Riha’da Ekoloji Meclisi kuruldu 2026-03-15 15:20:32   RIHA - Riha Ekoloji Meclisi, kuruluşunu ilan ettiği programda, “Mücadelemizi hem doğayı hem toplumu özgürleştirme mücadelesi olarak görüyoruz” mesajı verdi.   Riha Ekoloji Meclisi, kuruluşunu Riha’nın Xelîliye ilçesinde bulunan KESK İbrahim Ayhan Konferans Salonu’nda ilan etti. “Xweza dewlêmend e kulîlk bi heft renge” ve “Xweza jiyan e, jiyanê biparêze” pankartlarının asıldığı salona Amed Ekoloji Platformu ile çok sayıda Demokratik Kurumlar Platformu temsilcisi katıldı. Divanda Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Meclis Üyesi Mehmet Binici, Riha Ekoloji Derneği Eşsözcüsü Ferda Öncel ve Özlem Özdemir yer aldı.   Program, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşuyla başladı. Ardından Riha Ekoloji Derneği Eşsözcüsü Serhat Altandağ açılış konuşmasını yaptı.   ‘Kolektif mücadeleye ihtiyaç var’   Kolektif bir ihtiyacın sonucu olarak Riha Ekoloji Meclisi’nin oluştuğunun belirtildiği açıklamada, “Bugün Urfa’da ve tüm bölgede karşı karşıya olduğumuz bir diğer büyük sorun ise iklim değişikliğidir. Artan sıcaklıklar, kuraklık, su kaynaklarının azalması ve düzensiz yağışlar tarımı doğrudan etkilemektedir. Çiftçiler üretim yaparken her geçen yıl daha büyük risklerle karşı karşıya kalmaktadır. İklim krizi yalnızca bir çevre sorunu değil; aynı zamanda gıda güvenliği, ekonomik adalet ve toplumsal sürdürülebilirlik meselesidir. Bu tablo bize açık bir gerçeği göstermektedir: Ekolojik sorunlar artık tek tek kurumların veya bireylerin mücadele edebileceği sorunlar değildir. Bu sorunlar karşısında ortak akla, dayanışmaya ve kolektif mücadeleye ihtiyaç vardır. İşte bugün kurduğumuz Urfa Ekoloji Meclisi, tam da bu ihtiyacın sonucudur” denildi.   Ardından Ekoloji Derneği perspektif metnini Özlem Özdemir okudu.    Perspektif metninde şu ifadelere yer verildi:   “Mezopotamya Ekoloji Hareketi olarak yeryüzünü bölünemez bir bütün kabul ediyoruz. Doğa bir ‘kaynak’ değil, birlikte var olduğumuz canlı bir bütündür. İnsan-doğa ilişkisini tahakküm üzerinden değil, uyum ve karşılıklılık üzerinden kurmayı esas alıyoruz. Ekolojik yıkımın temelinde insanın insan üzerindeki tahakkümcü zihniyetinin yattığını biliyor; bu nedenle mücadelemizi hem doğayı hem toplumu özgürleştirme mücadelesi olarak görüyoruz.   Urfa bugün ciddi bir ekolojik tehdit altındadır. Yeraltı sularının bilinçsizce çekilmesi, kuraklığın derinleşmesi, yanlış sulama ve tarım politikaları, monokültür üretim dayatmaları ve kimyasal bağımlılığı toprağı kısırlaştırmakta; suyu her geçen gün daha da geri dönülmez bir noktaya taşımaktadır. Su yaşamdır. Su metalaştırılamaz. Devletin merkezi ve rant odaklı su politikalarına karşı; suyun yerel, katılımcı ve ekolojik esaslarla yönetilmesini savunuyoruz. Bu coğrafyada suyu korumak, geleceği korumaktır.   Savaş yalnızca halkları yıkmıyor   Savaş ve çatışma politikalarının yalnızca halkları değil, doğayı da yıktığını biliyoruz. Ormanların yakılması, meraların tahribi, zorunlu göçlerle birlikte üretim kültürünün yok edilmesi ekolojik dengeyi bozmaktadır. Bu nedenle barış talebi bizim için aynı zamanda ekolojik bir taleptir. Savaşsız bir dünya, doğayla uyumlu bir yaşamın ön koşuludur.   Urfa, farklı dinlerin, dillerin, halkların ve kültürlerin yüzyıllardır bir arada yaşadığı çok katmanlı bir coğrafyadır. Bu çeşitlilik bir zenginliktir. Doğadaki çeşitlilik nasıl yaşamın temeli ise toplumsal çeşitlilik de demokratik yaşamın temelidir. Tekçi, ayrımcı ve asimilasyoncu anlayışlara karşı; çok dilli, çok inançlı ve çok kültürlü Mezopotamya gerçeğini savunuyoruz.   Perspektifin temelinde kadın özgürlükçü paradigma   Perspektifimizin temelinde kadın özgürlükçü paradigma vardır. Doğanın sömürülmesi ile kadının sömürülmesi aynı zihniyetin ürünüdür. Bu nedenle eş temsiliyet, eş sözcülük ve kadınların karar mekanizmalarında belirleyici rol alması vazgeçilmezdir. Kadın emeğini görünür kılan, üretimde ve örgütlenmede kadın öncülüğünü güçlendiren bir ekolojik toplum hedefliyoruz.   Gençler bu mücadelenin yarını değil, bugünkü öznesidir. Topraktan ve üretimden koparılan gençliğe karşı; ekolojik eğitimler, yerel tohum çalışmaları ve doğal tarım uygulamalarıyla gençlerin doğrudan katılımını esas alıyoruz. Yarışmacı ve paraya dayalı sistem yerine; paylaşımcı, kolektif ve doğayla temas halinde bir öğrenim anlayışını savunuyoruz.   Artan GES projeleri   Son dönemde Urfa’da hızla artan güneş enerji santrali (GES) projeleri de ekolojik açıdan ciddi tartışmalar yaratmaktadır. Güneş enerjisi temiz bir enerji kaynağı olarak görülse de, tarım arazilerinin ve meraların şirket projelerine açılması, yerel halkın karar süreçlerinden dışlanması ve doğanın yeni bir rant alanına dönüştürülmesi kabul edilemez. Enerji politikalarının şirket kârı için değil, ekolojik dengeyi gözeten, yerel halkın söz ve karar sahibi olduğu, toplumsal faydayı esas alan bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini savunuyoruz.   Doğayla uyumlu yaşam alanları inşa etmek mümkün   Urfa Ekoloji Meclisi; temsili demokrasinin sınırlarını aşan bir anlayışla, mahallelerde, köylerde ve yaşam alanlarında doğrudan demokrasi mekanizmalarının kurulmasını savunacaktır. Halk kendi suyuna, toprağına, enerjisine ve kentine doğrudan sahip çıkmalıdır. Kendine yeten, temiz enerji üreten, atığını dönüştüren ve doğayla uyumlu yaşam alanları inşa etmek mümkündür.   Özgür toplum ekolojik toplumdur   Temiz suya, temiz havaya, sağlıklı gıdaya ve barınma hakkına erişim temel haktır. Kâr merkezli değil, yaşam merkezli bir ekonomi anlayışıyla; dayanışmacı ve komünal üretim modellerini büyütmeyi hedefliyoruz.   Bugün burada ilan ettiğimiz Urfa Ekoloji Meclisi, Mezopotamya Ekoloji Hareketi’nin demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü perspektifi doğrultusunda; suyu, toprağı ve yaşamı savunmak için örgütlenecektir.   Doğa ile uyumlu yaşamı savunmak; aynı zamanda özgür, eşit ve demokratik bir toplumu savunmaktır. Çünkü biliyoruz ki özgür toplum ekolojik toplumdur. Ekolojik toplum ise kadın özgürlüğü ve gençliğin öncülüğü ile mümkündür.   Mezopotamya’nın toprağında, suyunda ve hafızasında; demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü yaşamı birlikte kuracağımızı ilan ediyoruz. Ekoloji Meclisimiz hayırlı olsun. Meclis kurulumunda emek veren arkadaşlara teşekkürlerimizi sunuyor, başarılar diliyoruz."   Program, katılımcıların fikir ve değerlendirmeleriyle sona erdi.