‘Tecrit son bulmalı, yasal düzenlemeler bir an önce yapılmalı’ 2026-02-06 09:07:20   Gülistan Gülmüş   RIHA - DEM Parti Hukuk Komisyonu Eş Sözcüsü Sevda Çelik Özbingöl, “Sayın Öcalan'ın üzerinde yürütülen tecridin sonlandırılması gerekiyor. Yasal düzenlemeler biran önce yapılmalı” çağrısında bulundu.   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan 27 Şubat tarihinde, “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısı yaptı. Bu tarihten itibaren belirli dönemlerde Abdullah Öcalan ile görüşmeler gerçekleştirildi. Ancak sürecin ana muhatabı olan Kürt Halk Önderine uygulanan tecrit hali sürüyor. Abdullah Öcalan ile çok sayıda görüşme talebi olmasına rağmen yalnızca Adalet Bakanlığı’nın belirlediği günlerde görüşme sağlanabiliyor. Bir yılını dolduracak sürece dair Kürt Halk Önderi ile yapılan görüşmelerde barış iradesine ve gücüne sahip olduğunu belirtmişti.   Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi  (DEM Parti) Hukuk Komisyonu Eş Sözcüsü Sevda Çelik Özbingöl, “Umut hakkı”na ve bu hakkın sağlanması için gereken yasalara dair değerlendirmelerde bulundu.   27 Şubat ve sonrası   27 Şubat’ta Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlatmış olduğu sürece dair hatırlatmalarda bulunan Sevda Çelik Özbingöl,  “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bütün siyasi partilerin Türkiye bileşeninin konsensüsüyle oluşturulan bir komisyonla işletilen bir süreç yürütüldü. Bu süreçte, bütün ülkemizin inanç, kadın, genç ve halk temsiliyetlerinin de içerisinde bulunduğu ciddi bir çalışma yürütüldü ve komisyon açıkçası çalışmalarını sonlandırdı. En son aşamada Sayın Öcalan’la yapılan görüşme ve basınla da paylaşılan 16 sayfalık komisyon tutanakları, bu sürecin kamuoyunun önünde açık bir şekilde işletilme zorunluluğunu ortaya koydu. Bu zorunluluktan kaynaklı olarak da somut ve kalıcı toplumsal barış beklentisini büyüten ve kalıcılaştıran adımların atılması talebi beraberinde geldi” dedi.     ‘Rojava’daki saldırılar tecritten bağımsız değil’   Türkiye’de yürütülen sürece dair çalışmalar devam ederken Rojava’daki çatışmaların başladığını ifade eden Sevda Çelik Özbingöl, “Ortadoğu sürecine de katkı sunabilecek bir sürecin işletilmesini beklerken, Halep’in mahallelerinde sivil insanlara yönelik ciddi hak ihlalleri, ciddi mağduriyetler ve ciddi insanlık suçu olarak tanımlayabileceğimiz bir mağduriyet süreci yaşandı. Biz bunu ne ülkemizdeki süreçten bağımsız olarak değerlendirebiliriz ne de Sayın Öcalan üzerinde devam eden ve devam ettirilmeye çalışılan tecritten bağımsız olarak adlandırabiliriz. Bu temelde biz, sürecin bütünlüğünü; coğrafyamızdaki barışçıl ve demokratik aşamaların, gelişmelerin hepsinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bu sürece katkısı, etkisi ve barışı inşa eden gücü esas alınarak Sayın Öcalan üzerinde yürütülen tecridin sonlandırılması gerektiğini ifade ediyoruz” diye belirtti.     ‘Sayın Öcalan’ın koşulları iyileştirilmiş değil’   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çalışmalarını yürütebileceği koşulların henüz sağlanmadığını kaydeden Sevda Çelik Özbingöl, “Sayın Öcalan’ın bu barış sürecini büyütmesini ve kalıcılaştırmasını sağlayacak koşullar oluşmuş değil. Bu sürece katkı sunabilecek basın mensuplarıyla, sivil toplum kurumu bileşenleriyle, akademisyenlerle, uluslararası bileşenlerle, şahıslar ve kişilerle hem görüşme yapabilmesi hem de sürece katkı sunabilmesi gerekiyor. Özgür yaşam ve özgür çalışma koşullarında bu sürece özgürce katkı sunabileceği bir pozisyonda yer alması gerekir. Zira adına gerçekten barış ve demokratik toplum süreci diyeceksek, bu sürecin özgürlük koşulları altında işletilebileceğine katiyetle inanıyoruz ve Sayın Öcalan’ın bu sürece sunacağı katkıyı çok önemli ve değerli buluyoruz” sözlerini kullandı.    ‘Yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması gerekiyor’   Oluşturulan komisyonun raporunu henüz kamuoyu ile paylaşmadığının altını çizen Sevda Çelik Özbingöl, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütün siyasi partilerin bu konuda yapılan görüşmeler çerçevesinde ciddi raporlamaları var. Hem DEM Parti’nin hem de diğer siyasi partilerin yapılan görüşmelerde sunduğu kurum raporlamaları hem kapsamlı hem de barışı inşa edebilecek potansiyelde ve yeterlilikte. Bu temelde hazırlanan bir raporun Meclis’e sunulması ve bu ihtiyaçlar, talepler ve beklentiler doğrultusunda kalıcı barışı inşa edecek yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması gerekiyor. Elbette ki süreç çok boyutlu; ancak Umut Hakkı ve Sayın Öcalan’ın bu sürece sunacağı katkı üzerinden başlanması, sürecin hem hızlı hem güçlü hem de kalıcı bir şekilde ilerleyeceğinin göstergesi olacaktır.”