KCDP Temsilcisi: Kadınlar durup dururken balkondan düşmüyor
- 09:21 19 Şubat 2026
- Güncel
Elfazi Toral
İSTANBUL - Ece Kılıçarslan’n balkondan kazaen düşemeyeceğini kanıtlayan bilimsel rapora rağmen fail hakkında beraat kararı verildi. Karara tepki gösteren KCDP İstanbul Temsilcisi Şirin Yalıncakoğlu, "Kadınlar durup dururken balkonlardan düşmüyor. İstinaf sürecinde de failin peşindeyiz" dedi.
İstanbul Ümraniye’de 16 Mart 2022’de Ece Kılıçaslan, evinin balkonundan şüpheli bir şekilde düşerek yaşamını yitirdi. Olayla ilgili devam eden davada bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu. Raporda, Ece Kılıçaslan’ın düştüğü mesafe ve düştüğü noktanın konumu baz alınarak bunun intihar olamayacağı; bir dış güç tarafından “itilmiş” ya da “atılmış” olması gerektiği belirtildi. Bu raporun dosyaya girmesinin ardından Ece Kılıçaslan’ın şüpheli ölümüne ilişkin dava dün İstanbul Anadolu Adliyesi 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasıyla devam etti. Bir önceki celsede iddia makamı fail Erol Acar hakkında “eşi kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etmişti. Ancak mahkeme heyeti, “itmeye dair kuvvetli şüphe bulunduğu ancak şüphe üzerine hüküm kurulamayacağı” gerekçesiyle fail hakkında beraat kararı verdi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), İstanbul temsilcisi Şirin Yalıncakoğlu değerlendirmelerde bulundu.
Ece Kılıçarslan’ın kendi evinin balkonundan şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybettiğini anımsatan Şirin Yalıncakoğlu, yaklaşık 4 yıldır bu olayı şüpheli bir ölüm olarak nitelendirdiklerini dile getirdi. Şirin Yalıncakoğlu, “Bu süreçte evli olduğu erkek tutuklanmadan serbest yargılanıyordu. Çok kısa bir süre önce tutuklu yargılanmaya başlandı. Altı duruşmanın ardından karar duruşması görüldü. Olay yeri incelemesinin ardından eksik kalan adli mekanik raporu da dosyaya eklendi ve Ece'nin balkondan kendi başına atlayamayacağı; atlasa bile o bölgeye düşemeyeceği ya da kazara düşmesinin mümkün olmadığı kesinlikle kanıtlandı. Bu bilimsel raporun esas kabul edilmesiyle mahkeme savcısı ve mahkeme heyeti sanık hakkında tutuklama kararı vermişti. Sanık yaklaşık 1,5 aydır tutukluydu; fakat bu duruşmada ‘her türlü şüpheden uzak kesin kanıt yoktur’ ve ‘şüpheden sanık yararlanır’ denilerek sanık beraat ettirildi” dedi.
‘Her bir şüpheli kadın ölümü cinayettir’
Her şüpheli kadın ölümünün bir “cinayet” potansiyeli taşıdığına dikkat çeken Şirin Yalıncakoğlu, “Çünkü biliyoruz ki kadınlar durup dururken balkondan düşmüyor, kendilerini pencereden atmıyor. Ece'nin bulunduğu evde sadece sanık vardı. Ece'nin daha öncesinde darp edildiği, şiddet gördüğü, uzaklaştırma kararı aldığı ve boşanmak istediği gerçekliği ortadayken ‘her türlü şüpheden uzak’ ilkesinin bu dosyada uygulanamayacağını söylemek zorundayız. Biz Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak bütün şüpheli kadın ölümlerini, kadın cinayetlerini ve çocuk istismarı davalarını takip ederek adaletin sağlanmasını istiyoruz. Çünkü adalet sağlanmadığı sürece bütün bu dosyalar kapatılıyor; potansiyel sanıklar serbestçe gezip başka bir kadının ya da çocuğun canını yakmaya devam ediyor. Bu böyle gitmeyecek. Elbette adalet yerini bulacak ve istinaf sürecinde de davanın takipçisi olacağız” şeklinde konuştu.
Cezasızlığa karşı örgütlenme çağrısı
Adaletin yerini bulmadığı her durumda tekrar adalet çağrısı yapmak zorunda kaldıklarını vurgulayan Şirin Yalıncakoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çünkü açıklanamayan ve sonuca ulaşmayan her dava, sanıkların ceza almaması ve cezasızlık politikası; erkekler tarafından daha çok kadının ölüme sürüklenmesine ve öldürülmesine neden oluyor. Kadınlara şunu söylemek istiyorum: Örgütlenin, mücadele edin ve haklarınızı arayın. En ufak bir şiddete maruz kaldığınızda savcılığa, karakola, emniyete ya da bize ulaşın. Haklarımızı aramak ve hayatta kalabilmek için mücadele etmek zorundayız. 8 Mart’a giderken özgürlüklerimiz, haklarımız ve yaşam mücadelemiz için alanları dolduralım. Şiddetsiz ve cinayetsiz bir yaşam için herkesi her gün, her yerde, sokakta birlikte mücadele etmeye davet ediyorum.”







