Remziye Alparslan: Kadınlar dil mücadelesinde öncü olmalı 2026-06-26 10:55:20     İSTANBUL - Amed'de iki gün sürecek Dil Konferansı'na dair değerlendirmelerde bulunan Komeleya Lêkolînên Kurdî Eşbaşkanı Remziye Alparslan, tekçi dil politikalarının kamusal alanda kadın katliamlarına zemin sunduğunu belirterek, "Kürtçe resmi bir dil statüsüne ulaşmalı, hayatın tüm alanlarında yer almalıdır. Kadınlar bunun farkına varmalı ve meydanlarda aktif öncü rol oynamalı" dedi.   Amed'de 27-28 Haziran tarihlerinde Dil Konferansı düzenlenecek. Çand Amed'de düzenlenecek konferansta Kürtçenin resmi statüsü ve üzerine değerlendirmeler yapılacak. Kürtçenin yaşamın her alanında kullanımının üzerinde durulacak konferansa çok sayıda dil bilimci, siyasetçi ve aktivist katılacak.    Komeleya Lêkolînên Kurdî (Kürt Araştırmaları Derneği) Eşbaşkanı Remziye Alparslan, 27-28 Haziran tarihlerinde Amed’de gerçekleştirilecek dil konferansına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.    'Kürtçe resmi bir dil statüsüne ulaşmalı'   Konferansta çok dilli modellerin, dil planlamasının ve bu sistemlerin toplumsal etkilerinin derinlikli olarak masaya yatırılacağını dile getiren Remziye Alparslan, asıl meselenin devletin inkarı esas alan zihniyeti olduğunu işaret etti. Türkiye’nin dünyadaki mevcut modelleri esas alarak bir çözüm üretebileceğini belirten Remziye Alparslan, taleplerini şu sözlerle özetledi: "Birincisi Kürtçe yalnızca eğitim alanında değil önündeki engellerin de kalkması lazım. İkincisi resmi bir dil statüsüne ulaşmalı hayatın tüm alanlarında yer almalıdır. Sağlık hizmetlerinde, kadın kurumlarında, her türlü iş alanında ve kamusal alanda bulunmalıdır. Örneğin, bütün toplumsal hizmetler Kürtçe olarak da sunulabilmeli. Bugün Türkiye devleti bir çözüm modeli sunabilir, dünyada örnekleri de var, baktığımız zaman bunu görüyoruz. Kürtlerin yaşadığı bölgelerde ve Kürt kentlerinde anadilinde eğitim ile Kürtçenin öğretilmesi mümkündür. İhtiyaçlara ve dünyadaki mevcut modellere bakarak bugün bu ihtiyaca göre anadilinde eğitim hayata geçirilebilir. Bunun için çözüm odaklı modeller sunulabilir. Böylelikle Kürtçe ikinci resmi dil olarak tüm dünyada tanınır ve konuşulur. Kürtçe tanındığında diğer ırklar için bir tehdit oluşturmuyor."   'Tercüman sağlansa Fatma Altınmakas yaşıyor olabilirdi'   Kürtçenin korunması, yaşatılması ve sözlü tarihin dengbêjlik gibi geleneklerle aktarılmasında kadınların tarihsel bir rol üstlendiğini hatırlatan Remziye Alparslan, "Kürt kadınları için bu konu çok değerlidir. Dilin bugüne kadar korunmasında ve yaşatılmasına kadınların rolü çok büyüktür. Ancak en fazla da dil nedeniyle mağduriyet yaşamışlardır" sözleriyle kadınların yaşadığı çoklu ayrımcılığa dikkat çekti. Devlet kurumlarındaki anadil barajının kadınların yaşam hakkını doğrudan elinden aldığını vurgulayan Remziye Alparslan, erkek şiddetiyle katledilen Fatma Altınmakas’ı hatırlatarak tehlikenin boyutunu şu şekilde aktardı: "Fatma Altınmakas adlı bir kadın vardı. Bir şikayette bulunmuştu ancak karakola gittiğinde kendisini Kürtçe ifade ettiği için anlaşılmamış, söyledikleri dikkate alınmamıştı. Kendisine zamanında bir tercüman da sağlanmamıştı. Sonra kocası tarafından katledildi. Sonuç olarak öldürüldü. Bu gerçekten çok ağır bir durumdur. Tercüman hakkı sağlansa, gerekli müdahalere önceden yapılsaydı yaşıyor olabilirdi. Anadilleri Kürtçe olan kadınlar bu tarz engellerle karşı karşıya kalabiliyor."   'Kadınlar meydanlarda aktif öncü rol oynamalı'   Konferansta dil sorunları, dil planlaması ve çok dillilik meselelerinin yanı sıra kadın bilgisinin dildeki temsilinin de ana gündemlerden biri olacağını belirten Remziye Alparslan, kadınlara şu çağrıda bulundu: "Bu gerçekleştireceğimiz konferansta da dil sorunları, dilin gelişimi, dil planlaması ya da çok dilli modellerde çok dillilik meselesinin bu modeller üzerindeki etkileri önemli bir başlık olarak ele alınacaktır. Bununla birlikte, bu süreçte kadın perspektifinin, kadınlara ilişkin bilgilerin ve kadın bilgisinin dil aracılığıyla nasıl temsil edildiği ve neden önemli olduğunu konuşacağız. Kadınlar bunun farkına varmalı ve meydanlarda aktif öncü rol oynamalı."   'Kürtçe konuşmak varlığımızı devam ettirme yoludur'   Çözümün zor olmadığını, asıl engelin egemenlerin inkar politikalarındaki ısrarı ve tek dil dayatan kurumsal düzenlemeler olduğunu söyleyen Remziye Alparslan, demokratik bir hat inşa etmek için sendikalara, meslek odalarına, insan hakları örgütlerine ve dil derneklerine ortaklaşma çağrısında bulundu. Eğitim süreçlerinin pedagoglar ve eğitim uzmanlarıyla birlikte yürütülmesi, dünyadaki çok dilli modeller üzerine çalışan akademisyenlerin raporlarının dikkate alınması gerektiğini belirten Remziye Alparslan, kentlerin sosyolojik yapısına göre Kürtçe, Arapça, Türkçe gibi yerel dillere özgürce alan açılmasının önemine değindi. Remziye Alparslan, anadilin bir halkın benliği olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sonlandırdı: "Bir kişinin yaşadığı kentin yapısına göre Arapça, Kürtçe, Türkçe ve diğer dillerin de kullanılabilmesi gerekir. Yerel dillere daha fazla alan açılması, zihinsel ve kurumsal engellerin azaltılması, yasaklayıcı inkar politikaların ortadan kaldırılması önemlidir. Bu, çözümsüz ya da zor bir mesele değil; gerekli irade ve kararlılık gösterildiğinde hayata geçirilebilecek bir adımdır. Anadilde konuşmadığımızda kendi benliğimizden uzaklaşıyoruz. Kürtçe konuşarak varlığımızı da devam ettirme yoludur. Bu süreçte Kürtçenin tanınması ve yeni modeller çözüm olarak sunulduğunda, somut adımlar atılmış olacak."