'Kobanêli çocuklar güvende değilse hiçbir çocuk güvende değil' 2026-01-26 13:15:16   MÊRDÎN - Nisêbîn’de DEM Parti Çocuk Hakları Komisyonu ve çocuk hakları kurumlarının Rojava’daki saldırılar ve çocuklar için yaptığı açıklamada “Eğer Kobanêli beş çocuk soğuktan donarak yaşamını yitiriyorsa orada çocuklar güvende değilse, dünyanın hiç bir yerinde çocuklar güvende değildir” denilerek mücadelenin süreceği mesajı verildi.   Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Çocuk Komisyonu, Rojava'daki saldırılara karşı çocuk kurumları ve hak savunucularıyla Nisêbîn'de yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi.  DEM Parti ilçe binası önünde yürüyüş, Barış Parkına kadar devam etti. Yürüyüşte, “Çocuklar ve siviller için insani koridor”, “Çocuklar kuşatma altındayken, kimse özgür değildir”, “Tişta ku di navbera sînoran de asê maye, ne zarok in mirovahî ye” yazılı pankartlar ve “Çocuklar savaşın tarafı değildir” yazılı dövizler taşındı. Yürüyüş boyunca sık sık, “Zarok jiyan azadî”, “Bijî berxwedana Rojava” “Zarokên Rojava ne bi tene ne” sloganları atıldı.    ‘Bütün çocukların yaşamı değerlidir’   Yürüyüşün ardından konuşan DEM Parti Milletvekili Beritan Güneş Altın, öncelikle Tarsus’ta katldilen Kobanêli genci hatırlattı. Kobanê düştü, düşecek tiyatrosunun tekrar oynanmak istendiğini söyleyen Beritan Güneş, “Çocuklara sizin yaşam hakkını yok diyorlar. Kobanê düşmedi düşmeyecek. Rojava’daki çocuklar da dünyadaki bütün çocuklar gibi haklarına kavuşacak. Bizler, her bir çocuk için burada olacağız. Kobanê kuşatması dağıtılana kadar, Kobanê yardım koridoru açılana kadar asla mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Çocuk hakları savunucuları olarak, Rojavalı bir çocuğun dünyadaki hiçbir çocuktan farkı yok. Bütün çocukların yaşamı değerlidir. DAİŞ karanlığı tekrar var edilmek isteniyorsa mesajımız nettir; mücadelemiz devam edecek. Eğer Kobanêli beş çocuk soğuktan donarak yaşamını yitiriyorsa orada çocuklar güvende değilse, dünyanın hiç bir yerinde çocuklar güvende değildir. Bizler buradan çocuklara mücadele sözümüzü veriyoruz. Çocuklar bir toplumun sadece geleceği değil yarınının kurucusudur” dedi.   ‘Çetelerin saldırılarıyla Kürtsüz bir Suriye hedeflenmekte’   Ardından Çocuk Hakları Ağı adına Gülay Tekin, basın metnini okudu. 14 yıl boyunca bitmek bilmeyen savaşların ateşiyle yanıp kül olan Suriye’nin yıkımlar hâlâ tazeyken yeni bir savaşa sürüklenmek istendiğini vurgulayan Gülay Tekin, “8 Aralık 2024 sonrası Alevilere ve Dürzilere dönük başlayan saldırıların son durağı, Halep'e açılan ve dalga dalga büyüyen savaş oldu. Bu kırım girişimleri, Suriye'yi yeniden kaosa sürükleme tehdidi taşıyor. 6 Ocak'ta Şêxmeqsûd ve Eşrefiye'den IŞİD, HTŞ ve ona bağlı cihadist çeteler tarafından Kürt halkına karşı başlatılan soykırımcı saldırı, kesintisiz ilerleyerek tüm Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'ni hedeflemiş, bugün gelip Hesekê ve Kobanê sınırına dayanmıştır. Türkiye destekli bu cihadist çetelerin saldırılarıyla Kürtsüz bir Suriye hedeflenmekte, Kürt halkının, Kuzey ve Doğu Suriye halklarının kazanımlarına el konulmak istenmektedir. Yeniden sahaya sürülen IŞID ve karanlık zihniyetle Kürtler yerinden edilmek istenmekte, halkların, kadınların, gençlerin, çocukların ve inançların özgür ve eşit bir arada yaşam iradeleri yok edilmek istenmektedir” şeklinde konuştu.   ‘Çocuklar, şiddetli yetersiz beslenme ve bebek maması eksikliğinden mustarip’   Geçici Şam Hükümeti’ne bağlı çetelerin ateşkese uymadığını, insanlığa karşı suçlar işlemeye devam ettiğini vurgulayan Gülay Tekin, “Kuşatma altındaki Kobanê ve yakın çevresinde 500 bin sivil mahsur kalmış durumdadır. Bölgede tam bir insanlık felaketi yaşanmaktadır. Elektrik ve su kaynakları HTŞ ve IŞİD çeteleri tarafından kesilmiştir. Bu çeteler aynı zamanda buğday silolarını hedef alarak sivilleri açlığa mahkûm etmek istemektedir. Gıda krizinin yanında ağır kış koşulları ve ilaç Yokluğu özellikle çocuklar, hasta ve yaşlılar için hayati riskler taşımaktadır.   Çocuklar soğuktan ölüyor   Kuşatma altındaki Kobanê'de çocuklar soğuktan ölüyor. Donarak ölen çocuk sayısı 5'e yükselmiştir. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) ölümlerin yaşandığı hastanedeki doktorun ölümlerin yetersiz beslenme ve aşırı soğuk nedeniyle aşırı sıvı kaybı sonucu olduğunu ifade ettiğini belirtmiştir. Elektrik kesintileri ve acil oksijen ihtiyacı nedeniyle hastanede doğum sırasında bir dizi yenidoğan ölümünün de gerçekleştiği de kayıtlara geçmiştir. Şehre giden yollar gıda ve yakıt kamyonlarına kapatıldığı için halk su ihtiyacı için kar toplayıp eritmek zorunda kalıyor. Çocuklar özellikle şiddetli yetersiz beslenme ve bebek maması eksikliğinden mustarip. Kobanê' de hastaneler çöküşün eşiğinde, tıbbi kuvözlerin çalışmıyor ve oksijen stoklarının tükenmiş durumda” ifadelerine yer verdi.   ‘Çocuklar savaşın tarafı değil’   Gülay Tekin, “Bu ölümler kuşatmanın devam ettiği Rojava’da yaşayan çocuklar için ilerleyen   günlerin hayati risklere ne kadar açık olduğunu bir kez ortaya çıkarıyor. Savaşın tarafı olmayan çocuklar savaşın ağır sonuçlarından doğrudan etkileniyor. Ölüyorlar, öldürülüyorlar, sakat bırakılıyorlar, yurtlarından edilerek mültecileştiriliyorlar” dedi.   ‘Kobanêli çocuklarla dayanışmaya devam edeceğiz’   Açıklamada son olarak şu ifadeler yer aldı: “Bizler Suriye'de savaş değil barış; çatışma değil çözüm istiyoruz. Kobanê ve Rojava' da Kürt halkının ve tüm halkların kendi kendilerini yönetme, bir arada, eşit ve özgür yaşam iradelerine saygı duyulmalıdır. Savaşın tarafı olmayan çocuklar üzerindeki bu kuşatma kaldırılmalıdır. Bizler her çocuğun eşit, özgür ve güvenli bir yaşama kavuşmaları için Kobanêli çocuklarla dayanışmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.”   ‘Hiçbir çocuğun ölümünü istemiyoruz’   Son olarak açıklamda konuşan Barış annesi Behiye Nayır ise “Neden bütün dünya Kürt çocukları için sessiz. Bu saldırıları kınıyoruz. Kürt halkı kimsenin bir şeyini istemiyor sadece topraklarını savunuyor. Ve insan haklarını savunuyor. Bizler hiç bir çocuğun ölmesini istemiyoruz. Kürtler tüm dünyayı DAİŞ’ten kurtardı neden şimdi kimse onlara destek vermiyor. Kürt halkı asla teslimiyeti kabul etmez” dedi.   Program, sloganlarla DEM Parti ilçesine kadar gerçekleştirilen yürüyüş ile son buldu.