Semsur’da halk buluşmaları yoğun katılımla sürdü 2026-07-06 18:23:36   SEMSUR - DBP’nin “Barışın Sözünü Halkla Kuruyoruz” şiarıyla Semsur’da düzenlediği buluşmalarda yurttaşlar, sürece dair kaygı ve önerilerini paylaşarak, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanmasını, siyasi tutsaklar ile sürgündeki yurttaşların evlerine dönmesini istedi.   Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP), “Barışın Sözünü Halkla Kuruyoruz” şiarıyla Kurdistan kentlerinde başlattığı halk buluşmaları Semsur’da devam etti. DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın katılımıyla yapılan buluşmalar kapsamında tütün pazarı, toptancılar, minibüsçüler, Muharrem ayı dolayısıyla Adıyaman Cemevi’nde düzenlenen Aşure programı ile Turuş ve Akpınar köylerinde yurttaşlarla bir araya gelindi.   Buluşmalarda Çiğdem Kılıçgün Uçar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yurttaşlar ise sürece dair merak ettiklerini, kaygılarını, önerilerini ve taleplerini paylaştı.   ‘Devlet masaya oturduysa gereğini yapmalı’   Buluşmalarda konuşan Çiğdem Kılıçgün Uçar, 27 Şubat’tan bu yana devlet tarafından daha güçlü adımların atılması gerektiğini belirterek, sürece dair belirsizliklerin güven sorununa yol açtığını söyledi. Devletin “Terörsüz Türkiye” söylemine tepki gösteren Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Devlet bir masaya oturduysa bunun gereklerini yapmalı. Silah bırakan irade siyasete katılmak istiyor. Cezaevlerinde binlerce hasta tutsak var, derhal bırakılmalı. Demokratik siyaset yapan arkadaşlarımız rehin tutuluyor. Bunların değişmesi gerekiyor” dedi.   Kürt halkının inkâr politikalarına rağmen mücadelesini sürdürdüğünü ifade eden Çiğdem Kılıçgün Uçar, kayyım politikalarına da dikkat çekti. Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Bu kadar inkâr politikasına rağmen Kürtler belediyeleri kazandı. Halka en iyi hizmeti nasıl yaparız dediler ancak bin bir soruşturmayla kayyım atandı. MHP liderinden Cumhurbaşkanına tek soru soruyoruz: Kürtler nerede dursun? Kimse artık ‘Kürt yok, Kürt dili diye bir şey yok’ diyemiyor. Bunu Kürt halkı başardı. Sürgüne, katliama rağmen ısrar ettik; vardık, varız, var olacağız dedik. Şimdi bunu nasıl güvenceye alacağımızı tartışacağız” ifadelerini kullandı.   ‘Barış hakikatle kurulmalı’   Süreci en çok halkın sahiplenmesi gerektiğini belirten Çiğdem Kılıçgün Uçar, Kürtlerin hiçbir zaman bu ülke için tehlike olmadığını vurguladı. Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Bu ülkenin üzerinde yükseldiği değerde Kürt halkının emeği var. Bir daha bu ülkede kimsenin silaha başvurmayacağı bir yasal düzenlemeye ihtiyaç var. Devlet, ‘ben tek milletten ibaretim’ anlayışını çoğulculukla değiştirmeli. Bugün yarım bırakılan bir barışa değil, hakikatle bütün Kürtleri koruyan bir barışa ihtiyaç var. Kürt kimliğinin, tarihinin ve varlığının tanındığı bir barışa ihtiyaç var. Bu barışa söz vermek ve emek vermek 7’den 70’e hepimizin sorumluluğu” dedi.   Yurttaşlardan şeffaflık ve güven vurgusu   Buluşmalarda söz alan minibüsçülerden bir yurttaş, sürecin halka daha şeffaf anlatılması gerektiğini belirterek, barışın inşa sürecinin nasıl ilerlediğinin daha net paylaşılmasını istedi.   Bir başka yurttaş ise MHP’nin Kürt halkını oyaladığını düşündüğünü belirterek, güven sorunu yaşadıklarını söyledi. Başka bir yurttaş da, “Ağabeyim cezaevinde öldü, ben bu devlete nasıl güveneceğim? Bana bir şey vermesin, benim özgürlüğümü kısıtlamasın” diyerek kaygısını dile getirdi.   ‘Öcalan’ın fiziki özgürlüğü sağlansın’   Adıyaman Cemevi’nde düzenlenen Aşure programında da yurttaşlar sürece dair sorularını yöneltti. Bir yurttaş, “Süreç nereye gidiyor, nasıl görmek gerekiyor?” diye sordu.   Bir kadın, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanmasını isteyerek, “Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü sağlansın, yasalar çıksın, bir çözüm görmek istiyoruz” dedi. Bir başka yurttaş ise, “Tutsaklar ve sürgündekilere ne olacak? Artık herkes evlerine dönsün” diye konuştu.   ‘Süreç uzadıkça güven kırılıyor’   Turuş ve Akpınar köylerinde yapılan buluşmalarda da yurttaşlar sürece ilişkin kaygı ve taleplerini paylaştı. Bir yurttaş, Meclis’e gelmesi beklenen yasalara dikkat çekerek, “Yasa niye gelmiyor? Tayyip Erdoğan, Numan Kurtulmuş ve Devlet Bahçeli ‘gelsin’ diyor ama yasalar gelmiyor. Neden gelmiyor, engel ne?” diye sordu.   Bir başka yurttaş ise kimlik mücadelesi yürütenlerin de öz eleştiri vermesi gerektiğini belirterek, “Önemli bir süreçten geçiyoruz, bu süreci daha iyi sahiplenmeliyiz. Süreç uzadıkça güven kırılıyor” dedi.   Kürtlerin dört parçada birliğini vurgulayan bir yurttaş da, “Ortadoğu’da bir arada yaşayabilmemiz için Kürtlerin önce kendi içinde birlik olması gerekiyor. Her şeyden önce kendi birlik ve beraberliğimizi tesis etmeliyiz. Onlar bizi bir potansiyel olarak gördüğünde barış yapacaklar. Dolayısıyla bizi oyaladıklarını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.   Program, yurttaşların soru ve değerlendirmelerine verilen yanıtlarla sona erdi.