Avrupa'da diploması çalışması: Rojava'nın statüsü için tüm gücümüzü kullanacağız 2026-01-23 09:02:23   Rozerin Gültekin   WAN - Rojava’ya yönelik saldırıların amacını değerlendiren TJK-E üyesi Kezban Doğan, Avrupa'da diplomasi çalışması yürttüklerini belirterek, "Rojava'nın siyasi statü kazanması için bütün gücümüzü kullanacağız” dedi.    HTŞ çetelerinin Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik 6 Ocak’ta başlattığı saldırılar Rojava’nın tamamına yayıldı. Saldırılara karşı 4 parça Kürdistan ve Avrupa’da alanlara çıkan yurttaşlar, büyük bir direniş sergiliyor.    Avrupa'daki Kürt kadınları da Rojava'daki saldırıları anlatarak, kazanımların statü kazanması için diploması çalışması yürütüyor.    Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) üyesi Kezban Doğan, Avrupa'da yürüttükleri çalışmaları anlattı.    6 Ocak'ta başlayan saldırıların sadece Rojava’daki Kürtleri değil bütün Kürtleri ve insanlık değerlerini hedef aldığını söyleyen Kezban Doğan, “Reber Apo görüşmelerde ‘Rojava benim kırmızı çizgimdir’ dedi. Rojava hepimizin kırmızı çizgisidir. Rojava demokratik kadın özgürlükçü ve ekolojik paradigmanın hayata geçirildiği, kapitalist modernite dışında bir yaşamın olduğunu gösteren yerdir. Bu durum egemen güçleri rahatsız etti" dedi.    'İlk hedef kadınlar'   “Kürt'ün dünyaya umut olan kadın özgürlük paradigması hedef alınıyor” diyen Kezban Doğan, kadınlara yönelik saldırının tesadüf olmadığını, egemen anlayışın bir sonucu olduğunu vurguladı. Kezban Doğan, “İŞİD’in de ilk hedefi kadın oldu. Bunların karşısında kadınların 'Jin Jiyan Azadi' felsefesiyle direnişi vardı. Kobanê'de son bir mahalle kalmıştı ve o son mahalleden ışık dünyaya yayıldı. Kimler sayesinde? Arin Mirkanlar sayesinde. Kapitalist modernitenin ‘önce kadınları vurun’ sloganı var. Bunu Hitler, Atatürk, Mussolini, Erdoğan’da söyledi. Ama kadınlardaki gücü, iradeyi, inancı ve Ana Tanrıça kültürünün genetik kodlarını görmediler, görmezden geldiler. Rojava'da başlayan direniş bütün dünyadaki kadınlara umut oldu. Rojava'da Hedef alınan Abdullah Öcalan'ın paradigması, demokratik ulustur” diye belirtti.    En önemli ihtiyaç: Ulusal birlik    Rojava'ya yönelik saldırıların 2012 yılından bu yana hiç durmadığının hatırlatan Kezban Doğan, saldırılara karşı Kürtlerin bu sefer ulusal birlik ruhuyla cevap verdiğini ve direnişi büyüttüğünü söyledi. Kezban Doğan, Kürtlerin özünde direniş ruhu olduğunu belirterek,  "Kürtler tek sloganda birleşiyor; Herkes ‘Rojava, Rojhilat’e, Kurdistan yek welat e’ diyor. Dört parça Kürdistan'da Reber Apo'nun felsefesi sınırları kaldırdı. Sadece bıçak kemiğe dayandığında değil yaşamın her alanında bu ruhu ortaya çıkarmalıyız. Kürtlerin şu anda en çok ihtiyaç duyduğu şey ulusal birliğin ilanıdır" diye aktardı.    'Diplomasi çalışması yürütüyoruz'   Avrupa Kürt Kadın Hareketi olarak 10 Ocak’tan bu yana seferberlik ilan ettiklerini ve Rojava'yı savunmak için her alanda eylem gerçekleştirdiklerini aktaran Kezban Doğan, şöyle devam etti: "Kadın platformlarıyla, enternasyonalistlerle, feministlerle, sosyalistlerle birlikte ‘defend Rojava’ gruplarıyla alanlardayız. Halk diplomasisi başta olmak üzere yine pratik eylemler gerçekleştiriyoruz.    Örgütlüğü olduğumuz Avrupa ülkelerinde siyasi partilerle görüşmeler yapmak için başvurularımız oldu. Görüşmelerde ikiyüzlü politikalarından vazgeçmeleri ve insanlık değerlerini, insanlık onurunu temsil eden Rojava'yı korumalarını söyleyeceğiz. Suriyeli mülteciler için Avrupa'da 620 milyon Euro Colani hükümetine verilmesi kararını almışlar. Görüşmelerde o parayı verdiklerinde nasıl bir paradoks yaşadıklarını onlara anlatacağız. HTŞ’in IŞİD'ten tek farkı resmi olduğunu ve insanlık dışı saldırıları gerçekleştirdiklerini hatırlatacağız.  Daha önce Charlie Abdo'da, Paris'in merkezinde IŞİD saldırısı olmuştu; HTŞ'nin Rojava'ya saldırısıyla bu sefer Avrupa'da da büyük bir IŞİD katliamının söz konusu olacağını hatırlatacağız.    Rojava'nın siyasi statü kazanması için bütün gücümüzü kullanacağız.”