‘Tüm anadiller eşit bir statüyle garanti altına alınmalı’ 2026-09-12 18:01:29   İZMİR - İnsanlık ve Yaşam İçin Eğitim ve Bilim Emekçileri İnisiyatifi’nin yeni eğitim yılının başlangıcı dolayısıyla gerçekleştirdiği basın açıklamasında dil hakkının varoluşsal bir hak olduğu vurgulandı.   İnsanlık ve Yaşam İçin Eğitim ve Bilim Emekçileri İnisiyatifi, yeni eğitim yılının başlaması dolayısıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) binasında basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklama metnini inisiyatif adına Serdar Akturk okudu.   ‘Dil hakkı varoluşsal bir haktır’   Eğitim ve bilim emekçileri olarak toplumsal yaşamın her alanındaki eşitsizlik, ayrımcılık ve sömürüyü reddettiklerini belirten Serdar Akturk, yeni akademik yılın başlangıcında başta Kürtçe olmak üzere Türkiye’de anadilinde eğitim hakkı engellenen tüm halkların bu hakkının tanınması talebini bir kez daha dile getirdiklerini söyledi.   Anadilinde eğitimin yalnızca bireysel bir hak olmadığını vurgulayan Serdar Akturk, “Anadilde eğitim hakkı yalnızca bireysel bir hak değil, aynı zamanda bir toplumun kimliği ve varoluş hakkıdır. Bu durum; aralarında çoğunluğu Kürtlerin yanı sıra Çerkez ve Lazların da bulunduğu, Türkiye'deki tahmini 30 milyon insanın kendi anadilleriyle eğitim almasının önünü tıkayan en temel yasal engeli ve açık bir eşitsizliği teşkil etmektedir. Türkiye de kendi çok dilli gerçekliğine uygun, kapsamlı ve eşitlikçi bir eğitim modeli inşa edebilir” dedi.   ‘Tüm anadiller eşit statüyle güvence altına alınmalı’   Anadilinde eğitimin önündeki yasal engellerin kaldırılması çağrısında bulunan Serdar Akturk, taleplerini şöyle dile getirdi: “Talebimiz net ve kesindir: Anadilde eğitimin önündeki tüm engeller anayasa ve yasalardan kaldırılmalıdır. Başta Kürtçe olmak üzere tüm anadiller, seçmeli dersler olarak değil, eğitim dili ve konusu olarak eğitim sisteminin her kademesinde eşit bir statüyle garanti altına alınmalıdır.”