İKP: Gülistan Doku’nun akıbetini sormaktan vazgeçmeyeceğiz 2026-04-17 20:03:41   İZMİR - İKP, Dêrsim’de kaybettirilen Gülistan Doku dosyasında yaşanan yeni gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, “Gerçek adalet, yalnızca birkaç tutuklama ile değil, tüm sorumluların açığa çıkarılması ve yargılanmasıyla mümkündür” dedi.   İzmir Kadın Platformu (İKP), Dêrsim’de 5 Ocak 2020’de kaybettirilen Gülistan Doku dosyasında yaşanan yeni gelişmlerelişkin basın açıklaması düzenledi. Alsancak’ta bulunan ÖSYM binası önünde bir araya gelen kadınlar, Türkan Saylan Kültür Merkezi’ne yürüdü. “Gülistan Doku için etkin soruşturma, gerçek adalet” pankartının açıldığı açıklamada kadınlar sık sık “Katledilen kadınlar isyanımızdır”, “Gülistan Doku nerede?”, “Jin jiyan azadî”, “ Koruma aklama failleri yargıla” sloganları attı. Açıklamaya çok sayıda kadın katılırken basın metnini platform adına Fatma Nur Güçlü okudu.   ‘Gerçek adalet tüm sorumluların yargılanmasıyla mümkündür’   Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020 tarihinde Dersim’de kaybolduğunu ve aradan geçen 6 yıla rağmen Gülistan’dan hâlâ haber alınamadığını hatırlatan Fatma Nur Güçlü, bu süre zarfında yürütülmesi gereken etkin, bağımsız ve şeffaf soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini; aksine dosyanın  sistematik biçimde sürüncemede bırakıldığını, deliller karartıldığını ve sorumluların korunduğunu belirtti.     Fatma Nur Güçlü, “Bugün gelinen noktada, kamuoyuna yansıyan itirafçı beyanları ve yeni tanık anlatımları; bu dosyada sadece bir kaybolma değil, aynı zamanda gerçeğin örtülmesine dönük organize bir çabanın bulunduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Uzun yıllar boyunca dile getirilen şüpheler artık somut beyanlarla güçlenmiş; özellikle dönemin Tunceli Valisi’nin oğluna ilişkin ciddi iddialar, bu dosyada cezasızlık politikasının nasıl işlediğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Gülistan Doku’nun kaybolduğu günden bu yana ailesi, kadın örgütleri ve insan hakları savunucuları aynı soruyu sormaktan vazgeçmemiştir: ‘Gülistan Doku nerede?’ Bu soru, yalnızca bir kaybın değil; bu ülkede kadınların yaşam hakkının nasıl tehdit altında olduğunun, faillerin nasıl korunduğunun ve adalet mekanizmasının nasıl işletilmediğinin de sorusudur.    2025 yılı itibarıyla soruşturma dosyasında yaşanan gelişmeler, bugüne kadar yürütülen sürecin eksikliğini ve ihmallerini açıkça ortaya koymaktadır. 13 kişinin gözaltına alınması ve tutuklamaların gerçekleşmesi, yıllardır verilen mücadelenin bir sonucudur. Ancak bu adımlar, gecikmiş ve yetersizdir. Gerçek adalet, yalnızca birkaç tutuklama ile değil, tüm sorumluların açığa çıkarılması ve yargılanmasıyla mümkündür” dedi.   ‘Gülistan Doku’nun akıbeti derhal açıklanmalı’   Dosyada yaşananların bir ihmal değil, cezasızlıkla beslenen bir sistem sorunu olduğuna dikkat çeken Fatma Nur Güçlü,  kadınların yaşam hakkını korumayan, failleri açığa çıkarmayan ve delilleri karartan her yaklaşımın bu suça ortak olduğunu söyledi.   Fatma Nur Güçlü, taleplerini şu şekilde sıraladı:    "* Ortaya çıkan yeni deliller derhal, bağımsız ve tarafsız bir şekilde incelenmelidir.   *Sorumluluğu bulunan herkes — konumu, statüsü, siyasi bağlantısı ne olursa olsun — adalet önünde hesap vermeli ve en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.   *Gülistan Doku’nun akıbeti derhal açıklanmalı, cenazesi bulunarak ailesine teslim edilmelidir.   *Soruşturma süreci şeffaf yürütülmeli, kamuoyu düzenli ve doğru biçimde bilgilendirilmelidir.   *Bu dosyada ihmali veya kastı bulunan kamu görevlileri hakkında etkin soruşturma yürütülmelidir."   ‘Gülistan için adalet’ demekten vazgeçmeyeceğiz’   Gülistan Doku’nun akıbeti aydınlatılana ve gerçek adalet sağlanana kadar bu davanın peşini bırakmayacaklarını dile getiren Fatma Nur Güçlü, “Bu yalnızca Gülistan’ın davası değildir. Bu, kadınların yaşam hakkı mücadelesidir. Bu, hakikat ve adalet mücadelesidir. ‘Gülistan Doku nerede?’ Gülistan Doku’ya ne oldu? demeye devam edeceğiz. ‘Gülistan için adalet!’ demekten asla vazgeçmeyeceğiz” sözlerini kullandı.   Basın açıklaması atılan sloganların ardından sona erdi.