Bulam’da 8 Mart buluşması: Barışı inşa edeceğiz 2026-03-07 13:32:07   SEMSÛR - Bulam'da yapılan kadın buluşmasında dayanışma ve örgütlülük mesajı verilerek, “Barışı biz inşa edeceğiz” denildi.   Tevgera Jinên Azad (TJA), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında, "Direnişle özgürleşiyor, demokratik toplumu örüyoruz" şiarıyla Semsûr'un (Adıyaman) Bulam (Pınarbaşı) beldesinde kadın buluşması gerçekleştirdi. Çok sayıda kadının katıldığı buluşma, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren kadınların anısına yapılan saygı duruşu ile başladı.   Buluşmada söz alan Çelikhan İlçe Eşbaşkanı Meral Çalışkan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlam ve önemine dikkat çekti. Meral Çalışkan, “Karşılaştığımız her türlü baskı ve eşitsizliğe karşı vereceğimiz en güçlü cevap, örgütlü mücadelemiz ve sarsılmaz dayanışmamızdır. Bu yüzden 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü sadece bir anma ve kutlama değil, aynı zamanda bir farkındalık ve dayanışma günüdür. Dünyayı emeğiyle güzelleştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü saygıyla, sevgiyle ve minnetle kutluyorum. Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın kadın mücadelesi, Jin, Jiyan, Azadî” dedi.   ‘Bu düzeni değiştirme sorumluluğumuz var’   Bulam Belediye Eşbaşkanı Kamile Ocak ise dünyanın her yerinde şiddetin devam ettiğinin altını çizerek, “Kürt sorununun demokratik çözümü için önemli bir aşamadayız. Şüphesiz bu süreç bizim için mücadele sürecidir. Başta Alevi kadınlar olmak üzere, tüm kadınların demokrasiye ve barışa ihtiyacı var. 8 Mart buluşmamız vesilesi ile dile getirmeyi önemli görüyorum, bizlerin tüm farklılıklarımız ile eşit ve adil bir şekilde, barış içinde yaşama ısrarı ve mücadelesi, çok önemli. Her gün 3 kadının katledildiği bir coğrafyada, haklarımızı yaşayabilmemiz için bu düzeni değiştirme sorumluluğumuz var” diye belirtti.   ‘Yaşamı örmeye devam edeceğiz’   TJA aktivisti Nesrin Akgül de 8 Mart’a kadın katliamları ile girildiğini, ancak bunun yanında ciddi bir kadın mücadelesi de olduğunun altını çizerek, “Yan başımızda kadın katliamlarının haberlerini duyarak giriyoruz, çocuklara dönük taciz ve tecavüz olayları ile giriyoruz. Biz aynı zamanda 8 Mart’a direnen kadınlar, buna itirazı olan kadınlar olarak, ‘Şimdi kadın zamanı’, ‘Jin jiyan, azadî’ diyerek giriyoruz. Çünkü biz mücadele ettikçe kazanıyoruz, bu nedenle hiçbir acı ve ölüm bizi yıldıramaz. Biz her ölümden sonra bir ölür, bin doğarız diyerek yaşamı örüyoruz. Kadın devriminin olduğu Rojava’da çeteler sadece kadınları öldürmekle kalmadı, ölü bedenine de tahammül etmedi, bunu da bütün dünyaya duyurdu. Bunu yaparken de utanmadı. Öldürüp saçını kestiği kadının saçını teşhir ederek, sizin hakkınız budur dedi. Biz de buna karşı ölmedik, diriliyoruz, yaşamı örmeye devam ediyoruz dedik. Kadınların böyle bir tarihi var; uzun yıllardır saçlarını kesiyor ve kesiyorsa protesto ediyor demektir. Biz de buna karşı elbet biz saç örgüsünden ibaret değiliz ama oradan da vursanız, buradan yaşamı örmeye devam edeceğiz diyoruz” ifadelerini kullandı.   ‘Barışı biz inşa edeceğiz’   Nesrin Akgül, konuşmasının devamında, “Rojava devriminin anısına bağlı kalarak yaşamı örmeye devam ediyoruz dedik ve her yerde de yaşamı örmeye devam edeceğiz. Bu zaman, kadın katliamlarına karşı dur deme zamanıdır. Nasıl yaşayacağımıza biz karar vereceğiz. Bizler 8 Mart’ta Sema Yüce, Zilan, zindanlarda direnen kadın tutsakların geleneği ile geldik. Kürt kadın mücadelesinin geleneği ile geldik. Artık Kürt kadınları olarak varız, sadece var olmayacağız, kadın kurtuluşunu da sağlayacağız. Merhamet eden, toplum adına söz kuran kadınlardır. Biz kadınlar olarak bu vicdanı politik bir güce çevirme evresindeyiz. Barışı biz inşa edeceğiz, jin, jiyan, azadî!” ifadelerine yer verdi.   Buluşma, kadınlara dağıtılan çiçekler ve “Jin, jiyan, azadî” sloganları ile sona erdi.