TTB: Patriyarkal sistem haklarımız üzerinde tahakküm kuruyor
- 16:22 8 Mart 2026
- Güncel
ANKARA - TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu ile Ankara Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu, 8 Mart dolayısıyla yaptıkları açıklamada, kadınlar ve LGBTİ+’lar üzerindeki patriyarkal tahakkümün derinleştiğine dikkat çekerek, eşitlik temelinde bir sağlık sistemi talebini yineledi.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu ile Ankara Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla basın toplantısı düzenledi. Açıklamada, kadın hekimlerin hem toplumda hem de sağlık sisteminde maruz bırakıldığı toplumsal cinsiyet eşitsizliklerine karşı bir araya geldiği vurgulandı.
Kadın emeği ve hak gaspları vurgusu
Açıklamada, 2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesiyle birlikte kadınların üzerindeki ev içi emek yükünün daha da arttığına işaret edildi. Derinleşen yoksulluk nedeniyle kadınların ev dışında da kayıt dışı ve esnek işlerde çalışmak zorunda bırakıldığı belirtilen açıklamada, güvencesiz çalışma koşullarının kadınların sağlık sorunlarını artırdığı kaydedildi. Kadınların nafaka, tazminat ve miras haklarının da yargı paketleriyle sürekli hedef alındığına dikkat çekilen açıklamada, kadınların işyerlerinde bedenleri, medeni durumları ve düşünceleri gerekçe gösterilerek tacize, ayrımcılığa ve kötü muameleye maruz bırakıldığı, kimi zaman da işlerinden edildiği ifade edildi.
‘Ayşe Uğurlu göreve iade edilsin’
Kadın hekimlerin hem haklarını hem yaşamı savunmaya devam ederken soruşturmalarla ve yargı baskısıyla karşı karşıya bırakıldığı belirtilen açıklamada, önceki dönem yürütme kurulu üyesi Ayşe Uğurlu’nun göreve iade edilmesi talep edildi. Açıklamada, “Kadın hekimler soruşturmalara maruz kaldılar, yetmedi adli yargılama ile cezalandırılmaya çalışıldılar. Tıpkı yakın zamanda kolumuzun önceki dönem yürütme kurulu üyesi Ayşe Uğurlu gibi. Meslektaşlarımızın görevine iade edilmesi talebini yineliyoruz. İşyerinde kötü muameleye uğrayan hiçbir kadın arkadaşımız yalnız değildir. Kadınların güvencesiz çalıştırılmasına ve emeklerinin değersizleştirilmesine her zaman karşı çıktık, çıkmaya da devam edeceğiz” denildi.
Kadın bedeni üzerindeki müdahaleye tepki
Açıklamada, bu yıl da kadın bedeninin nesneleştirildiği, pronatalist politikalarla kadınların doğurmaya teşvik edildiği ve doğum biçiminden kıyafetine kadar kadınların özerk alanlarının kamusal tartışma konusu haline getirildiği vurgulandı. Kadın sağlığını korumaya dönük adımların atılmadığına dikkat çekilen açıklamada, gebelikten korunma yöntemlerine erişimin zorlaştığı, kürtaj hakkının fiilen kullanılamaz hale geldiği, menopoz ilaçlarının alınamaz olduğu belirtildi. Rahim ağzı kanserine karşı en etkili yöntemlerden biri olan HPV aşısının ulusal aşı programına alınmasına dair verilen sözlerin de tutulmadığı kaydedildi.
Hastanelerde kadın hastaların kıyafetleri nedeniyle ayrımcılığa uğradığına işaret edilen açıklamada, evli olmayan kadınların çeşitli tetkik ve muayenelerden mahrum bırakıldığı, bunun da kadınların sağlığını doğrudan riske attığı ifade edildi.
‘Mücadele etmeye devam edeceğiz’
Açıklamada, patriyarkal sistemin kadınların bedenleri, hayatları ve hakları üzerinde tahakküm kurma çabasının sürdüğünü belirterek, kadınların ve kadın hekimlerin buna karşı mücadeleyi sürdüreceğini vurguladı.
Açıklamada, “Bu yıl da patriyarkal sistemin bedenimiz, hayatımız ve haklarımız üzerinde iktidar kurmaya çalıştığını, söz söylediğini, hak iddia ettiğini deneyimledik. Ama biz her yıl olduğu gibi bu yıl da kadınlar ve kadın hekimler olarak haklarımız için, özgürlüğümüz için, barış için, eşitlik için mücadele ettik; mücadele etmeye de devam edeceğiz” sözlerine yer verildi.







