Görünmeyen emek isyanda: Ev işçileri yasal güvence istiyor

  • 09:02 7 Mart 2026
  • Emek/Ekonomi
İSTANBUL - İMECE Ev İşçileri Sendikası üyesi Yıldız Seven ev işçilerinin güvencesiz koşullarda çalıştığını belirterek ev işçilerinin yardımcı değil bir iş olarak tanınması gerektiğini belirtti. “Ev işi iş olarak, ev işçisi işçi olarak görülsün” diyen Yıldız Seven yasal güvence talebinde bulundu.
 
Ev işçisi kadınlar, görünmeyen ama hayatın her alanını ayakta tutan en ağır emek biçimlerinden birini omuzluyor. Temizlikten yemek yapımına, çocuk, hasta ve yaşlı bakımından gündelik düzenin sürdürülmesine kadar uzanan bu emek, çoğu zaman “doğal görev” gibi görülerek değersizleştiriliyor. Güvencesizlik, düşük ücret, uzun çalışma saatleri, sigortasızlık ve uğradıkları ayrımcılık, ev işçisi kadınların yaşamını daha da ağırlaştırırken; hem kendi evlerindeki bakım yükünü hem de başkalarının evlerindeki emeği taşımaları, kadınlar üzerindeki çifte sömürüyü derinleştiriyor. Ev içi emek görünmez kılındıkça, kadınların yaşadığı yoksulluk, yorgunluk ve eşitsizlik de daha kalıcı hale geliyor.
 
8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde çağrı yapan İMECE Ev İşçileri Sendikası üyesi Yıldız Seven, ev işçilerinin emeğini, sigorta, iş tanımı ve ücret standardı taleplerinden söz etti. 
 
‘Sigortalı çalışmak istiyoruz’
 
Ev işçilerinin farklı çalışma koşulları olduğunu belirten Yıldız Seven, “Ev işine gidenler arasında gündelik, haftalık ve aylık çalışanlar var. Gündelik gidenler günlük ücret alıyor, aylık gidenler maaş alıyor. Ama biz istiyoruz ki sigortalı ve maaşlı çalışalım” dedi.
 
‘Ev işçisi işçi olarak görülsün’
 
Sigorta taleplerini yinelemek için sendika olarak Meclis’e kadar gittiklerini anımsatan Yıldız Seven, mevcut olan sistemin kadınların sorununa çözüm sağlamadığını söyledi. Yıldız Seven, “Devlet yeni kanunla 10 günden az çalışanlar için günlük sigorta uygulaması getirmişti. Ama bu sigorta emekliliğimizde sayılmıyor. O gün çalıştığın evde başına gelebilecek kazalarla ilgili bir sigorta olmuş oluyor. Biz bunu istemiyoruz. Ev işi iş olarak, ev işçisi işçi olarak görülsün” diye belirtti.
 
‘Kayıt dışı çalışmış oluyoruz’
 
Ev işçilerinin işçi olarak tanınmadığını vurgulayan Yıldız Seven, sigorta sisteminin çoğu zaman kayıt dışı çalışmaktan başka imkân sağlamadığını belirtti. Yıldız Seven, “Eskiden isteğe bağlı sigorta vardı. Patron; ‘sana elden para vereyim, sen gidip isteğe bağlı sigortanı yap’. Böyle olunca biz işçi olarak görünmüyoruz, kayıt dışı çalışmış oluyoruz” dedi. Yıldız Seven, ev işinin resmi olarak tanınması gerektiğini vurguladı.
 
‘Ücretlerin bir standardı olması gerekiyor’
 
Ev işçilerinin maaşlarının eşit olmadığını ifade eden Yıldız Seven, aynı ücretle farklı büyüklükte evlerde çalıştırıldıklarını belirtti. “4+1 evi de 5 bin liraya temizliyorsun, 2+1 evi de 5 bin liraya temizliyorsun. Bu da haksızlık. Ücretlerin bir standardı olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
 
‘Hastalıklarımız kalıcı’
 
Meslek hastalıklarının ev işçileri arasında çok sık görüldüğünü belirten Yıldız Seven, “Bizim bu hastalıklarımız kalıcı” dedi. Yıldız Seven, “Bez sıkmaktan, yer silmekten, ağır kaldırmaktan bel ve boyun oluyor. Ellerde, parmaklarda yamulmalar, dizlerde menisküs oluyor. Gerçekten vücudumuz dökülüyor” sözlerini kullandı.  
 
'Bu ekonomide çalışmadan yaşamak zor'
 
Yaşı ilerledikçe iş bulmanın daha da zorlaştığını dile getiren Yıldız Seven, asgari ücret yetersiz kaldığı için bu koşulların çalışmaya zorladığını ifade etti. Yıldız Seven, “60 yaşına geldim. Beni tanımayan biri ‘sen yaşlanmışsın, ne iş yapacaksın’ diyor. Ama emekli olsan bile bu ekonomide 20 bin lirayla geçinmek mümkün değil. Kira zaten 20 ila 25 bin lira” diye konuştu.
 
‘Yatılı çalışanlar açık cezaevi koşullarında’
 
Yatılı çalışan ev işçilerinin koşullarının daha ağır olduğunu söyleyen Yıldız Seven, bu durumu “Bir odada seni koyuyorlar, çamaşırhane gibi bir yere. Orada zaten çamaşırın yanında yatıyorsun, kalkıyorsun. Senin hiç uyuma saatin belli değil. Erken kalkma hakkın var. Gece de kaçta uyuyorsun? İnsanlar yatarsa sen yatıyorsun. Dışarı gitmene onlar kararı veriyor. Evde ne iş yapacağına onlar kararı veriyor. Senin söz hakkın yok. Açık cezaevi olarak görüyorum” şeklinde belirtti.
 
'Oturum hakkı olmayan mülteci kadınlar baskılara uğruyor'
 
Mülteci ev işçilerinin de ağır çalışma koşullarına değinen Yıldız Seven, onların oturum hakkı olmadığı için kadınların şiddet ve tecavüze karşı sessiz kalmak zorunda bırakıldığını ifade etti. Yıldız Seven, “Göçmen ev işçileri tacize, tecavüze, şiddete uğrayabiliyor. Bu tür davalar çok gördük. Oturumları olmadığı için korkuyorlar ve kendilerini ifade etmekte zorlanıyorlar” şeklinde konuştu. 
 
‘Ev işçilerine ulaşmaya devam edeceğiz’
 
Ev işçilerinin örgütlenmesinin zor olduğunun altını çizen Yıldız Seven, sendika ve kampanya çalışmalarına devam ettiklerini söyledi. “Fabrikada çalışmıyoruz, herkes başka bir evde çalışıyor. Ama yine de İMECE Ev İşçisi Sendikası olarak sitelerin önünde stant kurarak ev işçilerine ulaşmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. 
 
8 Mart Dünya Kadınlar Günü için çağrı yapan Yıldız Seven, ev işçilerinin devletten beklediği temel taleplerini şöyle sıraladı: “Ev işinin iş olarak görülmesini, ev işçilerinin işçi olarak tanınmasını ve sigortalı çalışmayı istiyoruz. Bütün ev işçisi kadınları 8 Mart’ta alanlara çağırıyoruz.”