Sêrt’te uyuşturucuya karşı halk buluşması 2026-06-19 23:00:41   SÊRT - Uyuşturucuyla mücadele için gerçekleştirilen halk toplantısında konuşan DBP Eş Genel Başlanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, " Bir mahalleye uyuşturucu sokuluyorsa hepimiz sorumluyuz. Uyuşturucu yaşının 9’a düştüğü dönemden geçiyoruz. Buna sessiz kalırsak biz suçlu oluruz" dedi.   Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), "Barışın Sözünü Halkla Kuruyoruz” şiarıyla Sêrt’in Ulus, Sakarya ve Dumlupınar mahallelerinin kesişiminde bulunan Şeyh Mahmut Meydanı’nda “Uyuşturucu ile mücadele” konulu halk buluşması gerçekleştirdi. Buluşmaya DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.    Buluşmaya katılan 31 yıl tutsak kaldıktan sonra tahliye olan Rızgar Turhan özel, savaş politikalarına karşın örgütlü mücadele çağrısında bulunarak, “Kirli bir savaş yürütülüyor. Gençlerimiz gerçekliklerinden uzaklaştırılmak ve uyuşturucuya alıştırılmak isteniyor. Mahallelerimizde uyuşturucunun girmesi eskiden utanç kaynağıydı. Şimdi mafya eli ile mahallelere giriyor. Yaşamın her alanında inşa gücümüzü göstermeliyiz. Çare örgütlülüğümüzdür. Öz eleştirimizi halkımıza verip kendimizi çalışmalara katalım. Bir insan kendini inşa ettiği kadar toplumu inşa edebilir” dedi.   'Bir mahalleye uyuşturucu sokuluyorsa hepimiz sorumluyuz'   Çiğdem Kılıçgün Uçar, özel savaşa dikkat çekerek, “Kürt gençlerini hedef alıyor. Bu sistem eli  ile yapılıyor. Diğeri de fuhuş. Genç kadınlarımız üniversitelerde ve daha birçok yerde fuhuşa sürükleniyor. Doğamız da aynı şekilde saldırı altında kalıyor. Gülistan Doku 5 yıl boyunca devlet tarafından bulunmak istenmedi. Devleti temsil eden vali ve oğlunun yaşattığı vahşet. İpek Er aynı şekilde. İstiyorlar ki Kürtler gerçekliğinden uzak olsun. Sêrt, Kürdistan'da intiharın en çok yaşandığı yer. Çoğu da genç erkek. Kürt genci, partisinden, gerçekliğinden uzak dursun istiyorlar. Dursun da ne oluyorsa olsun mantığı içindeler. Sistem derin bir yoksulluk ile uyuşturucuyu devreye koydu. Hedefte gençler var. Çünkü gençler bir halkın geleceği. Özel savaş politikaları en derin bir şekilde uygulanıyor. Bu konuda uyanık olacağız. Bir mahalleye uyuşturucu sokuluyorsa hepimiz sorumluyuz. Ev ev dolaşıp gençlere uyuşturucu dışında bir seçeneğin olacağını anlatalım. Uyuşturucu yaşının 9’a düştüğü dönemden geçiyoruz. Buna sessiz kalırsak biz suçlu oluruz.  Büyük bir tuzak ve tehlike. Kendimizi buna karşın koruyalım. Fuhuş ve uyuşturucunun yaygın olduğu yerlerde değerlerimize sarılalım. Kürt gençlerin birliğini engellemek isteyen sisteme ders verelim. En ahlaksız şey birinin ölümünden para kazanmaktır. Şu an bu yapılıyor” diye belirtti   'Kürt sorunu devam ettikçe savaş baronları kazanacak'   Çiğdem Kılıçgün Uçar, Demokratik Toplum ve Barış Süreci’ne de değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Barış herkesin kendi kimliği ile yaşadığı bir sistemdir. Barışı konuşmak, barışı inşa etmek kadar kutsal bir şey yoktur. Devletin Meclis komisyonu dışında atmış olduğu bir adım yoktur. Bu ülkede Kürt sorunu devam ettikçe savaş baronları, kapitalistler, uyuşturucu satıcıları kazanacak. Şiddet politikaları şu an her yerde. Ortadoğu'da savaşın propagandası yapılırken Sayın Öcalan barışın elini uzatıyor. Kendi kimliğimiz ve dilimiz ile yaşamak istiyoruz. Cezaevleri, kayyımlar, AYM kararlarına uyulmaması barışın konuşulmaması için atılan adımlardır. Ancak ne yaparlarsa yapsın barış kazanacak. Barışın herkesin ihtiyacı olduğunu anlatacağız. Sayın Öcalan’ın statüsünün belirlenmesi gerekiyor. Kürt meselesinin çözümünü silah bırakmaya endekslenirse süreç zarar görür. Yasal düzenlemelerin acil bir şekilde devreye konulması gerekiyor. Devlet tekçiliği dayattıkça demokratik ulus kazandı.”   'Söz anlamını yitirmiştir sıra eylemde'   Ardından söz alan mahalliler ise şunları kaydetti: “Söylemden çok pratiğin önemli olduğu bir süreçten geçiyoruz. Söylemler pratiğe dökülmeden bir anlam kazanmaz. Şehid Viyan Soran’ın da  ‘Söz anlamını yitirmiştir sıra eylemde’ söylemi yeni dönemin öncüsü olmalı. Özel savaş politikalarına karşın mücadele, barışın inşası, partimizi tanımak bunlardan bazıları. Uyuşturucu satan kişiler beli başlı yüzler. Yunus polisi mahalleye gelip işinde olan insanlara kimlik sorup şiddet uyguluyor. Satan kişilere ise hiç karışmıyor."