8 Mart’ın isyan ve direniş ruhu görünmez kılındı
- 09:07 15 Mart 2026
- Medya Kritik
Beritan Tunç
HABER MERKEZİ - 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, geçtiğimiz günlerde eşitsizlikle mücadele eden tüm kadınların alanlarda ortak ses yükselttiği, sokaklarda, meydanlarda kısılmaya çalışılan sesleri yankılandı. Alanlara çıkan kadınların isyan ve mücadele sloganları yükselirken ana akım medya bu sene de 8 Mart’ı siyasi mesajlar, kurumsal etkinlikler ve sembolik kutlamalara indirgedi.
Eşitlik, özgürlük ve şiddetsiz bir yaşam talebiyle Türkiye ve Kürdistan’ın tüm kentlerinde kadınlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde sokaklarda buluştu. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı tarihi çağrının birinci yıldönümüne ilişkin İmralı Adası’ndan gönderdiği mesajda yer alan “Kadınlar, hiçbir toplumun ve devletin dikkate almadan kendini sürdüremeyeceği toplumsal güçlerin başında gelir. Günümüzde aile içi şiddet, kadın cinayetleri, ataerkil baskı, hepsi kadının köleleştirilmesiyle başlayan tarihsel saldırının güncel izdüşümüdür. Bu nedenle kadınlar demokratik entegrasyonun en özgürlükçü parçası ve itici gücüdür” sözleri ve 8 Mart’ta paylaşılan "Özgür Kadın Bildirisi” alanlarda, “Jin, jiyan, azadî” sloganı ile karşılık buldu.
Kadınlar yaşam haklarından eşit yurttaşlığa, şiddete karşı mücadeleden ekonomik haklara kadar pek çok talebi dile getirirken, ana akım medya bu tabloyu sınırlı bir çerçevede aktardı.
Ana akım medyanın çerçevesi
Ana akım haber sitelerinde gün boyunca öne çıkan içeriklere bakıldığında, 8 Mart’ın büyük ölçüde siyasi aktörlerin mesajları ve kurumların düzenlediği programlar üzerinden ele alındığı görülüyor. Çok sayıda haberde gün, “kutlama” vurgusuyla aktarılırken kadınların toplumsal eşitsizliklere karşı yürüttüğü mücadele arka planda kaldı. Haber metinlerinde kadınlar çoğu zaman “anne”, “eş” ve “fedakâr birey” gibi roller üzerinden tanımlandı; eşitlik ve hak taleplerine ise sınırlı yer verildi.
Yeni Şafak’ın 8 Mart’ta yayımladığı haberde; kadınların sokaklarda yankılanan seslerini göremezken yalnızca “Kadınlar Günü’nde karısını öldüren şahıs tutuklandı” başlıklı haber okuyucuların karşısına çıktı.
Milliyet gazetesi haber sitesinde yalnızca siyasilerden gelen 8 Mart mesajlarını ve “YEPYENİ, RENKLİ, SEVGİ DOLU 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ MESAJLARI, RESİMLİ SÖZLERİ Sevgiliye, Eşe, Anneye, Kız kardeşe, Ablaya, Arkadaşa 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajları ve resimli sözleri” başlıklı habere yer vererek, kadın mücadelesinin yankılandığı sokakları görmezden gelmeyi tercih etti. 8 Mart yine aynı şekilde birçok sitede ünlü isimlerin dijital medya paylaşımlarının derlendiği içerikler veya günün tarihine ilişkin bilgilendirme yazılarıyla ele alındı. Bu içerikler de günün politik ve toplumsal boyutundan çok sembolik yönünü öne çıkaran bir yaklaşımı yansıttı.
Halk TV’de ise 8 Mart günü yayınlanan “Kadın cinayetinin altından 4 milyon lira çıktı!” başlıklı haberde kullanılan dil, bir kez daha gerçekleştirilen kadın katliamını meşrulaştıran nitelikteydi.
Sokak hareketleri ve eylemler
Birçok kentte düzenlenen yürüyüş ve açıklamalar çoğu zaman kısa etkinlik haberleri olarak aktarıldı. Kadınların taşıdığı dövizler, dile getirdiği talepler ve sloganlar ise büyük ölçüde haber metinlerine yansımadı. Kadın hareketi açısından sembolik öneme sahip olan Feminist Gece Yürüyüşü gibi eylemler ise bazı haberlerde güvenlik önlemleri ve müdahale çerçevesi üzerinden verildi. Tüm bu tablo, ana akım medyanın 8 Mart’ı büyük ölçüde mesaj, tören ve sembolik kutlama üzerinden gördüğünü ortaya koyuyor. Kadınların alanlarda dile getirdiği eşitlik, özgürlük ve şiddetsiz yaşam talepleri ise bu haber akışında sınırlı biçimde yer bulabildi.
Medyanın sessizliği ve mücadele
Kadın örgütleri, 8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü değil, kadınların hak ve özgürlük mücadelesinin simgesi olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Medyanın dili ve haber çerçevesi, kadınların sesini görünür kılacak biçimde değişmediği sürece, mücadele alanları her yıl görünmezliğe mahkûm kalmaya devam edecek.







