapmak isteyenler çağrımız şu: Elinizi köyümüzden çekin. Yapmayın. Burası hayvanlarımızın yeri. Eşim hem yaralı hem de gözaltında.”