Arzoxlî’de direniş sürüyor: Topraklarımızı vermeyeceğiz 2026-10-31 15:58:47   AMED - GES projesine karşı kadınların öncülüğünde süren çadır nöbetinde yürüyüş gerçekleştiren mahalleli, şirketi mahalleden çıkarana kadar mücadeleyi bırakmayacaklarını vurguladı.   Amed’in Sûr ilçesine bağlı Arzoxlî Mahallesi’nde yapılması planlanan “Zenkar-2 Güneş Enerji Santrali ve Enerji Depolama Tesisi” projesine karşı mahalle sakinlerinin başlattığı çadır nöbeti, 11’inci gününde kadınların öncülüğünde devam etti. Mahallelilerin yanı sıra çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisinin destek verdiği nöbette, GES’in yapılacağı alana doğru yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüş boyunca “Direne direne kazanacağız”, “Bijî berxwedana Arzoxlî”, “Bijî berxwedana dayîkan”, “Meralar bizimdir, bizim kalacak”, “Em panela naxwazin”, “GES’e hayır”, “Ava me, axa me hebûna me ye” ve “Hak, hukuk, adalet” sloganları atıldı.   Yürüyüşün ardından GES’in yapılmak istendiği alana geçmek isteyen yurttaşlara jandarma izin vermedi. Kitle, jandarmaya alkış, zılgıt ve sloganlarla karşılık verdi. “Kepçeleri durdurun” çağrısında bulunan kadınlar, çalışmalar durdurulmadan mücadeleyi sonlandırmayacaklarını haykırdı.   ‘Direniş ruhuyla bugünlere geldiler’   Açıklamada konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed Milletvekili Adalet Kaya, ilk günden bu yana direnen annelerin ve kadınların mücadelesini selamladı. Direnişin 11 günle sınırlı olmadığını belirten Adalet Kaya, Arzoxlî halkının aylardır zulme karşı ayakta olduğunu kaydetti. Mahallelinin, “Meramı, toprağımı, suyumu alırsanız göç etmek zorunda kalırım” dediğini aktaran Adalet Kaya, “Evet, haklılar. Bu merayı GES alanına çevirmek isteyen sermayeye ve iş birliği içinde oldukları siyasetçilere karşı aslında yaşam alanlarını, yaşam haklarını koruyorlar. Yerden göğe kadar haklılar. Bu örgütlü direniş, ilk günden bu yana aynı ruhla bugünlere geldi” dedi.   ‘Tarihsel köklere sahiptir’   Direnişin içeriden parçalanmak istendiğine dikkat çeken Adalet Kaya, “Bizim direnişimizi içeriden parçalamak istiyorlar. Ama yanılıyorlar. Bizim örgütlülüğümüz, direnişimiz tarihsel köklere sahiptir. Biz direnişi bugün öğrenmedik. Bu halk onlarca yıldır direnişte. Ve bugün yine büyük bir birlik ve beraberlik içinde bu direnişi büyütecek. Burada köylünün mera alanı ve hemen yanı başında antik kent var. Orada tarihî kalıntılar var. Belki de bu şirket, bu sermaye sadece merayı yok etmekle kalmayacak. Tarihimizi, geçmişimizi, atalarımızdan kalan bu toprakları, çocuklarımızın yarınıyla birlikte yok edecek. Elbette köylünün bu direnişinin yanında duracağız. Sermayeye ve iş birlikçisi siyasetçilere burayı feda etmeyeceğiz. Nasıl ki Kulp’ta, Lice’de ve diğer bütün köylerimizde gerçekleşen direnişlerde geri adım attırdıysak, yine geri adım attıracağız. Bu topraklar, bu yaşam alanları köylünündür. Onların hakkıdır. Onların temel yaşam hakkıdır. Biz de onların hakkının yanında duracağız. Kendi yurtlarından göç etmelerine müsaade etmeyeceğiz. Bu da son sözümüzdür; yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın öncü kadın mücadelemiz” ifadelerini kullandı.   ‘Kepçelerini çıkarıp götürsünler’   Mahalleli kadınlar da GES projesine tepki göstererek, “Buradan çıkıp gitmelerini istiyoruz. Toprağımızı versinler. Bize zulmettiler. Kepçelerini çıkarıp gitsinler. Hiçbir şeylerini istemiyoruz. Toprağımızın davasındayız” dedi.   Açıklamanın ardından yurttaşların çadır nöbeti devam etti.