‘Öcalan’ın özgürlüğü gerçek barışın koşuludur’ 2026-09-14 09:18:11   İSTANBUL-İstanbul’da düzenlenen anmalara katılan kadınlar, kalıcı barışın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ve tüm tutsakların serbest bırakılmasıyla mümkün olacağını belirterek, “Annelerin barış çağrısını esas almalı ve bu sürece hep birlikte sahip çıkmalıyız” dedi.   Kürt özgürlük mücadelesinde farklı tarih ve yerlerde yaşamını yitirenler için Kürdistan ve Türkiye’nin birçok kentinde anma programları düzenlendi. Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde gerçekleştirilen anmalar, yurttaşların kitlesel katılımıyla gerçekleştirildi. Anmalarda mikrofonumuza konuşan kadınlar, Kürt halkının şehitlerine sahip çıkarak kendi iradesini bir kez daha tüm dünyaya gösterdiğini belirterek, gerillaların açtığı barış yolunda” Önderimizin arkasındayız, ona güveniyoruz” ifadelerini kullandı.   Önderliğimiz özgürleşirse gerçek barış olur’   Makbule Yılmaz, Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenleri anarak, Kürt halkının anmalarla şehitlerine sahip çıktığını belirtti. Barış için annelere birlikte mücadele etme çağrısı yapan Makbule Yılmaz, kalıcı barışın sağlanması için tüm tutsakların özgürlüğüne kavuşması gerektiğini söyleyerek, “Annelerimiz artık ağlamasın. Tüm annelerin birlik olup barış için mücadele etmeleri gerekiyor artık. Her iki taraf için de çok kayıp verildi. Başımız şehitlerimiz karşısında diktir. Sonuna kadar barışı isteyeceğiz. Biz Önderimizin dediğine göre hareket ederiz. Önderliğimiz de barış olsun diye mücadele ediyor. Biz tüm zindan kapılarının açılmasını istiyoruz. Başta Abdullah Öcalan olmak üzere tüm tutsaklar özgürlüğüne kavuşsun. Eğer Serok özgürlüğüne kavuşursa bizim için gerçek barış o zaman olur” şeklinde konuştu.   ‘Annelerin barış çağrısını esas almalıyız’   MEBYA-DER Marmara Eş Sözcüsü Şükran Diler, İstanbul’da yaklaşık bir aydır yaşamını yitirenler için anma ve taziye programları düzenlediklerini belirterek, ailelerin acılarına rağmen taziyelerini sürdürdüğünü söyledi. Yaşamını yitiren ailelerin verdiği barış mesajının esas alınması ve bunun mücadelesinin verilmesi gerektiğini vurgulayan Şükran Diler, “Şehit aileleriyle konuştuğumuzda, ‘Pişman değilim bu ağıtların annesi olduğum için, iyi ki bunların annesiyim. Barışa hep birlikte sahip çıkalım, Önderliğimiz özgür olsun’ mesajını veriyorlar. Bana göre bu annelerin söylediklerini esas almamız gerekiyor. Bunun mücadelesini vermemiz gerekiyor. Eğer Önderliğimiz özgürlüğüne kavuşursa, sadece dört parça Kürdistan için değil, tüm dünya için barış mücadelesine devam edecek” dedi.   ‘Önderimizin özgürlüğü barışın koşuludur’   Barış Annesi Fatma Yılmaz, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve tüm Kürdistan halkına başsağlığı dileyerek, yaşamını yitirenlerin mücadelesini sürdüreceklerini ve barış talebinden vazgeçmeyeceklerini belirtti. Fatma Yılmaz, Barış Annelerinin yıllardır barış beklentisi içinde olduğunu ifade ederek, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşmasının kalıcı barışın sağlanması açısından vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Fatma Yılmaz, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Ölene kadar bu şehitleri unutmayacağız. Onların mücadelesine devam edeceğiz. Barış demekten vazgeçmeyeceğiz. Yaklaşık iki yıldır devam eden bir barış süreci var ama hâlâ barış gelmedi. Taziyedeki anneler, ‘Barış gelecek, çocuklarımız gelecek’ diyerek çocuklarının gelmesini bekledi. Sonuna kadar mücadele edeceğiz. Önderimiz özgürlüğüne kavuşana kadar barıştan bahsedeceğiz. Önderimiz özgürlüğüne kavuştuğunda, yanımıza geldiğinde, birbirimizi gördüğümüzde, işte o gün ‘Barış oldu’ diyeceğiz biz anneler.”   ‘Öcalan’ın özgürlüğü Kürt halkının özgürlüğüdür’   Ayşe Tarhan, gerçekleştirilen anmalarda Kürt halkının yaşanan acılar karşısında ortaya koyduğu sahiplenmenin kendileri açısından gurur verici olduğunu belirtti. Yaklaşık iki yıldır devam eden sürecin başlangıcında atılan adımın umut verici olduğunu ifade eden Ayşe Tarhan, sürecin bu aşamaya gelmesinin yaşamını yitirenlere borçlu olunduğunun altını çizdi. Ayşe Tarhan, “Dört parça Kürdistan’da ağır bir acı var. Bu acı karşısında büyük bir sahiplenme var. Bu da aileler, devam eden süreç ve Kürt halkı sayesinde. Biz de bundan gururluyuz. Yaklaşık iki yıldır süreç başladı ve bir adım atıldı. Bu adım bizim için umut vericiydi. Hepimiz birlik olup bu sürece sahip çıkmalıyız. Sayın Abdullah Öcalan’a sahip çıkmalıyız. Onun özgürlüğü Kürt halkının özgürlüğüdür. Eğer özgürlüğüne kavuşursa barış süreci daha da açılır, ilerler. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin mimarı Abdullah Öcalan’dır” dedi.   Kürt halkı kendi iradesine sahip çıkmalı   Gülsüm Çiftçi, yaşamını yitirenlerin mücadelesinin sahiplenilmesi gerektiğini vurgulayarak, Kürt halkının davasından geri adım atmayacağını söyledi. Barışın yalnızca sözle değil, mücadele ve ortak tutumla mümkün olacağını belirten Gülsüm Çiftçi, yaşamını yitirenlere layık olmak için mücadelenin her yerde sürdürüleceğini ifade etti. Gülsüm Çiftçi, konuşmasında şunları söyledi: “Şehitlerimiz çoktur, hepsine sahip çıkacağız, unutmayacağız. Şehit ailelerine başsağlığı diliyorum. Biz yaşadığımız sürece bu davamızdan dönmeyeceğiz. Şehitlerimizin ve Önder Apo’nun arkasındayız. Kürt-Türk kardeş diyorsak eğer, onlar da bize destek çıksın. Bu süreçte barış istesinler, mücadele etsinler. Çocuklarımız gönüllerince, kendi kararlarını vererek gittiler. Onlar mücadele ettiler, inşallah onlara layık olacağız. Davayı bırakmayacağız. Her yerde mücadelemize, davamıza devam edeceğiz.”   ‘Açtıkları yoldan ilerliyoruz’   Adalet Yüklü, Kürt halkının yaşamını yitirenlerin mücadelesine sahip çıktığını belirterek, bugün statü, eşit yurttaşlık ve anadil taleplerinin daha güçlü şekilde dillendirilebilmesini, yaşamını yitirenlerin yıllardır dağlarda yürüttüğü mücadeleye borçlu olduklarını vurguladı. Adalet Yüklü, “Bugün artık statü konuşuluyor. Kürtler eşit yurttaşlık talebinde bulunuyorsa, anadil talebinde bulunuyorsa, AİHM kararlarının uygulanmasını istiyorsa, oturup bir şeyleri konuşabiliyor ve karşılıklı müzakere yapabiliyorsa bu, onların açmış olduğu yoldan gittiğimiz içindir. Kesinlikle onlara borçlu olduğumuzu düşünüyorum. Kürt halkı tarih boyunca da o değerlerine borçlu kalacaktır” dedi.   ‘Öcalan sürecin gerçek muhatabıdır’   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgür koşullarda olmasının sürecin doğru anlaşılması açısından belirleyici olduğunu söyleyen Adalet Yüklü, “Kürtler sonuna kadar ‘Öcalan irademizdir’ diyor. Sayın Öcalan irademizdir ve Kürt halkı sonuna kadar onun sunmuş olduğu her türlü perspektife bağlıdır. Konunun muhatabının çıkıp Kürtlerin ve yaşanan sürecin ne olduğunu birebir anlatması çok daha kıymetli. Bunu anlatması gereken de Sayın Öcalan’dır. Çünkü onun felsefesiyle çıkılmış olan bir yoldur bu” dedi.   ‘Öcalan’ın statüsü tanınmalı, umut hakkı uygulanmalı’   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın statüsünün tanınması ve umut hakkının uygulanması gerektiğinin altını çizen Adalet Yüklü, İmralı’daki koşullara ilişkin iktidar medyası tarafından servis edilen söylemler hakkında şunları söyledi: “Ben kesinlikle AİHM kararlarının uygulanması gerektiğine inanıyorum. Orada bir villa yapılsa, kat yapılsa çok önemli değil. Sonuçta İmralı Adası’na hâlâ görüş izni alınarak gidiliyorsa, orada hâlâ tutsak konumundadır. Çok şatafatlı bir evde kalması, onun tutsaklığının sona erdiği ya da kendisine statü verildiği anlamına gelmiyor. Biz Kürtler de bunu hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Bizim tek talebimiz, AİHM kararlarının derhal uygulanması, umut hakkının verilmesi ve Sayın Abdullah Öcalan’ın statüsünün tanınmasıdır. Özgürlüğüne kavuştuğunda halk toplantılarında halkla yan yana gelerek kendi perspektifini, eşit yurttaşlık talebini ve demokratik bir Türkiye mücadelesini bize birebir anlatmasını biz Kürtler istiyoruz.”