Tutsak yakınları: Çocuklarımız serbest bırakılsın!

  • 09:01 29 Kasım 2025
  • Güncel
Gülistan Gülmüş
 
DÎLOK - Cezaevlerindeki siyasi tutsakların keyfi gerekçelerle tahliyelerinin ertelendiğini vurgulayan yakınları, “Ölmeden önce çocuğumuzu görmek istiyoruz, tek isteğimiz budur. Barış olsun istiyoruz, her şey yoluna girsin. Tutsaklar bırakılsın, kan dökülmesin artık” çağrısında bulundu.
 
Kürdistan ve Türkiye kentlerinde bulunan cezaevlerindeki şartlar ve ihlaller siyasi tutsaklar için zaman geçtikçe zorlaşıyor. Siyasi tutsakların çoğunun tahliye edilmesi gerekirken keyfi gerekçelerle erteleniyor. Yine tutsaklar cezaevlerinde ciddi sağlık sorunlarının yanı sıra ekonomik kriz ve hak ihlalleri ile yüz yüze bırakılıyor. Tutsakların yakınlarının bulunduğu kentten uzak bölgelere gönderilmeleri aylarca aileleri ile görüşememelerine neden oluyor. Bazı aileler ise ekonomik kriz ve yoksulluktan dolayı 1 yıldan daha uzun bir süre cezaevindeki yakınları ile görüşemiyor, ayrıca maddi destek de sunamıyor.
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat tarihinde yapmış olduğu “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısı ile yeni bir barış umuduna ufuk açılmıştı. Çağrının yapıldığı bu bir yıllık süreçte Kürt halkının temel talepleri oldu. Bu taleplerin başında da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve siyasi tutsakların özgürlüğünün sağlanması oldu.
 
Dîlok’un (Antep) Şehitkamil ilçesinde tutsak yakınları ile bir araya gelinen buluşmaya katılan ailelerden sürece ve taleplerine dair mikrofon uzattık.
 
‘Asker ve polis aileleri ile beraber barışı isteyelim’
 
Kardeşi Bedri Akın 17 yıldır tutsak olan ve tahliyesi ertelenen Perişan Akın, ilk olarak kardeşinin Şirnex, Amed, Dîlok, Bolu ve Ankara cezaevlerinde kaldığını belirtti. Perişan Akın, “Tek başına yıllardır hücrede kalıyor. Çok fazla baskı ve haksızlık var. Biz tutsak ve şehit aileleri olarak sürecin iyi olmasını umuyoruz. Tutsaklar bırakılsın, gerillalar evlerine dönsünler. Dilimiz yasaklanmasın, biz de anneler olarak barış istiyoruz. Ne asker ne polis hiç kimse ölmesin, bütün anneler aynıdır, ağlamasınlar. Barış sadece bize değil hem bizlere hem Türklere hem de bütün dünyayadır. Polis ve asker aileleri de bizimle beraber olsun, beraber Meclise de gidelim, her yere gidip barış isteyelim” dedi.
 
36 yıllık tutsak oğlunu ‘ölmeden’ görmek istiyor
 
Hanife Çelik ise, oğlu Abdullah Çelik’in 36 yıldır cezaevinde olduğunu söyledi. Hanife Çelik, barışın olmasını istediğini kaydederek, “Türkiye’de ne kadar hapishane varsa hepsine götürdüler. Cezası bitiyor, yine 3 ay vererek erteliyorlar. Şimdi Aksaray’da kalıyor. Ben ölmeden önce oğlumu görmek istiyorum. Tek isteğim budur. Barış olsun istiyoruz, her şey yoluna girsin. Tutsaklar bırakılsın, kan dökülmesin artık” diye belirtti.
 
‘Çocuklarımız serbest bırakılsın istiyoruz’
 
Şakran Cezaevi’nde tutulan ve 36 yıldır tutsak olan Necmettin Orhan’ın annesi Ayniye Orhan, şu ifadeleri kullandı: “Barış istiyoruz, başkanımızı istiyoruz. Biz de herkes gibi bir yaşam yaşamak istiyoruz. Çocuklarımız serbest bırakılsın istiyoruz. Ne Türk aileleri ne de biz artık acı çekmeyelim.”
 
‘CHP’nin yaklaşımını sevmedik’
 
Sakine Behçet ise şunları dile getirdi: “Biz her zaman gerçek bir barışın olmasını istiyoruz. Kimse kimseyi kandırmasın. Bir süredir barış süreci var ama henüz somut bir şey görmedik. Bir heyet İmralı’ya gitti. Biz tutsakların serbest bırakılmasını istiyoruz. Kayyım atanan belediyelerimizi geri versinler. CHP’nin bu yaklaşımını sevmedik, eğer Kürtler olmasaydı CHP bugünkü konumda olmaz, bu kadar da oy almazdı. Kimse bizi kandırmasın, hiçbir ananın evladının sebebi olmasınlar. Şehit asker, şehit gerilla da bizim. Daha önce bizlerin ataları da bu topraklar için mücadele etti, savaştı. Biz de dilimizi inkâr edemeyiz. Dilimiz bizim hakkımız, umarım barış olacak.”
 
‘Herkes için barış istiyorum’
 
Sozdar Akbaş ise kardeşi için şu çağrıda bulundu: “Benim kardeşime ağırlaştırılmış müebbet verdiler, 5 çocuğu var. Tutsaklar için, dağda olanlar için herkes için barış istiyorum. Bu barış sürecini destekliyorum, başkanımız da serbest bırakılsın. Bazı ailelerde 2-3 tutsak var. Barışı destekliyorum, herkese de çağrımdır gelsinler el ele tutuşup barış için mücadele edelim.”
 
Cezası biten hasta tutsak tahliye edilmiyor
 
Xebat Gengeç de, hasta yakınının tahliyesinin ertelendiğini vurgulayarak, şu çağrıda bulundu: “Umarım barış olur, kuzenim Selim Hacer 29 yıldır tutuklu ve hasta. Önceden burada tutukluydu, şimdi de Kayseri’de. Annesi onu görmenin umuduyla yaşıyordu ancak onu göremeden yaşamını yitirdi. Babası da çok yaşlı, gidip göremiyor. Cezası bitmesine ve hasta olmasına rağmen bırakmıyorlar. Şimdi de felçli durumda. Tutsakların bırakılmasını istiyoruz, barış olsun. Eşit bir şekilde bu ülkede yaşayalım. Başarı diliyorum, bütün annelerin önünde saygıyla eğiliyorum.”