Yapılışı zor geliri az: Üzüm bağlarında emek aşaması 2026-09-29 09:06:19   ÊLIH – Gerçüş ilçesinde üzüm bağlarında çalışan Sipan Çelik, gübre ve ilaçlamanın pahalı olduğuna dikkat çekerek, yapılış aşamasında emeğin çok hasadın az olduğu bir dönemi de yaşadıklarını ifade etti.    Êlih’in Gerçüş ilçesine bağlı Binkelbê (Çukuryurt) köyünde üzüm kurutma mesaisi başladı. Yaz boyunca gübreleme, çapalama, yabani otların temizlenmesi ve ilaçlama gibi birçok işlemden geçirilen üzümler, ağustos ayının ortalarından itibaren toplanarak kurutuluyor. Sonbaharın gelişiyle birlikte sabahın erken saatlerinde bağların yolunu tutan kadınlar, yetiştirdikleri Mezrone, Zeyti ve Tayfi cinsi üzümleri asırlık yöntemlerle toplayarak kışlık hazırlıklara dönüştürüyor.   Sipan Çelik, üzüm toplamanın ve kuru üzüm yapımını anlattı.   Yapılış aşaması    Üzümlerin toplama aşamasından söz eden Sipan Çelik, İlk başta üzümlerini makas yardımıyla kopardıklarını belirterek, “Üzümlerimiz ilaçlı suya koyduğumuzda ilaçlı suyumuz kirlenmesin ve çabuk bitmesin diye üzümlerimizi temizliyoruz. Yapraklar suyu çok çektiği için hem çabuk bitiyor hem de kirleniyor. Üzüm suyumuzu ilk hazırladığımız zaman, üç bardak ilaç tozundan koyuyoruz suyumuz da yaklaşık 18 litre civarında. Öncesinde karıştırıyoruz ki içindeki toz erisin içerisinde topak topak kalmasın ve üzümlere yapışmasın. Bunu yapmamızın nedeni; eğer iyi erimezse üzümlere zarar verir ve yakar. Suyumuzun içine kullandığımız yağımız var ondan da bir bardak ekliyoruz. Tozu aldığımız zaman yağıda onunla beraber alıyoruz. Hepsi eridikten sonra kuru üzümlerimiz için suyumuz hazır olmuş oluyor” diye konuştu.     Üzümler kurutmaya bırakılıyor   Topladıkları üzümleri önce özel olarak hazırladıkları karışımda yıkayıp kasalarda süzülmeye bıraktıklarını, ardından da kuruması için titizlikle bezlerin üzerine serdiklerini söyleyen Sipan Çelik, üzümlerinin kuruma süresinin yaklaşık bir hafta sürdüğünü belirtti. Sipan Çelik, “Ağustos ayının 15 ile 20’si arasında bağlara gidip üzümlerimizi kontrol ediyoruz. Tabi bu bazen değişe biliyor eğer yaz geç gelirse ya da yağmur erken biterse ona göre değişiyor. Eğer üzümlerimiz çok değilse eve getiriyoruz, evde ya da eve yakın bahçelerimize getirip kurutuyoruz. Çok olunca da üzümlerimizi topladıktan sonra güzel olan ve güzel olmayanları ayırıp ilaçlayıp kurutmaya bırakıyoruz. Daha önceleri direk toprağın üzerinde kurutuyorlardı ama artık bezlerin üzerinde kurutuyorlar. Bezlerin üzerin de kuruduğu zaman da toplaması daha kolay oluyor. Üzümlerimizi kurutmaya bıraktıktan sonra yaklaşık bir hafta sonra topluyoruz, ardından da iyi ve kötü olan üzümleri ayırıyoruz. Yediklerimizi ve tanıdıklarımıza vereceklerimizi ayırıyoruz, ayrıca satıyoruz da” diye belirti.     ‘Erkenden yola çıkıyoruz’   Sabahın erken saatlerinde bağların yolunu tuttuklarını belirten Sipan Çelik, “Sabah elimizden geldiği kadarıyla erken kalkmaya çalışıyoruz, ama genelde saat 05:00’da kalkıyoruz serinken gidip dönmek istiyoruz. Domuzlar üzümlerimize zarar verdikleri için üzümlerimizi üzüm bağında değil eve yakın olan bahçemizde serdik. Tabi işin kendine göre bir zahmeti var, bazen diyoruz ki üzümlerimiz iyi değil iki gün boyunca gelmemize gerek diyoruz o yüzden bir gün içerisin de hepsini toplayıp geliyoruz. Sıcağın altında çalışmak zor kimisinin çocukları da var bizim yok ama çoğu kişi çocuklarıyla yaşlılarıyla gidip üzümlerini topluyor. Bu yıl ilaçlamamıza rağmen göründüğü gibi hastalık vurduğu için üzümlerimiz yanmış. Ama yine de bir şey olmaz böyle olmuş üzümlere “kermuş” diyoruz onları da satıyoruz” diye aktardı.     ‘Vicdanımız kendi halinde bırakmayı kabul etmiyor’   Ekonomik krizin etkilerinde de dikkat çeken Sipan Çelik, “ Bağların gübresi, kazması, yabani otları toplaması ve ayrıyeten ilaçlaması var. İlaçlar bile kendi başına pahalı ilaçlar birde böyle hastalıklı olunca emeğimize üzülüyoruz, bazen o kadar çok yoruluyoruz ki diyoruz bu kadar emek verdiğimize değmiyor. Ama yine de geçim kaynağımız buna mecbur olduğumuz için yapıyoruz” dedi.