Meral Danış Beştaş: Bu süreç teslimiyet değil, mücadele sürecidir 2026-09-03 19:20:26   İSTANBUL - HDK İstanbul Kadın Meclisi’nin Atakent’te düzenlediği kadın buluşmasında konuşan Meral Danış Beştaş, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin temel yol haritasının silahlı mücadelenin sona ermesi ve demokratik siyasetin önünün açılması olduğunu belirterek, “Barış dilde başlar. Bu süreç asla teslimiyet süreci değildir” dedi.   HDK İstanbul Eş Sözcüsü Didem Yılmaz, açılış konuşmasını yaparak kadın mücadelesi ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair bilgilendirme yaptı. Didem Yılmaz, barış sürecinin sadece Kürtlerle alakalı olmadığını, toplumun tamamını ilgilendirdiğini ifade etti.   ‘Özsavunma kampanyası tüm şiddet türlerine karşı çıkmak için doğdu’   HDK Genel Meclis Üyesi Gurbet Aydoğan da HDK’nin özsavunma kampanyasına ilişkin sunum yaptı. Gurbet Aydoğan, kampanyanın kadın mücadelesinin öznesi olmasını amaçladığını belirterek, özsavunmanın sadece fiziksel bir savunmadan ibaret olmadığını dile getirdi. Gurbet Aydoğan, “Biz sadece erkek şiddetine maruz kalmıyoruz. Sistematik olarak eril devletin şiddetine de maruz kalıyoruz. Kadına karşı eril yaklaşım bitmiyor, dolayısıyla bununla beraber kadınların mücadelesi de bitmiyor. Kadın işçiye yaklaşımla erkek işçiye yaklaşımın arasında bile bir uçurum var. Çoğu zaman birçok şeye sessiz kalıyor, yaşadığımız tacizi bile dile getiremiyoruz. Bu özsavunma kampanyası da tüm bu şiddet türlerine karşı çıkmak için doğdu” diye konuştu. Gurbet Aydoğan, eril şiddetin saldırılarına karşı gelmek için de yan yana gelmenin ve kadın yoldaşlığını geliştirmenin önemine vurgu yaptı.   ‘Değişmeyen en önemli gündem kadın kırımıdır’   HDK Eş Genel Sözcüsü Meral Danış Beştaş, katılımcıların sordukları sorulara cevap vererek, en güçlü özsavunmanın örgütlenme olduğunu söyledi. Meral Danış Beştaş, değişmeyen en önemli gündemin kadın kırımı olduğunu belirterek, İstanbul Sözleşmesi’nin önemine dikkat çekti. Meral Danış Beştaş, en büyük psikolojik şiddetin kadın bedeni üzerinden yapılan küfürler olduğunu söyledi.   ‘Barış dilde başlar’   Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair konuşan Meral Danış Beştaş, bu zamana kadar 13 barış sürecinin gerçekleştiğini söyleyerek, “Kürt kadınları, gençleri kimliklerinin yok edilmesine itiraz ettiler, baskıya, işkenceye itiraz ettiler. Ve buna maalesef izin verilmedi ve çatışmalı süreçler başladı. 101 barış savunucusu Ankara’nın göbeğinde katledildi, 34 genç Kobanê’ye oyuncak götürmeye çalışırken katledildi. Biz bu zamana kadar BDP’den beri barış dilini kurduk. Şimdi önümüzde çok önemli bir dönem var. Demokratik siyasetin önünün açılması için bir çağrı yapıldı. 11 Temmuz’da ilk defa silahlar yakıldı. Bu süreç asla teslimiyet süreci değildir. Buna yönelik değerlendirmeler var. Biz bu zamana kadar sürece Barış ve Demokratik Toplum Süreci dedik. Başka kesimler başkaca dil kullandı. Bir kere barış dilde başlar. Bu sürecin temel yol haritası silahla mücadelenin bitmesi, demokratik alandaki mücadelenin önünün açılmasıdır” diye konuştu.   ‘Taziyeler tartışma konusu yapılmamalı’   Meral Danış Beştaş, Çerçeve Yasa’nın Meclis’te görüşüldüğü zamanda toplumun her kesiminden gelen insanları dinlediklerini ve kimsenin “Terörsüz Türkiye” lafını kullanmadığını, aksine barıştan yana olduklarını söyledi. Meral Danış Beştaş, Çerçeve Yasa’nın çatışmalı süreci sonlandırırken, bu çatışmalı süreçten etkilenen insanların cezaevindeyse serbest bırakılması, sürgündeyse geri dönmesi demek olduğunu kaydetti. Yaşamını yitiren gerillaların taziyelerinin tartışma konusu yapılmasına dair de “Hiç kimse bir annenin çocuğunun taziyesine neden gittiği konusunda tartışma yapmamalı. Çünkü ölüye saygı denen bir şey vardır” dedi.   ‘Mücadelemize devam edeceğiz’   Meral Danış Beştaş, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin temel muhatabının Abdullah Öcalan olduğunu belirterek, bazı medya kanallarında çıkan süreç karşıtı söylemler ve sürece destek vermeyenlere dair ise şunları söyledi: “Devlet aygıtı bütün kurumlarıyla ve Kürt hareketi bunu çözmek için masada ve bu kadar önemli meselede neden birtakım ayrıntılarda boğulunuyor? İktidarı muhatap olarak biz seçmedik, sonuç olarak bu savaşın bir karşı tarafı vardı ve barış da karşı tarafla konuşulmadan sağlanamaz. Biz masadaki sorunu çözmek istiyoruz. Bu süreci müzakere olarak değil, bir mücadele süreci olarak görüyoruz. Biz bu süreçte toplumun tüm katmanlarıyla birlikte bu sürece sahip çıkmak ve beraber yürütmek istiyoruz. Bu süreç bütün sorunlarımızı çözmeyecek. Bu Çerçeve Yasa gelsin, biz bundan sonra mücadelemize devam edeceğiz. Adım adım bu süreci ilerletmeye devam edeceğiz. Ve en önemlisi de Türkiye halklarına süreci anlatmak gibi bir sorumluluğumuz var.”   Buluşma, katılımcıların sorularının cevaplanmasıyla son buldu.