Genç kadınlar: Direnişi örerek barışı kazanabiliriz

  • 09:02 8 Mart 2026
  • Güncel
ANKARA - Genç Kadınlar, tüm baskılara, katliamlara rağmen alanlardan geri durmadıkları bir 8 Mart'ı daha karşıladıklarını belirterek, "Birlikte direnişi örerek barışı kazanabiliriz" dedi. 
 
Türkiye ve Kürdistan kentlerinde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, nedeniyle birçok eylem ve etkinlikler gerçekleştiriliyor. Kadınlar alanlarda katliamlara, şiddete ve iktidarın kadınları hedef alan  politikalarına karşı örgütlü kadın mücadelesini büyütme mesajını veriyor.
 
Ankara’da genç kadınlar, tüm kadınları 8 Mart'a kadın dayanışmasını büyütmeye çağırdı. 
 
'8 Mart'a Rojava'da direnen kadınların ruhuyla giriyoruz'
 
'8 Mart'a Rojava'da direnen kadınların ruhuyla giriyoruz' diyen Hakların Demokratik Kongresi (HDK) Genç Kadın Meclisinden Sıla Dereoğlu, "Kadınlara dayatılan baskı, zulümlere karşı koymak ve sesimizi yükseltmek için bu 8 Mart'a da aynı ruhla giriyoruz. Alanlarda Rojava gündemiyle, göz altında çıplak rejimin bize dayattığı baskılar, kadınların yeni gelen yasa tasarısıyla birlikte kadınlar üzerindeki baskıların azalmasını istiyoruz. Genç kadınların örgütlülüğü, dayanışma içerisinde zındanlardan, sokaklardan savaş alanlarından, Rojava, Rojhilat'tan ve Filistin'e sesimizi daha yükseltebilmek için çok önemli. Birbirimizin sorunlarını dayanışma içerisinde dile getirebilmemiz için tüm genç kadınların öz örgütlülüğü önemli bir noktada duruyor. 8 Mart'ta da alanlarda olarak çalışmalarımızı büyüteceğiz. Tüm kadınların bize dayatılan baskı ve zulümlere karşı sesini daha çok çıkarmasını, sesini çıkaramadığı durumlarda bizlerle dayanışarak ve  öz örgütlülüğünü büyüterek alanlarda olmasını 8 Mart özelinde her an mücadele etmeye çağırıyoruz" dedi. 
 
'Yürüttüğümüz mücadeleden dolayı saldırıların odağı olduk'
 
8 Mart'a giderken siyasi kırım operasyonuna maruz kaldıklarını belirten Özgür Genç Kadın üyesi Şevin Özden, 30 sosyalist kadının tutuklandığını hatırlattı. "Bizler aslında bunun neden yapıldığını çok iyi biliyoruz. Kadın özgürlük mücadelesini yürüttüğümüz için Rojava kadın devrimini savunduğumuz için bir yıldır Rojin için Adalet diye haykırdığımız için bu saldırıların odağı olduk. Bizler kavganın ortasındayız, bu abluka dağılana kadar her kadın özgür olana kadar mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılması, 'Rojin Kabaiş için Adalet' demek için 'yaşasın Rojava kadın devrimimiz' diyerek  8 Mart'ta içerideki tutsak yoldaşlarımızın dışarıdaki sesi olmak için alanlarda olacağız. Tüm kadınları 8 Mart'ta sokaklarda olmaya hakkımızı savunmaya birlikte güçlü bir ses çıkaracağımıza inanarak alanlara olmaya çağırıyoruz"
 
'Aile yılı bir savaş politikasıdır'
 
Yeni Demokrat Kadın'dan  Deniz Benzer ise kapitalist sistemin bütünüyle içerisinde bulunduğu krizi aşmak için ezilen halklara daha fazla sömürü katliamları devreye soktuğunu söyledi. Devletlerin savaş politikalarını devreye koyduğunu söyleyen Deniz Benzer, "Venezuela'dan İran'a, Rojava'ya Türkiye'ye dünyanın birçok yerinde kadın düşmanı bir çok politika devreye sokmuş durumda. Bunlar bireylerin kişisel kararları üzerinden değil sistemin içerisinde bulunduğu krizi daha fazla kendi çıkarları üzerinde olması için tasarlanmış politikalar. Türk devleti de bağlı olduğu kapitalist sistemin çıkarları uğruna kadınları daha fazla eve hapseden LGBT+ları yok sayan aile yılı politikası adıyla on yıllık bir tasarı hazırladılar. Aile yılı politikası özüne bakıldığında bir savaş politikasıdır. Faşizm yükselişte, kadınlara çok daha fazla katliamı ve yok sayılmayı beraberinde getiriyor. Böyle bir süreçte 8 Mart'ı karşılıyoruz. Kadınların katliamlara karşı direnişi ve sesini yükselttiği bir süreci de aslında geçirmiş olduk. 19 Mart'tan itibaren daha fazla politikleşen kadınların olduğunu görüyoruz. Kadınlar direnişlere öncülük ediyor. Bu düzenin yarattığı sınırlara mahkum olmadıklarını dile getirdikleri bir tabloyu karşımıza çıkarıyor. Geçtiğimiz 25 Kasım'da benzer bir şekilde Ankara'da son yılların en geniş katılımlı 25 Kasım'ı olduğu konuşulmuştu. Egemenlerin, emperyalist sistemin bütünüyle yok saymaya çalıştığı bedenler üzerinde tahakküm politikaları kurduğu bir süreçte kadınlar bunu kabul etmiyor" diye belirtti. 
 
'Barışı ortak mücadeleyle elde edebiliriz'
 
Ezilen uluslara yönelik katliam politikalarının çok uzun zamandır dayatıldığına dikkat çeken Deniz Benzer,  Rojava devrimi ve  elde edilen kazanımların emperyalistlerin bütünüyle saldırdığı bir  devrim olduğunu ifade etti.  Kadınların kazanımlarının hedef alındığını belirten Deniz Benzer,  barışın nasıl kazanılacağının tartışmasının değerli olduğunu aktardı. Deniz Benzer şöyle devam etti:  "Yalnızca soyut anlamlar üzerinden değil kim için barış ne için barış kavramlarını tartışmanın ve barışı ancak ortak mücadele hattıyla ezilenlerin bir araya gelerek inşa edebileceğini direnerek kazanılacağını düşünüyoruz. Böylesi bir noktada özellikle Kürt kadınlarının can bedenle mücadele ederek elde ettikleri Rojava Devrimi başta olmak üzere kadınların kazanılmış hakları için daha fazla ses çıkarmaya ve birlikte hareket etmeye ihtiyacının olduğunu düşünüyoruz."
 
'Kadın düşmanı politikalara karşı bir arada olacağız'
 
'Birlikte direnişi örerek barışı kazanabiliriz' diyen Deniz Benzer, "8 Mart'ın tarihine baktığımızda mücadeleyle haklar  kazanıldı. Bunların hepsinin mücadeleden geçtiğini birlikte hareket etmek gerektiğini ve sokaklarda ses yükseltmek gerektiğini daha fazla kavrayıp bilince çıkarmamız gerekiyor. Nitelikli bir kadın hareketi için ancak neye karşı mücadele ettiğimizi daha fazla tartışarak ve pratiğe dökerek daha ilerisini tartışabiliriz. O yüzden 8 Mart'ta tüm bu çürümüş düzenin bize dayattığı kadın düşmanı politikalarına karşı daha fazla gür sesle ses çıkardığımız, bir arada olduğumuz bir 8 Mart'ı geçirmeyi diliyoruz" diye belirtti.