‘Talebimiz, emeğimizin karşılığını almak’ 2025-11-29 09:06:28   İSTANBUL - Özel Okmeydanı Hastanesi’nde çalışan sağlık emekçisi kadınlar, “Talebimiz tüm haklarımızı, özlük haklarımızı, buraya verdiğimiz tüm emeklerin karşılığını tek tek almak” dedi.   Şafak Grubu’na ait Özel Okmeydanı Hastanesi’nde çalışan 180 sağlık emekçisi 10 Kasım gecesi işsiz bırakıldı. Yenidoğan Soruşturması’nda da adı geçen Şafak Grubu, hastane binasının “depreme dayanıksız” olduğunu gerekçe göstererek hastaneyi kapatıp işçileri de ücretsiz ve süresiz izne çıkaracağını duyurdu. Sekiz aydır ücretleri düzensiz ödenen ve son iki aydır maaşlarını alamayan sağlık emekçileri ise ücretsiz izin dayatmasını kabul etmeyeceklerini ifade ederek, günlerdir hastane önünde hakları için nöbet tutuyor.   10 Kasım Pazartesi gününden bu yana 24 saat hastanenin önünde nöbet tutan sağlık emekçisi kadınlar; Perihan Daştan, Pınar Başyurt ve Kader Güneşdoğdu ile yaşadıkları sorunlar ve taleplerini konuştuk.   Hastanenin tutarsızlıkları   18 yıldır Okmeydanı Hastanesi’nde hemşirelik yapan Perihan Daştan, 10 Kasım’dan bu yana hakları için gece gündüz nöbette olduklarını belirterek, Okmeydanı Hastanesi’nin yönetiminin ilk günden itibaren tutarsız davranışlarda bulunduklarını söyledi. Perihan Daştan, ayrıca direnmeye devam edeceklerini ifadelerine ekledi. Hak arama sürecinin kendileri açısından zor olduğunu kaydeden Perihan Daştan, bu zorlukları şu sözlerle aktardı: “Günlük hayatımızdaki işlerimizi yapamıyoruz. Benim gibi hasta ve bakıma muhtaç bir annesi olan var, çocuğuna bakmak zorunda olanlarımız var. Mesela ben annemi emek ve hak mücadelesi verdiğim için evde yalnız bırakmak zorunda kaldım. Benim bu süreçte annemin yanında olmam gerekiyor, çünkü onun bakıma ihtiyacı var.”   ‘Direnişimiz sonuna kadar sürecek’   Perihan Daştan, 10 Kasım’dan bu yana hukuki yollarla haklarını aramaya devam ettiklerini aktararak, “25 Kasım’da Meclise gittik. Bizim açımızdan iyi oldu. Tam verim alamadık ama önerge verildi. Güzel bir sonuç alacağımızı düşünüyoruz. Direnişimiz sonuna kadar sürecek. Talebimiz tüm haklarımızı, özlük haklarımızı, buraya verdiğimiz tüm emeklerin karşılığını tek tek almak” şeklinde konuştu.   10 Kasım süreci   Okmeydanı Hastanesi’nde 17 yıldır sekreterlik yapan Pınar Başyurt, 8 aydır maaşların geriden ödendiğini ve son 3 aylık maaşlarının ise ödenmediğini ifade etti. Pınar Başyurt, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: “10 Kasım günü mesai bitimine yakın bir saatte, Şafak Grubu’nun Mali Müşaviri bizi yemekhaneye topladı. Hastane binasının depreme dayanıksız olduğunu, bizleri yaklaşık 2 aylık ücretsiz izin sürecinin beklediğini, o süreçte maaşlarımızın yatmayacağını, sigortamızın ödenmeyeceğini, bu süreçte beklemek istemeyen olursa ‘arabuluculuk işlemleri’ne gidileceğini belirtti. Herhangi bir bilimsel veriye dayanmadan ve yazılı bir belge olmadan bunu yaptılar. Biz de onlara, bunu sözlü olarak kabul etmeyeceğimizi, yazılı tutanaklar isteyeceğimizi söyledik. Bize hiçbir geçerliliği olmayan belgeler sunuldu. Onun üzerine olaylar gelişmeye başladı. Biz ilk günden hukuki yollara başvurduk. Süreç şu an devam ediyor.”   ‘Süreci uzatmaya çalışıyorlar’   Hastane yönetiminin kendilerini geçiştirmeye çalıştıklarını ifade eden Pınar Başyurt, “Süreci uzatmaya çalıştıkları kesin. Zaten tam olarak haklar verilmiyor. Alan kişiler de bugüne kadar tam olarak hakkını alamadı. Ama biz bütün özlük haklarımızı istiyoruz. İlgili kurumlardan da daha fazla denetleme yapılmasını istiyoruz” diye konuştu.   Yenidoğan soruşturması bağlantısı   Okmeydanı Hastanesi’nde 18 yıl 10 aydır Radyoloji Teknikeri olarak çalışan Kader Güneşdoğdu, 2021 yılında Ercan Kesal tarafından hastanenin Şafak Grubu’na devredildiğini, ancak isminin değiştirilmediğini söyledi. Kader Güneşdoğdu, Şafak Grubu’nun Yenidoğan Soruşturması’nda adının geçtiğini belirtti.   ‘Kaygıları hayatlarımız değil’   Hastane yönetiminin çalışanlarla süreç içerisinde muhatap olmadıklarını aktaran Kader Güneşdoğdu, “Biz 23 Nisan’daki depremde de çalıştık. Sadece 5 dakikalığına dışarıya çıktık, 5 dakika dolunca ‘gelin içeri, geri çalışın’ dediler. 3 yıl önce bu hastanede biz içeride çalışırken güçlendirme yapıldı. Bizim hayatımızla alakalı kaygıları olsaydı, zaten daha önceden önlem alırlardı. Böyle bir önlem alınacaksa da, biz çalışanlara 1 ay öncesinden resmi evraklarla haber verilmesi gerekirdi” diye ekledi. Kader Güneşdoğdu, nöbetin ikinci günü Dev-Sağlık İş’in devreye girdiğini belirterek, “57 arkadaşımız da oraya üye oldu ve sendika avukatlarıyla süreci başlattık. Bir-iki gün sonra telefon üzerinden bizimle muhatap olmaya başladılar” dedi. Hastane yönetiminin tutarsız davranışlar sergilediğini anlatan Kader Güneşdoğdu, “Ne bizim avukatlarla ne de bizlerle masaya oturmayı asla kabul etmediler. Süreci sürüncemeye aldılar” dedi.   ‘Arkadaşlarımızı bir yere kilitlediler’   Kader Güneşdoğdu, son olarak şöyle konuştu: “Biz daha sonra Meva’nın önünde 15-20 kadın arkadaşla basın açıklaması yapmaya karar verdik. Basın açıklamamızı yaptık. Hastane yönetimi, orada bulunan arkadaşlarımızı yanımıza gelemesinler diye bir yere kilitlediler. Bizim bu olaydan sonradan haberimiz oldu. Bu hareketimizden sonra arkadaşları, tehdit ve baskıyla kandırıp hak edişlerini ‘sözde’ verdiler. Çoğunun hak edişlerini aldığını düşünmüyoruz. Çoğunun parasını da şu an almadığını görüyoruz. Ciddi hak gaspı var. Bu işin içerisinde ciddi bir mağduriyet var. Biz haklarımızı almadan gitmeyeceğiz. Hakkımızı yedirmeyiz, nereye kadar giderse oraya kadar gideceğiz.”