Katledilen Dilan Aslan davasının ilk duruşması 9 Mart’ta

  • 09:46 5 Mart 2026
  • Hukuk
Medine Mamedoğlu
 
AMED - Amed'de Dilan Aslan'ı katleden Abdulvahap Aslan'ın yargılandığı davanın ilk duruşması 9 Mart günü görülecek. Sistematik şiddet ve ölüm tehditlerine uğradıktan sonra katledilen Dilan Aslan için failin kendini aklamaya dönük beyanları ise hem tanık ifadeleri hem de hazırlanan iddianame ile yalanlandı. 
 
Amed'de geçtiğimiz yılın Mart ayında Dilan Aslan (37), evli olduğu erkek Abdulvahap Aslan tarafından ateşli silahla katledildi. Evlilik yaşamı boyunca sistematik şiddet gören ve ölümle tehdit edilen Dilan Aslan'ı katleden Abdulvahap Aslan, olaydan sonra tutuklandı. Konuya dair başlatılan soruşturma sonrası fail hakkında "Eşi kasten öldürme" suçlaması ile iddianame hazırlanırken, davanın ilk duruşması 9 Mart günü Diyarbakır 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. 
 
Konuya dair görüştüğümüz dosyanın avukatı, failin "intihar" kılıfı ile cezadan kurtulmak istediğine dikkat çekerken, adaletin sağlanması için bütün kadın kurumları ve kamuoyuna destek çağrısında bulundu. 
 
Olay 31 Mart gecesi saat 03.00 sıralarında Rezan ilçesine bağlı Mevlana Halit Mahallesi'nde meydana geldi. Dilan Aslan ateşli silahla katledilirken, fail olaydan sonra evdeki valizlerini toplayarak dışarı çıktı. Olaydan bir saat sonra polis ya da ambulansı aramak yerine akrabasını arayan fail, beyanında kendini aklamaya dönük ifadeler kullandı. Olaydan iki saat sonra karakola giden fail burada da aynı beyanlarını tekrarladı. Fail aynı gün içinde tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Dilan Aslan'ın cenazesi ise otopsi incelemesinin ardından defnedildi. 
 
'İntihar' iddiası yalanlandı!
 
Abdulvahap Aslan tarafından sistematik şiddete maruz bırakılan Dilan Aslan’ın bu süreçte silahla  ve ölümle de tehdit edildiği öğrenildi. Şiddetten dolayı İstanbul’dan Amed’e göç eden ve burada aile bireylerinin  araya girerek, yeniden faille barıştırılmak istenen Dilan Aslan, bu süre zarfında da tehditler almaya devam etti. 
 
Katliamın ardından hazırlanan iddianamenin yüzeysel olduğunu söyleyen dosya avukatları, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda sadece, “sol elle bitişik atışla vuruldu” ifadelerinin eksik olduğuna dikkat çekti. Deliller ve alınan beyanlar failin, “intihar” iddialarını yalanlarken, hazırlanan iddianamede, failin cezalandırılması istendi. 
 
'Sistematik şiddete maruz kaldı'
 
Dosyanın önemli olduğunu ve adaletle sonuçlanması gerektiğini belirten avukat, sağ elini kullanan müvekkilinin hiç silah kullanmayı bilmemesine rağmen sol elle ateş etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu söyledi. Avukat dosyaya dair şu bilgileri paylaştı: “Olay yaklaşık bir sene önce bayramın birinci günü müvekkilimin yaşadığı evde meydana geldi. Yaşanan olaya dair ilk olarak intihar algısı yaratılmak istendi ancak tanık beyanları yine elde edilen deliller ve müvekkilimin önceki süreçlerde maruz kaldığı şiddet bu iddiayı doğrulamıyor. Müvekkilim sanık ile yıllardır evli ve 4 tane çocukları var. İstanbul'da yaşadıkları süre içerisinde hem fiziki hem de psikolojik anlamda yoğun şiddete maruz bırakılıyor. O süreçte sürekli ölümle tehdit ediliyor. En sonda bu şiddete dayanamadığı için İstanbul'dan Diyarbakır'a akrabalarının yanına geldi. Buraya geldiğinde de yüzünde ve vücudunda darbın izleri vardı. Buraya geldikten kısa bir süre sonra sanık da Dilan'ın peşinden Diyarbakır'a geliyor ve aile bireylerinin de araya girmesi ile ikiliyi barıştırmaya çalışıyorlar. Bu görüşmelerden sonra Dilan İstanbul'a gitmiyor, ara ara yapılan konuşmalarda da aynı tehditler devam ediyor. Bahsi geçen ölüm tehditlerine de bütün aile üyeleri şahit oluyor. Olayın yaşandığı gün de sanık üç çocuğunu farklı evlere gönderiyor sadece 5 yaşındaki çocuğunu evde bırakıyor.
 
Katliamdan sonra kentte araçla tur atıyor!
 
Olay da gece 3 sularında yaşanıyor, sanık akrabasını arayarak 'eşim kafasına sıktı' diye beyanda bulunuyor. Ardından evde valizlerini toplayıp dışarı çıkıyor. Yaklaşık 2 saat kayıp olduktan sonra karakola giderek teslim oluyor. Sanık karakola gittiği gün tutuklandı. Ardından başlatılan soruşturmaya gizlilik kararı verildi ve bu karar bir sene boyunca devam etti. İddianamenin hazırlanması ile beraber karar sona erdi. Biz bu kadar süreye rağmen iddianameye baktığımızda aslında etkili bir soruşturma yürütülmediğini gördük. Bir Adli Tıp Kurumu raporu var, raporda sadece atışın sol elle ve bitişik nizamla yapıldığı söyleniyor onun dışında herhangi bir delil yok. Benim müvekkilim sağ elini kullanan bir insan, bunu yapan biri sol elle neden silah ateşlesin, ayrıca silah kullanmayı da bilmiyor." 
 
'Kamuoyu dosyayı sahiplenmeli'
 
Adalet çağrısını yineleyerek, 9 Mart'ta görülecek ilk duruşmaya katılım çağrısında bulunan avukat, "Baktığımızda dosyada çok fazla soru işareti var ama yeterli inceleme yok. Sanık, sürekli intihar olgusuna dikkat çekiyor. Yüksek ihtimal yargılamada da öyle yapacak, ama intihara dair hiçbir bulgu yok. Eşi yaşamını yitiren bir insanın dışarı çıkıp gezmesi, beş yaşındaki çocuğunu annesinin cesediyle evde yalnız bırakması ve sonrasında karakola gitmesi hayatın olağan akışına aykırı. Bu noktada bütün kamuoyunu bu dosyaya sahiplenmeye ve destek olmaya çağırıyoruz. Artan kadın cinayetlerini hepimiz takip ediyoruz, bu cinayetin de adaletle sonuçlanması için davaya sahip çıkmak ve ailenin yanında olmak zorundayız" sözlerini kullandı.