İran'da hak ihlalleri derinleşiyor: Aktivistler ve tutsaklar hedefte 2026-05-30 19:18:41       HABER MERKEZİ – İran’da son günlerde çok sayıda kentte kadınlar, siyasi tutsaklar, insan hakları savunucuları, avukatlar ve aktivistler gözaltı, hapis, işkence ve idam tehdidiyle karşı karşıya bırakıldı. İnsan hakları örgütleri, keyfi gözaltılar ve infazların arttığına dikkat çekiyor.   İran’da son günlerde birçok kentte artan gözaltılar, idam kararları, zorla kaybetmeler ve yüksek teminatlarla yürütülen yargısal baskılar dikkat çekiyor. NûJINHA'da yer alan habere göre, insan hakları savunucuları, özellikle kadınlar, siyasi tutsaklar, avukatlar ve aktivistlerin hedef alındığını belirtiyor.   Kadın tutsaklar hedefte   Evin Cezaevi’nde bulunan siyasi tutsak Nesim Gulami Simyari’nin disiplin cezası gerekçesiyle telefon ve yüz yüze görüş hakkından mahrum bırakıldığı belirtildi. Protestolar sırasında gözaltına alınan Kimya Davudi ve Tara Davudi isimli iki kardeşe ise toplam 16 yıl hapis cezası verildi.   Şiraz’daki Adil Abad Cezaevi’nde tutulan Bahai inancından Mandana Sutude ve Mehsa Sutude’nin durumuna ilişkin belirsizlik sürerken, aynı cezaevindeki Sara Sepheri’nin ciddi sağlık sorunlarına rağmen tedaviye erişemediği aktarıldı. Avukat Elham Ziraat Pishe’nin de Şiraz’da keyfi şekilde gözaltına alındığı kaydedildi.   Tahran’da sivil aktivist Sima Mezlekani’nin iki yıllık hapis cezası onanırken, Ekbatan Mahallesi davası kapsamında yargılanan Yasemen Daştani’ye beş yıl hapis ve çeşitli ek yaptırımlar verildi. Karaj’daki Keçuyi Hapishanesi’nde tutulan protestocu Süheyla Hicab Bidsurhi hakkında ise idam tehlikesinin sürdüğü bildirildi.   Küçük kentlerde de baskılar arttı   Kadınlara yönelik operasyonların Bukan, Urmiye ve Sircan gibi kentlerde de yoğunlaştığı belirtildi. Güvenlik güçlerinin mahkeme kararı olmaksızın çok sayıda kadını ev baskınlarıyla gözaltına aldığı, gözaltındaki kadınların psikolojik ve fiziksel şiddete maruz bırakıldığı yönünde bilgiler paylaşıldı.   Sircan’daki protestolar sonrasında çok sayıda kadının gözaltına alındığı, bazı kadınların çocuk sahibi olmalarına ya da sağlık sorunlarına rağmen tutuklu tutulduğu ifade edildi.   Zorla kaybetmeler ve habersiz nakiller   Zahedan, Mahabad, Bukan ve Miyanduab başta olmak üzere çeşitli kentlerde çok sayıda kişinin gözaltına alındıktan sonra bilinmeyen yerlere götürüldüğü bildirildi. Ailelerin ve avukatların uzun süre gözaltındakilere ulaşamadığı, bazı kişilerin yalnızca kısa telefon görüşmeleri yapabildiği belirtildi.   Çabahar’da dört Beluci yurttaşın sivil giyimli güvenlik görevlilerince alıkonulduğu, Keric’te ise bir yurttaşın aylarca tek kişilik hücrede tutulduktan sonra başka bir cezaevine sevk edildiği aktarıldı.   Yüksek teminatlar ve mal varlıklarına el koyma   İnsan hakları savunucuları, yargının yüksek kefalet uygulamalarıyla aileleri ekonomik baskı altına aldığını belirtiyor. Bushehr ve Meşhed’de tutukluların serbest bırakılması için milyarlarca tümenlik teminatlar talep edildiği bildirildi.   Bahai yurttaşlara yönelik davalarda ise hapis cezalarının yanı sıra para cezaları, kamu haklarından mahrum bırakma ve mal varlıklarına yönelik yaptırımların uygulandığı kaydedildi. Şemiranat’ta Starlink uydu interneti kullandıkları gerekçesiyle onlarca kişi hakkında dava açıldığı ve mülklerine el konulduğu belirtildi.   İşkence iddiaları sürüyor   Evin, Kızılhisar, Adil Abad, Dastgerd İsfahan ve Minab cezaevlerinden gelen bilgilerde işkence ve kötü muamele iddiaları öne çıktı. Minab Hapishanesi’nde bir siyasi tutsağın gardiyanların şiddeti sonucu ağır yaralandığı bildirildi.   İnsan hakları kuruluşları, son beş aydan kısa bir sürede onlarca siyasi ve vicdani tutuklunun idam edildiğini, çok sayıda kişi hakkında da idam kararı verildiğini duyurdu. Bazı infazların ailelere haber verilmeden gerçekleştirildiği belirtildi. Avukatlar ve öğrenciler de baskı altında   Baskı politikalarının yalnızca protestocularla sınırlı kalmadığı, avukatlar, akademisyenler ve öğrencilerin de hedef alındığı ifade edildi. Eleştirel paylaşımları nedeniyle bazı avukatlara hapis cezaları verildiği, çok sayıda öğrencinin disiplin soruşturmalarıyla karşı karşıya bırakıldığı kaydedildi.   Üniversitelerde onlarca öğrencinin sorgulandığı, bazı öğrenciler hakkında uzaklaştırma ve eğitimden men kararları verildiği aktarıldı.   Uluslararası sessizlik eleştirisi   İnsan hakları örgütleri, gözaltılar, işkence iddiaları ve idam kararlarının arttığı bir dönemde uluslararası toplumun sessiz kaldığını belirterek, İran üzerindeki diplomatik baskının artırılması çağrısında bulundu. Örgütler, özellikle kadınlar, siyasi tutsaklar ve hak savunucularına yönelik ihlaller karşısında acil adım atılması gerektiğini vurguladı.