CHP kurultayına dair 'mutlak butlan' kararı 2026-05-22 09:52:48    ANKARA – CHP kurultayına ilişkin “mutlak butlan” kararıyla Özgür Özel yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırılırken, karar siyasette yeni bir kriz yarattı. Kürt siyaseti ve muhalefet cephesi kararı “yargı eliyle siyaset dizaynı” olarak değerlendirirken, CHP yönetimi ise “halk iradesine müdahale” vurgusu yaptı.   Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği “mutlak butlan” kararı, Türkiye siyasetinde yeni bir kırılma yarattı. Mahkeme, kurultayın hukuken geçersiz olduğuna hükmederek CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve mevcut parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verdi. Kararla birlikte eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile kurultay öncesi Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin geçici olarak göreve dönmesi hükme bağlandı.    Mahkemenin kararı muhalefet cephesinde “yargı eliyle siyaset dizaynı” tartışmalarını yeniden gündeme taşırken, Kürt siyaseti ve demokratik kitle örgütlerinden de sert tepkiler geldi. Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde olağanüstü toplantılar yapılırken, birçok kentte parti örgütleri il binaları önünde toplandı. Ankara’daki genel merkez çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı.    Mahkeme kararında CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı’nın “hukuka ve parti tüzüğüne aykırı işlemlerle sakatlandığı” savunuldu. Delegelere yönelik usulsüz yönlendirme iddiaları, kurultay sürecindeki “menfaat sağlama” suçlamaları ve parti içi seçim prosedürlerine ilişkin itirazların değerlendirmeye alındığı belirtildi. Hukukta “mutlak butlan”, bir işlemin en başından itibaren yok hükmünde sayılması anlamına geliyor. Bu nedenle karar, CHP kurultayının hukuken hiç yapılmamış sayıldığı biçiminde yorumlandı.    Kurultaya ilişkin tartışmalar, Kasım 2023’te yapılan seçimde Özgür Özel’in Kemal Kılıçdaroğlu’nu geçerek genel başkan seçilmesinin ardından başlamıştı. Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile bazı delegeler, delegelere baskı yapıldığı ve oy karşılığı vaatlerde bulunulduğu iddiasıyla yargıya başvurmuştu.    TGRT duyurdu   Karar öncesinde iktidara yakın medya organlarında günlerdir “mutlak butlan” ve “yönetim değişikliği” tartışmaları yürütülürken, TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik’in canlı yayında yaptığı “Karar UYAP’a yüklenebilir” açıklaması dikkat çekmişti. CHP’ye yakın isimler ise bu yayınların “yargı kararını topluma hazırlama operasyonu” olduğunu savunmuştu. Aynı süreçte Kemal Kılıçdaroğlu’nun yayımladığı “Partimiz bizlere emanettir” mesajı içeren video da CHP kulislerinde “geri dönüş hazırlığı” yorumlarına neden olmuştu.    ‘Bu karar demokrasiye müdahaledir’   Kararın ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel yaptığı açıklamada, “Cumhuriyet Halk Partisi’ni mahkeme koridorlarında dizayn etmeye çalışanlara teslim olmayacağız. Delegelerin iradesi yok sayılamaz. Bu karar demokrasiye müdahaledir” dedi. CHP yönetimi kararı “siyasi operasyon” olarak değerlendirirken, parti yöneticileri bunun yalnızca CHP’ye değil, seçme ve seçilme hakkına yönelik müdahale olduğunu savundu.    Birçok kesimden de karara tepki geldi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan yaptığı açıklamada, “Türkiye’de siyaset uzun süredir yargı eliyle dizayn edilmeye çalışılıyor. Halk iradesine dönük müdahalelerin ülkeye kaybettirdiği ortadadır” ifadelerini kullandı. DEM Parti çevreleri, kararın yalnızca CHP’ye dönük olmadığını, Türkiye’de muhalefetin tamamını baskı altına alma siyasetinin devamı olduğunu savundu.    Kayyım rejimi yorumu   Gelen tepkilerde biri de yıllardır Kürt belediyelerine yönelik kayyım politikalarının ardından şimdi ana muhalefet partisine dönük bir “yargısal müdahale” tablosunun ortaya çıktığı yorumları oldu. Dijital medyada çok sayıda kullanıcı “Kayyım rejimi genişliyor” değerlendirmesinde bulundu.   Muhalefetten tepki    Muhalefet partileri de peş peşe açıklamalar yaptı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu “Siyasi rekabet sandıkta olur, mahkeme salonlarında değil” ifadelerini kullanırken, Türkiye İşçi Partisi ve EMEP kararı “demokrasiye müdahale” olarak değerlendirdi.    İktidardan ‘yargısal süreç’ yorumu   İktidar cephesi ise kararın “yargısal süreç” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. AKP’ye yakın bazı isimler bunun “CHP’nin kendi iç hukuk meselesi” olduğunu öne sürerken, iktidara yakın medya organlarında kararın “hukuki zeminde verildiği” yorumları yapıldı.    Gözler şimdi Yargıtay’da    CHP yönetiminin kararı Yargıtay’a taşıması beklenirken, Türkiye siyasetinde gözler şimdi hem yargı sürecine hem de CHP içinde yaşanacak olası yönetim krizine çevrilmiş durumda. Kararın, yalnızca CHP’nin iç meselesi değil, Türkiye’de siyaset-yargı ilişkileri ve demokratik siyasetin geleceği açısından da yeni bir tartışma başlığı yaratacağı değerlendiriliyor.