Figen Yüksekdağ’ı ziyaret eden heyet: Her türlü katkıya hazır 2026-03-03 13:10:02   İSTANBUL - Kandıra Cezaevi’nde tutsak bulunan Figen Yüksekdağ’ı ziyaret eden İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Figen Yüksekdağ’ın barış ve demokrasi sürecini desteklediğini, sürece her türlü katkıyı sunmaya hazır olduğunu iletti.    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Kandıra F Tipi Cezaevi’nde tutsak bulunan Figen Yüksekdağ ile görüştü. Ziyaret sonrası cezaevi önünde açıklama yapan heyet, Figen Yüksekdağ’ın 8 Mart mesajını kamuoyuna iletirken, barış ve demokrasi sürecine ilişkin “somut adım” çağrısında bulundu.   Figen Yüksekdağ: Daha özgür 8 Mart’larda buluşalım   Pervin Buldan, “Sevgili Figen Yüksekdağ’ın herkese çok selamları ve sevgileri var. Bunu iletelim öncelikle. Kendisini oldukça sağlıklı ve moralli gördüğümüzü de belirtmek isteriz. Figen başkanımız başta kadınlar olmak üzere özellikle 8 Mart yaklaşırken bütün kadınların 8 Mart’ını kutladığını, daha özgür 8 Mart’larda buluşma temennisini iletti. Kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesinin çok kıymetli olduğunu ve tüm kadınların bu 8 Mart’ta bir kez daha bunlara vurgu yapan ve bir arada ortak bir alanda 8 Mart’ları özgürce kutlayacağına yürekten inandığını ifade etti” dedi.   ‘Barış hem Türkiye hem bölge için elzem'   Görüşmede barış sürecine dair değerlendirmelerin de yapıldığını belirten Pervin Buldan, “Yürütülen barış sürecine dair görüşlerini, düşüncelerini ve önerilerini aldık. Bu konuda oldukça coşkulu, sürece katkı sunmaya hazır ve süreci çok yakından takip ettiğini gördük. Sayın Abdullah Öcalan’ın başlatmış olduğu bu süreci hem desteklediğini hem yanında olduğunu belirtti. Bu sürecin ne kadar kıymetli olduğunu, belki bugün yaşananlardan çok daha iyi anlayabileceğimizi ifade etti. Hem Türkiye açısından hem bölge açısından barışın ne kadar elzem olduğunun altını önemle çizdi” şeklinde konuştu.    ‘Sürece elimden gelen tüm katkıyı sunacağım’   Pervin Buldan son olarak, “Bu sürecin yanında olduğunu ve sürecin gelişmesi için elinden gelen her türlü katkıyı sunacağını da belirtti. Tüm Türkiye halklarını ve kadınları bir kez daha selamladığını iletmek istiyorum” ifadelerini kullandı.   “Hukuksuzluk bu sürecin önünde engel”   Mithat Sancar ise dün Edirne’de gerçekleştirilen ziyaretleri hatırlatarak “Dün Edirne’de sevgili Selahattin Demirtaş ve sevgili Selçuk Mızraklı’yı ziyaret etmiş ve uzun bir görüşme yapmıştık. Bugün de sevgili Figen Yüksekdağ arkadaşımızla görüştük. Kendisiyle karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk. Her iki arkadaşımızın ve içeride haksız, hukuksuz yere yıllardır tutulan diğer dostlarımızın cezaevinde bulunması ve onları cezaevinde ziyaret etmemiz bu sürecin ruhuna uygun değil. Adaletin gereklerine uygun değil. Bu durum hukuksuzluğun açık bir göstergesidir.”    ‘Özgür şartlarda katılım sağlamak istiyorlar’   Tutsak siyasetçilerin barış ve demokrasi sürecine inançlarının tam olduğu ve desteklerinin sağlam olduğunu söyleyen Mithat Sancar, “Ancak doğal olarak bir istekleri var. Bu sürece özgür şartlarda katılım sağlamak istiyorlar. Bütün imkanlarıyla barış ve demokrasi yolunda ilerlemesi için çalışmak istiyorlar. Bu ziyaretleri bir daha cezaevinde gerçekleştirmek istemiyoruz. Hukuksuzluklara son vermek, barış ortamı oluşturmak güveni artırır. Bunu sürekli unutuyoruz” sözlerini kullandı.    ‘Somut adımlar atılmalı’   Kalıcı barış için somut adım çağrısı yapan Mithat Sancar, “Eğer bu sürecin gerçekten kalıcı bir barışa evrilmesi gibi bir hedefimiz varsa hukuksal güvenceler ve demokratik mekanizmalar acilen işletilmeli. Sağlam bir şekilde yerleştirilecek kanallar hızla açılmalı. Somut adımlar gerekiyor” diye belirtti.     ‘Cezaevlerinde değil hayatın bütün alanlarında yürütmek istiyoruz’   “Cezaevlerinde değil, hayatın bütün alanlarında barış mücadelesini Figen Yüksekdağ arkadaşımızla, Selahattin Demirtaş arkadaşımızla ve şu an içeride haksız yere tutulan tüm arkadaşlarımızla birlikte yürütmek istiyoruz” diyen Mithat Sancar, “En kısa zamanda bu yönde somut adımlar atılmalı ve sonuçlar ortaya çıkmalıdır. Bu talebi bir kez daha sizler aracılığıyla bütün kamuoyuna, iktidara ve tüm aktörlere iletiyoruz. Özgür şartlarda barış mücadelesini çok daha güçlü yürüteceğimize inancımız tamdır. Arkadaşlarımızın inancı, umudu ve morali de bu nedenle güçlüdür” sözleriyle konuşmasına son verdi.