Afganistan’da saç örgüsü ve direnişin sessiz hali
- 09:03 5 Şubat 2026
- Dünya
Derya Ceylan
HABER MERKEZİ - Taliban öncesi ve sonrası süreçte kadınların toplumsal alandaki varlığı sistematik biçimde hedef alınırken, Afganistan’da saç örgüsü estetik bir unsur olmaktan çıkıp ev içindeki hafızanın ve sessiz bir direniş biçiminin parçası haline geldi.
Afganistan’da saç, yüzyıllardır kadınların gündelik yaşamında önemli bir yer tutuyor. Farklı dönemlerde, farklı koşullar altında değişse de saçla kurulan ilişki; kadınlık, aidiyet ve kuşaklar arası aktarım üzerinden varlığını sürdürdü. Siyasal kırılmalar, savaşlar ve rejim değişiklikleri boyunca kadınların toplumsal alandaki görünürlüğü dalgalı bir seyir izlerken, saç çoğu zaman ev içi yaşamda korunabildi. Bugün gelinen noktada ise saç, toplumsal alandan dışlanan kadınların sessiz var olma biçimlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Tarihsel süreçte saç: gündelik yaşam ve aktarım
Afganistan’da saç, tarihsel olarak kadınların gündelik yaşamının merkezinde yer aldı. Kırsal bölgelerde ve farklı etnik topluluklarda saç örgüsü; yaş, evlilik durumu ve toplumsal konumla ilişkilendirildi. Uzun saç ve örgü, kadınlar arasında emekle, bakım yöntemleriyle ve süreklilikle bağ kuran bir gelenek olarak aktarıldı.
Saç örgüsü çoğu zaman sözle ifade edilmeyen bir anlam taşıdı. Yaz ve benzeri ritüellerde ya da mevsim geçişlerinde saçın nasıl örüldüğü, açık ya da toplu olması farklı anlamlar kazandı. Bu durumda saç, Afganistanlı kadınlar için hem kişisel hem de ortak bir hafıza alanı oluşturdu.
Bu uygulamalar, devlet politikalarına rağmen çoğu zaman ev içi yaşamda varlığını sürdürdü. Saç, kadınların kendi bedenleriyle kurdukları en eski ve en süreklilik taşıyan bağlardan biri olarak korunabildi.
1970’lerden 1990’lara: kent, köy ve görünürlük farkı
1970’li yıllarda, özellikle Kabil gibi büyük kentlerde kadınların toplumsal görünürlüğü görece artmıştı. Üniversitelerde eğitim gören ve kamu kurumlarında çalışan kadınlar için saç; açık, yarı örtülü ya da farklı biçimlerde şekillendirilebilen bir ifade alanıydı. Bu dönem, saçın toplumsal alanda daha görünür olduğu yıllar olarak hatırlanıyor.
Ancak bu görünürlük ülke geneline yayılmadı. İlçe ve köylerde geleneksel saç örgüsü uygulaması sürerken, kent ve uzak yerleşim bölgeleri arasındaki fark belirginleşti. Sovyet işgali ve sonrasında yaşanan iç savaş süreciyle birlikte kadınların yaşam alanları daraldı; saç ve beden üzerindeki toplumsal denetim giderek arttı.
Taliban’ın ilk iktidarı: bedenin tamamen denetim altına alınması
Taliban’ın 1996–2001 yılları arasındaki ilk iktidar döneminde kadınların toplumsal alandaki varlığı neredeyse tamamen ortadan kaldırıldı. Eğitim, çalışma ve sokağa çıkma yasaklarının yanı sıra saç da doğrudan denetim altına alındı. Kadınların saçının görünmesi yasaklandı, saç bakımı dahi “ahlak” denetiminin konusu haline getirildi.
Bu dönem, saçın yalnızca örtülmesi gereken bir unsur değil, kadın bedeninin bütünüyle kontrol altına alınmasının araçlarından biri olarak ele alındığı bir kırılma yarattı.
Sınırlı ama mümkün olan toplumsal alan
2001 sonrası Taliban’ın iktidardan düşmesiyle birlikte Afganistan’da kadınlar için daha geniş bir toplumsal alan açıldı. Eğitim, çalışma ve seyahat alanlarında ciddi sorunlar devam etse de kadınlar üniversitelere gidebildi, kamu kurumlarında çalışabildi, sivil toplum ve medya alanlarında yer aldı.
Bu dönemde saç, özellikle kentlerde yeniden toplumsal alanda görünür hale geldi. Toplumsal baskılar tamamen ortadan kalkmasa da kadınlar saç biçimleri üzerinde sınırlı da olsa söz sahibi olabildi. Saç bu dönemde kadınların toplumsal varlığının doğal bir parçasıydı; beden üzerindeki denetim mutlak değildi.
Taliban sonrası: hakların gaspı ve yeniden denetim
Taliban’ın 2021’de yeniden iktidara gelmesiyle birlikte kadınların kazanılmış hakları kısa sürede ortadan kaldırıldı. Eğitim, çalışma, seyahat ve toplumsal yaşama katılım alanlarında getirilen yasaklar kadınların yaşamını büyük ölçüde ev içine sıkıştırdı. Kadınlar neredeyse her alanda giderek görünmez hale geldi.
Bu süreçte kadınlara ait mekânlar da hedef alındı. Kimi alanların kapatılmasıyla birlikte saç, yeniden toplumsal alandan silindi. Saç artık yalnızca örtülmesi gereken bir unsur değil; denetim altına alınması gereken bir alan olarak ele alındı. Saçın görünürlüğü, biçimi ve bakımı doğrudan Taliban’ın uygulamalarının konusu haline geldi.
Sessiz direniş ve hayatta kalma
Bu koşullarda saç örgüsü büyük ölçüde ev içine çekildi. Kadınlar saçlarını artık sokakta değil, kapalı kapılar ardında örüyor. Bu durum saçın anlamını da değiştirdi.
Saç örgüsü bugün Afganistan’da yalnızca geçmişten kalan bir gelenek olarak görülmüyor. Anne-kız arasında örülen saçlar, ev içi sohbetler ve saç bakımı yöntemleri, kadınlar için kendini koruma ve hatırlama biçimine dönüşüyor. Bazı kadınlar evlerinde gizlice saçlarını açıyor, örüyor ya da bakımını yapıyor. Ancak bu uygulamalar toplumsal alanda görünür değil.
Günümüz
Afganistan’da kadınların toplumsal alandan dışlanması sürdükçe, saçın taşıdığı anlam daha da ağırlaşıyor. Yüzyıllardır gündelik yaşamın parçası olan saç örgüsü, bugün baskı koşulları altında sessiz bir var olma biçimine dönüşmüş durumda.
Saç, Afganistanlı kadınlar için artık yalnızca geçmişten gelen bir alışkanlık değil; görünmez kılınmak istenen bedenin ev içindeki varlık ısrarını ifade ediyor.







