‘Kadın yoksulluğu’ anket sonucu açıklandı 2026-04-25 16:44:53   İSTANBUL - Ekmek ve Gül’ün 1 Mayıs'a giderken 15 ilde düzenlediği ‘Kadın yoksulluğu' anketine göre, kadınların büyük çoğunluğu açlık sınırının altında ve bakım yükü nedeniyle istihdama katılamıyor.    Ekmek ve Gül, 1 Mayıs’a doğru giderken 15 ilde 9 dernek ve Ekmek ve Gül Grubu ile gerçekleştirdiği "Kadın Yoksulluğu Araştırması"nın sonuçlarını İstanbul Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi'nde düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. 2 bin 804 kadının katılımıyla yapılan araştırma; kadınların yalnızca ekonomik bir dar boğazda olmadığını, aynı zamanda bakım yükü, güvencesizlik ve şiddet sarmalıyla kuşatıldığını ortaya koydu. Raporu Sıla Altun paylaştı.   Yoksulluğun Demografisi: Bakım yükü istihdama engel   Araştırmanın yöntemi ve katılımcı profili hakkında bilgi veren Sıla Altun, anketin 10 Mart-15 Nisan 2026 tarihleri arasında gönüllü kadınlar aracılığıyla mahallelerde, iş yerlerinde ve derneklerde yapıldığını belirtti. Sıla Altun, "Ankete katılanların yüzde 42.6'sı 35-50 yaş arası kadınlardan oluşuyor. Bu yaş grubu, aynı zamanda çocuk ve yaşlı bakım yükünün en ağır olduğu kesim. Katılımcıların yüzde 14.8'i 28 bin TL altı (açlık sınırı), yüzde 31.9'u ise 28-40 bin TL arası hane gelirine sahip. Yani kadınların neredeyse yarısı mutlak bir açlık ve yoksulluk kıskacında. İstihdam dışında kalan her dört kadından biri ise çalışamamasının önündeki en büyük engeli 'çocuk ve yaşlı bakımı' olarak tarif ediyor" dedi.   Sendika 'koruyucu' bir kalkan   Ankete göre, sendikal örgütlülük ile yoksulluk arasındaki doğrudan bağ olduğunu ifade eden Sıla Altun, eğitim ve sağlık gibi kamu ağırlıklı sektörlerde örgütlülük yüzde 90’lara ulaşırken, tekstil ve gıda gibi kadın yoğun iş kollarında bu oran yüzde 10’un altında kaldığına dikkat çekti. Sıla Altun "Sendikalılık oranı arttıkça yoksulluğun etkilerinin azaldığını görüyoruz. 28 bin TL altı geliri olanlarda sendikalılık oranı sadece Yüzde 1.4 iken, gelir yükseldikçe bu oran yüzde 59'lara çıkıyor. Sendika sadece ücret değil, aynı zamanda bir iş güvencesi ve psikolojik dayanıklılık sağlıyor. Örgütsüz kadınlar gelecek kaygısı ve işten atılma korkusunu çok daha derin yaşıyor” şeklinde ifade etti.   'Kadınlar önce kendi boğazından kesiyor'   Yoksullukla baş etme stratejilerini anlatan kadınların, en çok beslenme düzenlerini değiştirdiklerini ifade eden Sıla Altun, “Yüzde 87.5'lik bir kesim gelirinin tamamını gıda, borç ve barınmaya ayırırken; tatil, kültür ve kişisel bakımdan tamamen vazgeçilmiş durumda. Kadınlar bütçe kısıtlandığında öncelikle kendi ihtiyaçlarından feragat ediyor. Çocuğu olan kadınlarda kişisel bakımı erteleme oranı yüzde 58'e çıkıyor. Daha acısı, her 10 kadından biri doktora gitmeyi veya ilaç almayı erteliyor. İzmir’den bir kadın, 'Dişim kırıldı, özele gidemedim, devlet aylar sonrasına gün veriyor, ölme eşeğim ölme' diyerek sağlık sistemine erişemediğini anlatıyor. Kadınlar artık evine misafir çağıramaz hale gelmiş, sosyallik en temel düzeyde kopmuş durumda" sözlerini kullandı.    Çözüm önerileri: Kamusal hizmet, güvenceli iş   Anketin sonuç bölümünde Sıla Altun, kadın yoksulluğuna karşı bütünlüklü bir mücadele programı uygulanması gerektiğini belirterek, Ekmek ve Gül’ün önerilerini şu şekilde sıraladı:   "*Eşit işe eşit ücret ve güvenceli istihdam.   *7-24 ücretsiz, nitelikli kreş ve yaşlı bakım merkezlerinin açılması.   *Ücretlerin yoksulluk sınırının üstüne çıkarılması.   *Eğitim, sağlık ve barınmanın piyasalaştırılmaktan çıkarılıp kamusal hizmet olarak sunulması.   *Yemekhane, çamaşırhane ve aşevi gibi uygulamaların mahalle düzeyinde yaygınlaştırılması."   Sıla Altun, sunumunu şu sözlerle tamamladı: "Yalnızlık korkuyu besliyor. Kadınların bu yoksulluk sarmalından çıkmasının tek yolu örgütlenmek ve 1 Mayıs’ta bu taleplerle yan yana gelmektir."   ‘Kadınların geliri barınma ve gıdaya harcanıyor’   İstanbul’da anket çalışmasını yürütenlerden Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Adile Doğan, sahada yaşadıklarını ve gözlemlerini aktardı. Ankete çalışan kadınların büyük oranda ek iş de yaptığını kaydeden Adile Doğan, “Geçinebilmenin tek formu bu. Bu para da sadece barınma ve gıdaya gidiyor. Tatile gidebilen kadına rastlamadık. Kadınların uzun zamandır kendilerine ve çocuklarına kıyafet alamadıklarını, yardımla geçindiklerini söylediler” diye belirtti. Adile Doğan, yoksulluğun şiddetin artmasında etkili olduğunu da ekledi.    ‘Kadınlar yoksullukla ek iş yaparak baş etmeye çalışıyor’   Anket çalışmasında yer alan Bursa Ekmek ve Gül ekibinde yer alan Aslı Şahinkaya da, çoğunlukla tekstil sektöründen kadınlarla görüştüklerini söyledi. Kadınlarla yoksullukla nasıl mücadele edilebileceğini konuştuklarını paylaşan Aslı Şahinkaya, “6 gün çalışan kadın tek izin gününde ev temizliğine de gidiyor. O gün de iki eve gitmeye çalışıyorlar. Bursa ithalat ihracatta büyük kazançlar elde eden bir şehir, ancak kadınlar yoksul. Sendika problemleri, iş kazaları artık gündelik yaşamın bir parçası. Onlar da mesaileri evlerinde devam ediyorlar. Bakım yükü, hasta yaşlı bakımı da kadınların üzerinde. Yoksulluğa ise kader anlayışı ile yaklaşıyorlar. Bir kısmı da yoksulluktan bahsetmeyi ayıp olarak görüyor ve bahsetmek istemiyorlar” dedi.    ‘İçerde şiddet dışarda yoksulluk: Tek çözüm örgütlenme’   Anket çalışmasını yürütenlerden Kocaeli Ekmek ve Gül Kadın Derneği'nden İzel Gözde Meydan da, yoksulluğa dair tablonun kadınlar açısından daha da derinleştiğini gördüklerini dile getirdi. İşçi mahallelerinde çalışma yürüttüklerini ifade eden İzel Gözde Meydan, “Kadınlar Kocaeli’de sendikasız işlerde çalışıyor. Geçtiğimiz yıl Dilovası’nda yaşanan yangın yoksulluğu ortaya saçan bir katliamdı. 6 kadından 3’ü çocuktu. Ancak bu münferitmiş gibi gösterildi. Ruhsatsız bir atölyenin patlaması gibi görüldü ancak böyle değildi. Çocuk işçiler ayda 8- 10 bin Liraya çalıştırılıyordu. Otomotiv yan sanayiinde kadınlar yoksulluk nedeniyle ücretsiz izinsiz çalıştırılıyordu. Tacize maruz kaldıklarını buna rağmen işten çıkamayacaklarını da söylüyorlardı. Kadınlar içerde şiddet dışarda yoksulluk sarmalı ile çevrililer. Kadınların işyerlerinde yan yana gelmeleri de tek çözüm olarak ortaya çıktı” diye konuştu.    Konuşmaların ardından toplantı katılımcıların soru ve cevaplarıyla devam etti.