Êzidîlerin en kutsal günü: Çarşema Sor 2026-04-08 13:34:27   HABER MERKEZİ- Êzidî toplumu en kutsal bayramlarından Çarşema Sor’u karşılıyor.     Êzidî toplumu, her yıl Nisan ayının ilk çarşambasında kutladığı Çarşema Serê Nîsanê ya da bilinen adıyla Çarşema Sor’u karşılıyor. Şengal başta olmak üzere Êzidîlerin yaşadığı birçok yerde kutlanan bu özel gün, yalnızca yeni yılın başlangıcı olarak değil, aynı zamanda evrenin yaratılışının ve yeryüzünde yaşamın başlangıcının hatırlandığı kutsal bir gün olarak kabul ediliyor.   Yaratılışın ve yaşamın günü   Êzidî inancına göre evren, başlangıçta karanlık içinde “Dura Spî” yani Beyaz İnci biçimindeydi. Kozmolojik anlatıya göre Tanrı’nın buyruğuyla bu inci parçalandı; yer ve gök birbirinden ayrıldı. Ancak yeryüzü henüz şekillenmemişti. Nisan ayının ilk çarşambasında Tanrı’nın, yedi kutsal meleğin başı olan Tawisî Melek’i yeryüzüne göndermesiyle birlikte yaşamın başladığına inanılıyor.   Tawisî Melek’in Laleş’e inişiyle yeryüzündeki buzların çözüldüğü, doğanın canlandığı ve dünyanın yeşerdiği kabul ediliyor. Bu nedenle Çarşema Sor, ışığın karanlığa karşı üstün geldiği, yaşamın yeniden filizlendiği gün olarak anlam kazanıyor.   Renkli yumurtalar yaratılışın sembolü   Bayramın en dikkat çeken ritüellerinden biri renkli yumurtalar oluyor. Êzidî inancında yumurta, hem “Dura Spî”yi hem de evreni simgeliyor. Yumurtanın haşlanması toprağın katılaşmasını, renklendirilmesi baharın gelişiyle doğanın büründüğü renkleri, kırılması ise yaratılıştaki büyük dönüşümü anlatıyor.   Bayram sofralarında özellikle tahıl ve bakliyattan yapılan yemekler hazırlanıyor. Çocuklar ve yetişkinler boyadıkları yumurtaları tokuşturuyor. Kimin yumurtası kırılmazsa, o kişinin yeni yılda daha şanslı olacağına inanılıyor. Bu ritüel, aynı zamanda yaşamın ortaya çıkışını sembolize ediyor.   Basimar ve Gula Nîsanê   Çarşema Sor’da “Basimar” adı verilen kırmızı ve sarı ipler de bileklere bağlanıyor. Bu bağın bereketi, sağlığı ve hastalıklardan korunmayı simgelediğine inanılıyor. Basimar, kendiliğinden düşene kadar ya da daha sonra kutsal bir yere bırakılana dek çıkarılmıyor.   Bayramın bir diğer sembolü ise Gula Nîsanê oluyor. Kırmızı çiçekler evlerin kapılarına ve pencerelerine asılıyor. Bu gelenek, hem baharın gelişini müjdeliyor hem de evin korunmasını simgeliyor.   Gün doğumuyla başlayan pîrozbahî   Kutlamalar günün ilk ışıklarıyla başlıyor. Êzidîler yüzlerini güneşe dönerek dua ediyor. İnanca göre yılın bereketi, günün ilk ışıklarıyla birlikte dünyaya yayılıyor. Ardından arınma ritüelleri gerçekleştiriliyor. Özellikle Laleş’te bulunan Kaniya Spî’nin suyu ile yüz yıkanması, ruhsal temizliğin işareti olarak görülüyor.   Miriyên bîranîn ve mezarlık ziyaretleri   Çarşema Sor’un önemli ritüellerinden biri de yaşamını yitirenlerin anılması oluyor. “Xêra Miriyan” adı verilen bu gelenekte kadınlar, erkekler ve çocuklar mezarlıklara gidiyor. Yanlarında özel ekmek, yumurta ve meyveler götürülüyor.   Êzidî inancında yaşamını yitirenlerin de bu bayram sevincine ortak olduğuna inanılıyor. Bu nedenle mezarlıklarda yiyecekler pay ediliyor, dini ezgiler söyleniyor ve koçgiriştikler anılıyor.   Doğayla kurulan bağ   Bayram yalnızca toplumsal ve inançsal değil, aynı zamanda ekolojik bir anlam da taşıyor. Mezarlık ziyaretlerinin ardından aileler doğaya yöneliyor. Sêwek ekmeğinin ve yumurtaların bir bölümü tarlalara, kuşlar ve diğer canlılar için bırakılıyor. Bu ritüel, Êzidî toplumunun doğayla kurduğu güçlü bağı ve xwezayê duyduğu saygıyı görünür kılıyor.   Nisan ayına duyulan saygı   Êzidî inancında Nisan ayı “Bûka Salê” yani yılın gelini olarak tanımlanıyor. Bu nedenle bu ay içinde evlilik yapılmıyor, toprak kazılmıyor. Toprağın bu dönemde “ducanî” olduğuna inanılıyor ve ona müdahale etmek yaşamın kendisine zarar vermek olarak görülüyor.   Çarşema Sor aynı zamanda barış günü   Çarşema Sor’un en güçlü yanlarından biri de toplumsal barışı esas alması oluyor. Bu günde küs olanların barışması, birbirini ziyaret etmesi ve yeni yıla kin taşımadan başlaması önemli görülüyor. Araya kimsenin girmediği bu barışma hali, bayramın en temel toplumsal mesajlarından biri olarak öne çıkıyor.   Kürdistan’ın dört parçasında ve diasporada coşkuyla kutlanan Çarşema Sor, Êzidî toplumunun hafızasını, inancını ve kültürel varlığını bugüne taşıyor. Onlarca fermana rağmen yaşatılan bu bayram, aynı zamanda özgür yaşam ısrarının ve toplumsal direncin de ifadesi oluyor.   Laleş’te 365 çira yakılıyor   Çarşema Sor’un en güçlü merkezlerinden biri olan Laleş’te ise bayram akşamı 365 çira yakılıyor. Her bir çira yılın bir gününü simgeliyor. Bu ritüel, yaşamın aydınlatılması ve yılın her gününe ışık düşmesi anlamını taşıyor. Laleş’te ayrıca sema benzeri ritüellerle bayram karşılanıyor.   Çarşema Sor, Êzidî toplumu için yalnızca bir bayram değil; yaşamın, hafızanın, doğanın ve barışın yeniden hatırlandığı kutsal bir eşik olarak yaşatılmayı sürdürüyor.