1 Mayıs’ta ortak mesaj: Süreci emek mücadelesi ile buluşturacağız 2026-05-01 14:53:34   HABER MERKEZİ – 1 Mayıs dolayısıyla birçok kentte alanlara çıkan emekçiler, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni emek mücadelesi ile buluşturma mesajı verdi.   1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü için Kürdistan ve Türkiye’nin birçok kentinde miting düzenlendi.   Şirnex   Şirnex Emek ve Demokrasi Güçleri öncülüğünde, Cizîr (Cizre) ilçesinde miting düzenlendi. Cizîr Belediyesi binası yanında yer alan alanda yapılan miting için demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerin kitlesi yürüyüşle alana geçti.   Pira Deştê alanında bir araya gelen kitle, ellerinde taleplerinin yazılı olduğu pankart ve dövizlerle yürüdü. Kortejin en önünde KHK ile ihraç edilen emekçiler yer aldı. Emekçiler, “10 yıldır gasp edilen haklarımızı geri istiyoruz”, “Emek suç değildir” ve “Alın terimizin hesabını soruyoruz” yazılı dövizler taşıdı.   Yürüyüş boyunca sık sık “Bijî berxwedana kedkaran”, “Savaşa hayır barış hemen şimdi” ve “Barışın elçisi İmralı'dadır” sloganları atıldı. Kortejde yer alan kitleler, miting alanına kendi şiarları eşliğinde giriş yaptı. Miting alanı, emekçilerin taleplerini yansıtan pankartlarla donatıldı.   Saygı duruşu ile başlayan mitingde “Şehîd namirin” sloganları atıldı. Mitingde Tertip Komitesi adına konuşan SES Şirnex Şube Eşbaşkanı Samet Kaya, 1 Mayıs’ın ortak mücadelenin gücü olduğunu belirtti.   Mitingde Şirnex Emek ve Demokrasi Güçleri adına ortak basın metnini Cizîr Belediyesi Kadın Politikaları Ekonomi Birimi’nden Nuran Kaplan okudu.   DEM Parti Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan, 1 Mayıs’ın tarihine değinerek, "1 Mayıs direniş günüdür. Bunun için buradayız. Kürdistan ve dünyanın dört bir yanında emekçiler emeklerinin karşılığını alamıyor. Her gün emekçiler katlediliyor. En büyük emekçiler kadınlar ama emekleri görülmüyor. Kadının emeği özgürleşmeden, toplumun emeği özgür olamaz. Bugün emeğin güvencesi yoksa bu toplumsal bir meseledir. Örgütlü birlikte bir mücadele bizim kurtuluşumuz. Her yerde emekçiler ile birlikte olmaya devam edeceğiz. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni emek mücadelesi ile buluşturacağız" diye konuştu.   Mitingde CHP ve KHK’lilerin mesajları okundu. Miting, sanatçı Ferhat Cizîrî’nin seslendirdiği Kürtçe şarkılar eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.     Dîlok   Dîlok’ta 1 Mayıs, sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerin katılımıyla coşkulu bir yürüyüş ve mitingle kutlandı. Sabah saat 10.30’da Balıklı Meydanı’nda bir araya gelen kitle, buradan İstasyon Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti.   Yürüyüş boyunca sık sık “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Yaşasın 1 Mayıs” ve “Bijî Yek Gulan” sloganları yükseldi.     Süreç vurgusu   Dîlok’taki 1 Mayıs kutlamalarında konuşan KESK Dönem Sözcüsü Ömer Faruk Parlakçı, "Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü, Türkiye’deki demokrasi mücadelesinden bağımsız değildir. Bizler, emek ve barışın bir arada olduğu bir yaşamı kurmak zorundayız. Kürt halkının demokratik taleplerinin karşılanması ve barışçıl bir iklimin tesisi, tüm Türkiye halklarının ve emekçilerinin ortak kurtuluşunun anahtarıdır. İktidarın bir an önce adım atması gereklidir" dedi.   Ardından tüm kurumlar adına hazırlanan ortak metni Antep ve Kilis Tabip Odası (TTB) Başkanı Kazım Doğan Eroğulları okudu. Doğan Eroğulları, işçi haklarının gasp edilmesine karşı ortak mücadelenin önemine değinerek demokrasi ve özgürlük taleplerini yineledi.   Kutlama, yapılan konuşmaların ardından halaylar ve sloganlar eşliğinde sona erdi.     Agirî   Agirî’de Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) öncülüğünde, "Emek, Barış, Özgürlük, Adalet, Eşitlik ve Demokrasi" şiarıyla 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlaması gerçekleştirildi. DİSK binası önünde bir araya gelen ve aralarında demokratik kitle örgütü temsilcilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi, Cumhuriyet Caddesi üzerinden Şakiro Kent Meydanı’na kadar yürüyüş düzenledi.   "Bijî Yek Gulan", "Savaşa Hayır, Barış Hemen Şimdi" ve "Bijî Berxwedana Karkeran" sloganlarının yankılandığı yürüyüşün ardından meydanda toplanan kitle, demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulundu.   ‘Kadın cinayetleri bilinçli olarak görünmez kılınıyor’   Agirî Emek ve Demokrasi Platformu adına hazırlanan ortak metin okunarak, “Antidemokratik uygulamaların işçi sınıfının kazanımlarına yönelik bir saldırı olduğudur. Demokrasinin, adaletin, hukukun, eşitliğin olmadığı bir yerde; emeğin, emekçilerin hakları da yok sayılır. İktidar; bu politikalarına rıza göstermeyen öğrencisinden gazetecisine, belediye başkanından sendikacısına kadar her kesime adeta savaş açıyor. Halkın iradesiyle seçilen yerel yöneticiler görevden alınıp yerlerine kayyumlar atanırken, kadın cinayetleri bilinçli olarak devre dışı bırakılan mekanizmalarla görünmez kılınmak isteniyor" denildi.   DİSK Genel-İş Ağrı Şube Başkanı Ersin Erincik’in konuşmasının ardından Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Agirî Milletvekili Heval Bozdağ söz aldı.   Eylem, çekilen halaylarla sona erdi.     Qers   Qers’te Kars Şubeler Platformu (KESK) öncülüğünde "Emek, Barış, Özgürlük, Adalet, Eşitlik ve Demokrasi" şiarıyla görkemli bir 1 Mayıs mitingi gerçekleştirildi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) önünden Gar Meydanı’na yürüyen kitle, burada miting düzenledi.   "Bijî Yek Gulan", "Savaşa Hayır, Barış Hemen Şimdi" ve "Bijî Berxwedana Karkeran" sloganlarının yankılandığı yürüyüşün ardından meydanda toplanan kitle, demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulundu. Kitle örgütleri adına konuşmalar yapıldı. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Qers İl Eşbaşkanı Arzu Derman Savaş konuşma yaptı.   ‘Kolektif bir hafıza işlevi görmektedir’   1 Mayıs’ın yalnızca bir takvim günü olmadığını, emeğin, dayanışmanın ve hak arayışının tarihsel bir simgesi olduğunu ifade eden Arzu Derman Savaş, günün hem dünya hem de Türkiye açısından önemli bir anlam taşıdığını belirtti. Arzu Derman Savaş, “ 1 Mayıs 1977’de Taksim Meydanı’nda yüz binlerce kişinin katıldığı kutlamada kalabalığa ateş açılmış ve 30’dan fazla insan hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi de yaralanmıştır. Olayın failleri hiçbir zaman aydınlatılmamıştır ve bu durum Türkiye’nin 1 Mayıs hafızasında derin bir yara olarak kalmıştır. Bu acı olay, 1 Mayıs’ı Türkiye’de yalnızca bir bayram değil aynı zamanda bir anma ve hak arama günü haline getirmiştir. İşçiler, emekçiler ve demokratik kitle örgütleri için 1 Mayıs; daha adil çalışma koşulları, eşitlik, özgürlük ve demokrasi taleplerinin dile getirildiği, yaşanan acıların unutulmaması ve benzer olayların tekrar etmemesi için kolektif bir hafıza işlevi görmektedir” dedi.   Kutlama, çekilen halaylar ve "Bijî Yek Gulan" sloganlarıyla sona erdi.       Ankara   1 Mayıs İşçi Bayramı kapsamında Ankara’da AKM metro durağında bir araya gelen Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), TMMOB ve bağlı sendikalar, sivil toplum örgütleri, dernekler, gençlik örgütleri ve siyasi partiler kortejler halinde Tandoğan Meydanı’na yürüdü.   DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, İmralı Heyeti Üyesi Mithat Sancar, Eş Genel Başkan Yardımcısı Mahfuz Güleryüz ve Ankara İl Eş Başkanları da katıldı.   Kitle, “İşçi gençlik el ele mücadeleye”, “Savaşa değil eğitime bütçe”, “ODTÜ ayakta AKP’ye direniyor”, “Yaşasın 1 Mayıs Bijî Yek Gulan”, “Her yer Taksim her yer direniş”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek”, “Tarikatın bakanı Yusuf Tekin istifa”, “İlayda Zorlu isyanımızdır”, “Çocukların katili AKP düzeni”, “Kadın yaşam özgürlük”, “Öcalan’a özgürlük Kürdistan’a statü”, “Savaşa hayır barış hemen şimdi” sloganları attı.   Kitle ayrıca “Emperyalizme, Savaşa, Sömürüye Karşı Ekmek, Barış, Adalet”, “Üreten Biziz Yöneten de Biz Olacağız”, “Barış ve Demokrasi İçin Hemen Somut Adım”, “Kadınlar Yoksulluk ve Şiddetle Değil Eşit Yaşayacak”, “Gelecek İçin Demokratik ve Sosyalist Yaşam”, “Kadın Cinayetleri Politiktir”, “Emeğimizden Bedenimizden Elini Çek”, “Bijî Berxwedana Karkeran”, “Tacize Şiddete Kadın Cinayetlerine Son Vereceğiz”, “Sofrada Ekmek Ülkede Barış” yazılı döviz ve pankartlar taşıdı.     ‘Barışçıl çözümü birlikte savunacağız’   Saygı duruşunun ardından DİSK İç Anadolu Temsilcisi Birgül Kaya ve KESK adına İbrahim Kara ortak metnin Türkçesini, Zelal Anğay ise Kürtçesini okudu. Açıklamada, “Biz çalışan, üreten ama hakkını alamayanlarız. Biz evde, işte, tarlada emeği görünmez kılınanlarız! Biz emeğimizin hakkını istiyoruz! Biz barış içinde, kardeşçe yaşamak istiyoruz! Biz yasakların, baskıların değil, gerçek bir demokrasinin olduğu bir ülke istiyoruz! Ve bugün burada sadece talep etmek için değil ortak bir iddiayı haykırmak için 1 Mayıs alanlarında toplandık: Bu düzeni biz değiştireceğiz! Birleşeceğiz ve değiştireceğiz! Biz işçiler, emekçiler, emekliler, gençler, kadınlar; biz buradayız! Ve buradan ilan ediyoruz: Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini! Halkın sandıkta ortaya koyduğu iradenin yok sayılmasına izin vermeyeceğiz. Seçilmiş yerel yöneticilerin yerine kayyumlar atanmasına hep beraber karşı duracağız! Seçme ve seçilme hakkımızı ve yerel demokrasiyi hep birlikte savunacağız! Haklarımızı da, adaleti de, demokrasiyi de, barışı da, laikliği de, memleketi de biz işçiler, emekçiler, emekliler, gençler, kadınlar birlikte savunacağız! Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünü biz Türkiye halkları birleşerek sağlayacağız. Ataerkine, nefret söylemine, yok sayılmaya karşı eşitlik ve özgürlük için mücadeleyi büyüteceğiz” sözlerine yer verildi.   Konuşmaların ardından müzik dinletisine geçildi.   İzmir    İzmir 1 Mayıs Tertip Komitesi tarafından düzenlenen 1 Mayıs mitingi Konak Gündoğdu Meydanı'nda gerçekleştirildi. Basmane Meydanı, Cumhuriyet Meydanı ve Alsancak Limanı önünde toplanan kitle, 3 kol şeklinde meydana yürüdü. "İşçiler birleşir, bu düzen değişir", "Bozuk düzende sağlam çark olmaz", "! Mayıs'a yürüyor kentin gerçek sahipleri", "Emek, adalet, eşitlik, barış, özgürlük ve demokrasi için alanlardayız", "Kadın emeği ucuz değildir", , “Yaşasın 1 Mayıs, JES'lere karşıyız” ve “Sendika hakkımız engellenemez, üreten eller grevde, patron kulak tıkamakta" pankartları açılan yürüyüşler sırasında “Jin, jiyan, azadî”, “Umut hakkı, yaşam hakkıdır”, "Temel Conta işçisi direnişin simgesi, "Zafer direnen emekçinin olacak", "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz", "Bijî berxwedana karkeran", "Cotkar û karker, hemû proleter" sloganları atıldı.   Mitinge sendika ve siyasi partilerin yanı sıra, Barış Anneleri, Tevgera Jinên Azad (TJA), JES'lere karşı mücadele eden Varto Ekoloji Derneği, yaşam alanları için mücadele veren ekoloji dernekleri, kadın özgürlüğü için mücadele eden kadın örgütleri, adalet ve hak mücadelesi yürüten hukuk ve insan hakları örgütleri de katıldı. Yapılan açılış konuşmalarının ardından 508 gündür sendikal hakları için grevdeki Temel Conta işçileri adına Sinem Kaya ile yine sendikal hakları için grevde olan Digel Tekstil işçileri konuşma yaptı.   'Milyonlar açlık sınırının altında yaşıyor’   Tertip Komitesi adına konuşan DİSK ege Bölge Temsilcisi Deniz Gümüştekin, yaşadıkları düzeni teşhir etmek ve değiştirme iradeleriyle alanda olduklarını söyledi. İşçilerin her geçen gün daha fazla yoksullaştığını kaydeden Deniz Gümüştekin, "Daha fazla baskı altına alınan bir hayatla karşı karşıyayız. Zengin daha zengin, emekçiler giderek yoksullaştırıldı. Vergi yükü çalışanların sırtına yapıştı. Ülkenin politikaları emekçileri derin yoksulluğa sürükledi. Milyonlar açlık sınırı altında yaşamakta. Emekliler pazarda geride kalan ürünleri toplamak zorunda bırakıldı. Kadınlar hem çalışma hayatında hem toplumsal yaşamda şiddet sarmalının içine itildi. Çocuk istismarı vakaları artmaktadır. İstanbul Sözleşmesinden çıkışmasıyla birlikte kadınların yaşam hakkı güvencesiz hale getirildi. LGBT’li bireyler hedef gösterilmektedir. Hiç kimse yalnız değildir. Şiddetsiz ve eşit bir yaşam haktır ve derhal güvence altına alınmalıdır. Sağlık çalışanları düşük ücretler ve artan şiddet ortamında görev yapıyor. Sağlık emekçileri zan güvenliği olmadan hizmet veriyor” ifadelerini kullandı.   'Bu ülkenin geleceğini biz kuracağız'   Düzenin doğayı ve yaşam alanlarını da tehdit ettiğini belirten Deniz Gümüştekin, "Rant uğruna yaşam alanları yok edilmektedir. Yurtlarından edilmek istenen halkın mücadelesi büyüyor. Ekolojik yıkımın bedelini tüm halk ödemektedir. Okullarda yaşanan şiddet, ihmaller ciddi bir tehdit haline geldi. Nitelikli ve eşit eğitim bu ortamda mümkün değil. MESEM ile çocuklar ucuz iş gücüne dönüştürülmektedir. İş cinayetleri yaşanmaktadır. Eğitim bilimsel ve kamusal bir hak olmak zorundadır. Biz emeğin sömürülmediği, herkesin güvenceli çalıştığı, sağlık ve eğitimin kamusal olduğu, hukukun bağımsız işlediği, barışın hakim olduğu bir ülke istiyoruz. Bu ülkenin geleceğini biz kuracağız” diye konuştu.   ‘Barış için birleşelim’   Türk İş Ege Bölge Temsilcisi Hayrettin Çakmak ise şunları söyledi: “Biz yoksullaşırken bankalar, şirketler kar rekorları kırıyor. Vergide adalet yok. İşçiler patronlardan daha fazla vergi veriyor. Bu düzende yaşamın her alanında şiddetle karşı karşıya kalan kadınlar güvencesiz bırakılıyor. Kentler rant uğruna yok ediliyor. Biz emekçiler mücadele etmeye devam edeceğiz. Yeter ki birleşelim, örgütlenelim. Emeğimizin hakkı için, gelirde adalet için, dünyada barış için birleşelim.”   Miting, konuşmaların ardından Selda Bağcan konseri ile son buldu.     Muğla   1 Mayıs Tertip Komitesi’nin çağrısıyla Menteşe ilçesinde gerçekleştirilen kutlamalarda sendikalar, Akyol Pazar Yeri’nde bir araya geldi. Atatürk Bulvarı’na yapılan yürüyüşün sonunda bulvarda kutlama yapıldı. Kutlamaya sendikaların yanı sıra Deştin Çevre Platformu üyeleri de katıldı.   Mitingde Tertip Komitesi adına basın açıklamasını Nilüfer Enginsu ve Kamil Ateş okudu. 1 Mayıs’ın sömürüye karşı emeğin, karanlığa karşı aydınlığın ve savaşa karşı barışın sesi olduğu vurgulanan açıklamada, ülkede ekonomik krizle birlikte hukuksuzluk ve şiddet ortamının derinleştiği belirtildi. Hukukun olmadığı yerde ekmek ve huzurun olmayacağı kaydedilen açıklamada, kadın katliamları, doğa katliamları ve savaş politikalarına da dikkat çekildi.   Denizli    Denizli’de de 15 Temmuz Delikliçınar Şehitler Meydanı’nda toplanan sendikalar, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler kutlamanın yapıldığı Çınar Meydanı’na yürüdü.   Manisa    Manisa Akhisar ilçesinde de Belediye-İş Sendikası Manisa Şubesi öncülüğünde belediye şantiyesi önünde toplanan kalabalık, kortej eşliğinde yürüyüş gerçekleştirerek Gölet konser alanına ulaştı. Burada düzenlenen mitingde emek, dayanışma ve birlik mesajları ön plana çıktı. Programda konuşan Belediye-İş Sendikası Manisa Şube Başkanı Devrim Dinçer, 1 Mayıs’ın emekçiler açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Katılım sağlayan tüm çalışanlara teşekkür eden Devrim Dinçer, dayanışmanın güçlenerek devam etmesi gerektiğini ifade etti.   Balıkesir    Balıkesir Altıeylül ilçesinde de Çarşamba Pazarı önünde toplanan işçi sendikaları, yağışlı havaya rağmen buradan yürüyerek Kuva-yi Milliye Meydanı'na yürüdü. Burada grup adına konuşma yapan Eğitim-Sen Balıkesir Şube Başkanı Gürbüz Şahin, 1 Mayıs'ın önemini vurguladı. Sendikalı ve toplu sözleşme koşulları, sosyal adalet, eşitsizlik, kardeşlik, barış ve özgürlük için her zamankinden daha kararlı mücadele edeceklerini belirten Gürbüz Şahin, "Biz emeğimizin hakkını istiyoruz, adaletli bir gelecek istiyoruz. İnsanca bir yaşam istiyoruz. Biz barış ve kardeşçe yaşamak istiyoruz" dedi.   Kütahya   Kütahya'da ise Kütahya Belediyesi önünde toplanan sendikalar, Atatürk Bulvarı'ndan Zafer Meydanı'na kadar yürüdü. KESK Kütahya Temsilcisi Hilal Gökbel ve sendika temsilcileri birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından alanda bulunanlar müzik eşliğinde halay çekti.   Afyon    Afyon'da da Zafer Meydanı’nda kutlama yapıldı. Farklı noktalarda toplanan sendika üyeleri, pankart ve dövizlerle kortejler oluşturarak yürüyüş gerçekleştirdi. Zafer Meydanı’nda düzenlenen kutlamaya konuşma yapan Eğitim İş, Genel Sağlık-İş, Eğitim Sen temsilcileri emekçilerin talepleri ve sosyal haklara dair beklentiler dile getirdi. Konuşmalarda, emeğin değeri, adil çalışma koşulları ve toplumsal dayanışma konularına vurgu yapıldı.   Riha    Riha Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Mayıs İşçi Bayramı yürüyüşle kutladı. Kutlamaya yüzlerce kişi katıldı. “Bijî yek Gûlan” sloganıyla Novada Park AVM önünde toplanan yurttaşlar, “Emeğin ve Özgürlüğün ülkesini kurmak için geliyoruz”  ve “Kaybedilenlerin izin adaletli bir gelecek için 1 Mayıs” pankartıyla yürüyüşe başladı. “İşçinin gücü sermayeyi yenecek”, “Yaşasın işçi dayanışması”, “Bijî tekoşîna karkeran”, sloganları atan kitle, Atatürk Caddesi üzerinden Topçu Meydanına yürüdü. Yürüyüş sırasında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posteri açan gençler, “Selam selam İmralıya bin selam” ve “Bijî Serok Apo” sloganlarını attı.   1 Mayıs kutlaması meydanda konuşmalarla devam etti. İlk olarak Emek ve Demokrasi Plaformu adına dönem sözcüsü ve Riha Barosu Başkanı Abdullah Öncel konuştu. 1 Mayıs’ı bayram kılanın işçilerin direniş ve mücadelesinin kanımı olduğunu belirten Öncel, “İnsan onuruna yakışır ücret ve çalışma koşulları için yürütülen mücadele hepimizin mücadelesidir. İşçiler ve emekçilerin taleplerini dile getirebilmesi için sendikal örgütlenmesi ve sokaklara çıkması temel insan hakları arasındadır” dedi.   ‘İsçi mücadelesi barış mücadelesidir'   Ekonomik ve sosyal hakların gelişimi işçi mücadelesinin sonucunda olduğunu vurgulayan Abdullah Öncel, “Örgütlenme özgürlüğü, işçilerin ve emekçilerin istediği sendikaları seçmesi, sendikal faaliyetlerini serbestçe gerçekleştirebilmesi de bu alandaki kazanımların korunması ve ilerletilmesi için önemlidir. Bu haklar Uluslararası Çalışma Örgütünün temel sözleşmeleri tarafından güvence altına alınmıştır” diye konuştu.   İşçi mücadelesinin aynı zamanda bir barış mücadelesi olduğunun altını çizen Abdullah Öncel, İşçi hareketi, sendikalar barış mücadelesinde kritik önemdedir. Bu bakımdan, 1 Ekim 2024’ten bu yana Kürt meselesine ilişkin devam eden barış ve çözüm süreci işçileri, emekçileri de yakından ilgilendirmektedir. Coğrafyamızda kalıcı bir barışın inşa edilmesi işçi haklarının korunmasına ve geliştirilmesine de katkı sunacaktır” ifadelerini kullandı.   ‘Halk barış ve huzur istiyor'   Ardından konuşan Halkaların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Riha Milletvekili Ömer Öcalan, Türkiye’nin yaşadığı ekonomik krizin savaş ekonomisinden kaynaklandığını söyledi. Barış ve Demokratik Toplum Sürecine dikkat çeken Öcalan, “Hükümetin bir an önce somut adımlar atması gerekiyor. Yasal değişiklikler yapılır ve barışın yolu açılırsa, savaşa ayrılan ekonomik bu toprakların işçilerine, çiftçilerine ayrılacaktır. Halk, artık savaş istemiyor. Barış ve huzur istiyor. Bu topraklar ekmeğin toprağıdır. Maalesef bu topraklarda yaşayan insanlar ekmeğe muhtaçtır. Bunun açıkça görülmesi gerekiyor” dedi.   Program halaylarla son buldu.