El Faşir raporu: Tek makul sonuç soykırım kastı
- 13:17 19 Şubat 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ- “El Faşir’de Soykırımın Özellikleri” başlıklı raporda, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin sistematik saldırılarından çıkarılabilecek “tek makul sonucun soykırım kastı” olduğu vurgulandı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Ekim 2025’teki saldırıların ilk üç gününde en az 4 bin 400 kişinin öldürüldüğünü açıkladı.
Birleşmiş Milletler’in (BM) Sudan’a ilişkin Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu, Batı Sudan’daki Darfur bölgesinde yer alan El Faşir kentinde “soykırım niteliğinde eylemler” işlendiğini açıkladı. Raporda, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin kentte yürüttüğü eylemlerin niteliğine dikkat çekilerek “soykırım kastı” değerlendirmesi yapıldı. El Faşir’in, 18 aylık kuşatmanın ardından 26 Ekim 2025’te Hızlı Destek Kuvvetleri’nin kontrolüne geçtiği hatırlatıldı.
‘Tek makul sonuç soykırım kastı’
“El Faşir’de Soykırımın Özellikleri” başlıklı raporda, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin sistematik eylemlerinin bir bütün olarak incelendiğinde “tek makul sonucun soykırım kastı” olduğu belirtildi. Raporda yer alan bulgulara göre saldırılar;
"*Etnik temelde hedefli cinayetleri,
*Cinsel şiddeti ve yaygın tecavüzleri,
*Yerleşim yerlerinin yıkımını,
*Arap olmayan toplulukların, özellikle Zaghawa ve Fur halklarının açık biçimde hedef alınmasına dönük çağrıları içeriyor."
BM: İlk üç günde en az 4 bin 400 kişi öldürüldü
BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin Ekim 2025’teki saldırısının ilk üç gününde kent içinde en az 4 bin 400 kişinin yaşamını yitirdiğini; kaçmaya çalışan en az bin 600 kişinin de hayatını kaybettiğini açıkladı. Açıklamada gerçek sayının “çok daha yüksek” olabileceği ifade edildi.
18 aylık kuşatma, ardından
Hızlı Destek Kuvvetleri’nin Nisan 2023’ten bu yana Sudan ordusuyla savaş halinde olduğu, El Faşir’in ise 18 ay süren kuşatma sonrasında düştüğü kaydedildi. BM misyonu, kuşatma sürecinde halkın açlık, yoksunluk ve travmayla sistematik biçimde zayıflatıldığını; kentin kontrolünün el değiştirmesinin ardından “üç gün süren mutlak dehşet” yaşandığını bildirdi.
Raporda; katliamlar, yaygın tecavüzler, işkence, keyfi gözaltılar, zorla kaybetmeler ve yağma olaylarının ayrıntılı biçimde belgelendiği aktarıldı. Misyon Başkanı Mohamad Chande Othman, söz konusu suçların “izole savaş ihlalleri değil”, üst düzey HDK yetkililerinin koordinasyonu ve desteğiyle yürütülen planlı eylemler olduğunu ifade etti.
En az üç soykırım fiili gerçekleşti
Misyon, en az üç soykırım unsurunun gerçekleştiğini belirtti:
"*Korunan bir etnik grubun üyelerinin öldürülmesi,
*Fiziksel ve zihinsel bütünlüğe ciddi zarar verilmesi,
*Grubun kısmen ya da tamamen yok edilmesine yol açacak yaşam koşullarının bilinçli olarak dayatılması."
BM uzmanı Joy Ngozi Ezeilo, çatışmaların Kordofan bölgesine yayılmasıyla sivillerin korunmasının daha da acil hale geldiğini vurguladı. Raporda, etkili önlem alınmaması halinde yeni soykırım riskinin “ciddi ve kalıcı” olduğu uyarısı yapıldı.
Dünyanın en ağır insani krizi
Yaklaşık üç yıldır süren savaşta on binlerce kişinin yaşamını yitirdiği, 11 milyondan fazla kişinin yerinden edildiği belirtildi. BM, Sudan’daki durumu “dünyanın en ağır insani krizi” olarak nitelendiriyor. BM misyonu, uluslararası toplumu sivillerin korunması ve sorumluların yargılanması için acil adım atmaya çağırdı.







