‘Yeni dönem kapsamlı yasal düzenlemeleri zorunlu kılıyor’ 2026-07-17 09:01:10   AMED - ÖHD üyesi Avukat Ebru Akkal, sürecin başarıya ulaşabilmesi için geçiş yasası, barış yasası ve özgürlükleri güvence altına alacak yeni hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı"nın üzerinden 1 yılı aşkın bir süre geçti. Başta halk olmak üzere siyasi partiler, insan hakları aktivistleri, kurum ve kuruluşlar, sürecin sağlıklı yürüyebilmesi için Abdullah Öcalan’a yasal statü verilmesi ve kök yasanın çıkarılması gerektiğini söylüyor.   Amed’de 4-5 Temmuz tarihlerinde düzenlenen Demokratik Kürt Hukukçular Konferansı'nda da sürecin ve yasal düzenlemelerin gerekliliği üzerinde durulduğunu hatırlatan Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Avukat Ebru Akkal, hem sürece dair yapılması beklenen yasal düzenlemelere hem de bu sürecin gerekliliğine dair değerlendirmelerde bulundu.   ‘Hukukun altı çizildi'   Ebru Akkal, 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'yla başlayan sürece değinerek, “Sayın Öcalan’ın altını önemli vurgularla çizdiği hukuk, önemli bir başlıktı. Demokratik mücadelenin stratejisinin demokratik siyaset olarak belirlenmiş olması, aynı zamanda hukuk meselesinin yeniden tartışılması gerektiğini bize göstermiş oldu. Dolayısıyla şu anda yürüyen süreç içerisinde PKK’nin kendini fesih kararını ilan etmesi, silah bırakma iradesini açıklamış olması ve demokratik siyaset yoluyla mücadelenin devam edeceğine dair yapılan vurgu, 100 yıl ve daha öncesinde devam eden statü ve özgürlük mücadelesinin Türkiye Cumhuriyeti nezdinde de demokratik bir cumhuriyet bağlamında tekrardan tartışılmasını zorunlu kılıyor. Bu anlamıyla yasa, yasalar ve hukuk mekanizmaları, şu andaki var olan hâliyle yeni süreç için yetersizdir. Bu tartışmasızdır” dedi.   ‘Temel konu demokratik entegrasyon’   Konferansta birçok başlığa değindiklerini belirten Ebru Akkal, temel olarak da demokratik entegrasyona vurgu yapıldığını kaydetti. Ebru Akkal, “Genel bir hukuk değişiminin, yasalar anlamında gelişmenin gerekliliğini bize gösteriyor. Örneğin şu anda tartışılan geçiş yasası ile birlikte, geçiş dönemine ilişkin hayata geçirilmesi gereken mekanizmaları düzenleyecek yasalar da gündeme gelecektir. Bunun devamında ise inşa dönemi olarak nitelendirebileceğimiz süreçte, özgürlükleri güvence altına alacak yasalar ön plana çıkacaktır. Uzun bir zamandır devam eden ve Kürt halkının devlet nezdindeki olumsuz pratiklere maruz kalmasına gerekçe gösteren, yani yerel yönetimlerle ilgili kısıtlayıcı hükümler, kayyım rejimi, TMK gibi istisna rejiminin oluşturduğu yasaların kaldırılması da önemli bir gerekliliktir. Bunlarla beraber, örgütlenme özgürlüğü açısından sınırlandırıcı hüküm oluşturan yasaların tekrardan gözden geçirilmesi ve kaldırılması gerekir” diye konuştu.   ‘PKK silsile hâlinde adımlar attı’   Dünyadaki çatışma ve çözüm örneklerinde süreçlerin tamamında bir müzakere zemininin bulunduğuna dikkat çeken Ebru Akkal, müzakere zemininin, tarafların çatışmayı karşılıklı olarak sona erdirmek ve sorunun temel nedenlerini ortadan kaldırmak amacıyla yürüttükleri görüşmeler olarak tanımlandığını kaydetti. Kök yasayı da hatırlatan Ebru Akkal, “Sayın Öcalan’ın tabir ettiği barış yasası da diyebileceğimiz bu yasa, müzakerenin temel koşullarından bir tanesidir. Bir buçuk yıllık sürece baktığımızda, PKK tarafından atılan adımlar silsile hâlinde gerçekleşti. Şu anda adım atması gereken devlettir. Yine STK’ların, baroların, insan hakları mekanizmalarının ve Meclis’teki bileşenlerin bu yasa sürecinde görüşlerinin alınması gerekir. Toplumun bütün bileşenlerinin sözünün yasa içerisine yerleştirilmesi, en gerçekçi hâliyle hayata geçirilmesini sağlayacak olan durum olur” sözlerine yer verdi.   ‘Tarafların içeriklerden haberdar olması gerekir’   Ebru Akkal son olarak, “Müzakereyi baş müzakereci olarak Sayın Öcalan yönetiyor. Kendisiyle uzun zamandır bir görüşme olmadığı için yasayla ilgili bir bilgisi olup olmadığını bilmiyoruz. Bütün yasama süreçlerinde olduğu gibi, tarafların öncelikle bu yasaların içeriğinden haberdar olması gerekir. Ortak bir müzakere durumu öne çıkarsa, toplumun bu konudaki talebinin dikkate alınması demektir” ifadelerini kullandı.