Agirî'de 8 Mart buluşması: Özgürlüğümüzü kazanacağız

  • 13:04 2 Mart 2026
  • Güncel
AGİRÎ - Bazîd'deki 8 Mart buluşmasında konuşan TJA aktivisti Gülten Kışanak, sürece dikkak çekerek, "Barış ve demokratik toplumun komutanı sizsiniz. Biz hayallerimizi gerçekleştireceğiz, özgürlüğümüzü kazanacağız" dedi. 
 
Tevgara Jinên Azad (TJA) 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında “Direnişle özgürleşiyor, demokratik toplumu örüyoruz” şiarıyla Agirî’nin (Ağrı) Bazîd (Doğubeyazıt) ilçesinde kadın buluşması gerçekleştirdi. Eski Belediye Parkı’nda gerçekleşen buluşmaya, TJA aktivistleri Gültan Kışanak, Zekiye İlbasan ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kadın Meclisi Sözcüsü Berivan Bahçeci ile çok sayıda kadın katıldı. 
 
Kadınların ulusal kıyafetlerle katıldığı buluşmada, TJA bayrakları ile üzerinde “Jin, jiyan, azadî” yazılı bayraklar açıldı. Buluşmada, “Özgür ve eşit yaşamda ısrarcıyız” “Berxwedana jinên ciwan deng daye qadên azad” ve “Bi rihê hevaltiya komûnalist Rêberiya xwe azad bikin” dövizler taşındı. 
 
Buluşma öncesi Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ilçe binası önünde bir araya gelen kadınlar, buluşma noktasına “jin, jiyan, azadî” sloganları eşliğinde yürüdü. 
 
Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren kadınlar anısına saygı duruşunda bulunuldu. 
 
TJA aktivisti Zekiye İlbasan, 8 Mart’ın tarihsel önemine dikkat çekti. Kadınların çalınan emeğine sahip çıkması gerektiğinin altını çizen Zekiye İlbasan, “Her insan kendi emeği ile kendini var eder. O nedenle 8 Mart bizim için çok önemli. Kadınlar bugünde emeği için mücadele etti. Biz de emeğimize sahip çıkmak için sokaklarda, alanlarda olacağız. Emeğimizin görünür olması için yasalar çıkmalı. Bunun için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.
 
‘Kadın özgürlük paradigması dünyaya emsal oldu’
 
Rojava’daki kadın direnişine dikkat çeken Zekiye İlbasan, “DAİŞ’e karşı mücadele eden kadınlar, erkek zihniyeti ile katlediliyor. Bu sıradan bir katletme değil. Kadın bedeni dördüncü kattan aşağı atılıyor, kadının saç örüğü kesiliyor. Bu da kadından duyulan korkunun göstergesidir. Ne yaparlarsa yapsınlar kadınlar her alanda direnmeye devam edecek. Sayın Öcalan’ın kadın özgürlük paradigmasına saldırılar düzenleniyor. Bu kadın özgürlük paradigması dünyaya emsal oldu. Toplumun en emekçi kesimini kadınlar oluşturduğu için en çok kadınlara saldırılıyor. Ne yaparlarsa yapsınlar Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sesini kısamazlar. Her kadın kendine güvensin, kendine inansın. Tek gülle bahar gelmez ama güller baharı yaratır. Saralar, Nagihanlar, Sema Yüce'ler ile baharı getireceğiz” diye belirtti. 
 
‘İmralı’ya selam olsun’
 
DBP Kadın Meclisi Sözcüsü Berivan Bahçeci de 8 Mart’ın anlam ve önemine işaret ederek, her alanın erkekleştiğini ve kadınlara alan tanınmadığını söyledi. Kadınların çalınan haklarını geri alana kadar alanlarda olmayı sürdüreceklerini belirten Berivan Bahçeci, “Erkek egemen zihniyeti hala kadınlara alan tanımıyor. El ele vermeyene kadar ve haklarımızı geri almayana kadar kimse bize haklarımızı vermeyecektir. Haklarımızı almak için mücadele edeceğiz. ‘Barış ve Demokratik Toplum’ inşa edilene kadar kadın sesi ile her alanda olacağız. Sayın Öcalan’ın paradigması, toplumun özgürleşmesi için öncelikle kadının özgürleşmesi gerektiğini söylüyor. Bu nedenle kadınların her alanda sesini yükseltmesi gerekiyor. Eğer toplumun özgürleşmesini istiyorsak, öncelikle kadının özgürleşmesi gerekiyor. O yüzden bulunduğumuz her alanda ‘jin, jiyan, azadî’ diyoruz. Öte yandan Sayın Öcalan’ın 27 Şubat’ta deklare ettiği ‘barış ve Demokratik Toplum’ çağrısı üzerinden bir yıl geçti. Buradan İmralı’ya selam olsun. Bir yıldır barış için, demokrasi için mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı. 
 
‘Sara, Nagihan, Arinlerin yolu  ışık olacaktır’
 
Artan kadın katliamlarına değinen Berivan Bahçeci, “Her şeyden önce kadınların hakkını tanımalıyız. Hak ve hukukun olmadığı yerde özgür ve demokratik bir toplumdan da bahsedemeyiz. O nedenle DAİŞ zihniyetiyle kadınları katleden zihniyeti lanetliyoruz. Özgür kadın paradigmasının yayılması için mücadele eden Sara, Nagihan, Arin Mirxan ve yaşamını yitiren tüm kadın arkadaşlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz. Yolları önümüze ışık olacaktır. Rojava paradigmasını savunuyoruz” diye aktardı. 
 
‘Barış ve demokratik toplumun komutanı sizsiniz’
 
Sonrasında konuşan Gültan Kışanak, “8 Mart birlik ve dayanışma günüdür. Bugün yeni bir Ortadoğu kuruluyor. Kürtler de artık dili, kimliği, kültürü ve iradesiyle yerini alacaktır. Bunun öncülüğünü yapan kadınlar ve halkımız bunun öncülüğünü yürütmeye devam edecektir. Halkım özgür değilse ben de özgür değilim. O nedenle her birimiz kişisel özgürlüğümüzü halkımızın özgürlüğüyle ele almak zorundayız. Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşemez sloganı bir şiar değil bir hakikattir. Kadınlar toplumun yarısıdır ve biz bunu inkar edemeyiz. Kadınlar yıllardır her yerde mücadele ediyor ve mücadele ediyor. Analarımız dünyanın en zor acısını yaşadılar. Kar, kış, soğuk demeden her zaman yüreklerindeki ateşle birlikte alanlardaki yerlerini aldılar. Hepimizin bu analara bir vefa borcu var. Analara barış borcumuz var. O nedenle Kürt’e evde oturmak haramdır. Bir barış ve özgürlük umudu doğmuşsa, varlığımızı yasal güvenceye kavuşturmak için daha çok mücadele etmeliyiz. Kimse kimseye oturduğu yerden kimseye hak ve özgürlük vermez. O yüzden çalışacağız, cezaevinin kapılarını açacağız ve özgürlük yasalarını çıkaracağız. Sloganlarla değil, teoriyle değil, pratiğinizle ayakta durun. Bizde başlar bizde biter. Herkes kendini sorumlu, görevli ve komutan olarak görmeli. Barış ve demokratik toplumun komutanı sizsiniz. Biz hayallerimizi gerçekleştireceğiz, özgürlüğümüzü kazanacağız” diye konuştu. 
 
Konuşmaların ardından sanatçı Baran Bozyel sahne aldı. Ezgilerin ardından kadın buluşması halaylarla son buldu.