Kadın savaşçının saçını kesen Rami el-Dahash Türkiye’de ikamet etti mi? 2026-01-23 16:39:52   HABER MERKEZİ - DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, HTŞ çetesi Rami el-Dahash’in kadın savaşçıyı katlettikten sonra saçlarını keserek işkence etmesini Meclis gündemine taşıdı. Verdiği önergede çetenin Türkiye’de ikamet edip etmediğini sordu.    DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, Rojava’da bir kadın savaşçının öldürüldükten sonra saçlarının kesilerek, teşhir edilmesine ilişkin görüntülerde adı geçen Rami el-Dahash hakkında İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle Meclis'e soru önergesi verdi.   Özgül Saki, önergesinde Suriye’de Esad rejiminin çöküşünün ardından kurulan geçici hükümete bağlı silahlı grupların Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları arttırdığını, özellikle Kürtler, Aleviler, Dürziler ve kadınların hedef alındığını vurguladı.   'Hedef alınan kadın devrimidir'   “Rojava’daki otonominin en önemli özelliği ise bir kadın devrimi sonucunda oluşmasıdır” diyen Özgül Saki, “IŞİD, HTŞ ve cihatçı diğer tüm çeteler ve destekçileri; bilhassa kadınlara ve kadın savaşçılara yönelik kirli bir savaş yürütmekte; kadınların bedenlerini, kimliklerini, iradelerini hedef almaktadırlar” ifadelerini kullandı.   Önergede, djital medyada YPJ'li bir kadının katledildikten sonra saçlarının kesilerek teşhir edildiği görüntüleri yer aldı.    Bu görüntülerin faili olduğu iddia edilen Rami el-Dahash isimli kişinin, kısa süre önce Türkiye’de, Riha'nın Akçakale ilçesinde ikamet ettiği ve daha sonra HTŞ saflarına katıldığı yönündeki iddialar hatırlatıldı.    ‘Türkiye’de ikamet etti mi?’ sorusu   Önergede ayrıca, Suriye’de İhlalleri Belgeleme Merkezi’nin (VDC) raporlarında Rami el-Dahash isminin geçtiğini belirttildi.    Özgül Saki’nin yanıtlanması istemiyle sorduğu sorular şöyle;    “Rami el-Dahashisimli kişinin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde geçmişte ikamet edip etmediğine dair Bakanlığınızın bilgisi mevcut mudur?   * Rami el-Dahash’in Şanlıurfa’da ikamet ettiği dönemde oturma izni, vatandaşlık, geçici kimlik belgesi, ikamet izni, uluslararası koruma ya da benzeri statülerden herhangi birisi verilmiş midir?   * Bu statüler verilmişse söz konusu kişinin IŞİD’le bağlantıları araştırılmış mıdır; bu bağlantıların ilgili kurumlarca bilindiği ya da tespit edildiği halde işlem tesis edilip edilmediği konusunda Bakanlığınızın bilgisi var mıdır ve bu süreçlerde yeterli araştırmanın yapılmamış olması dahil sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında herhangi bir idari ya da adli işlem başlatılmış mıdır?   * Söz konusu şahsın HTŞ ile bağlantısına veya bu örgüte katılımına ilişkin Bakanlığınızın istihbari ya da adli makamlar nezdinde bilgi ve tespitleri var mıdır?   * IŞİD’in Türkiye’de ve Ortadoğu genelinde çok sayıda bombalı saldırı, katliam ve silahlı eylem gerçekleştirdiği dikkate alındığında, IŞİD’le bağlantısı açık biçimde ortaya konulan bu kişinin Bakanlığınız tarafından zamanında tespit edilmemiş olması ve oturma izni,  vatandaşlık, ikamet izni, geçici kimlik belgesi veya uluslararası koruma gibi hukuki statüler sağlanmış olması kamu görevinin ihmal edilmesi veya aksaması kapsamında değerlendirilmekte midir?    * Bakanlığınızın hukuki statü sağladığı bu kişinin Türkiye’de IŞİD tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırılar ve kitlesel katliamlarla, özellikle 10 Ekim Ankara Garı katliamı başta olmak üzere benzer eylemlerle herhangi bir doğrudan ya da dolaylı bağlantısına dair Bakanlığınızın elinde bilgi veya tespit bulunmakta mıdır?”