‘Kadın katliamlarının sebebi cezasızlık politikalarıdır'
- 09:05 16 Mart 2026
- Hukuk
Evin Çiftçi
RIHA - Kadın katliamlarının bireysel değil, toplumu ilgilendiren politik olaylar olduğunu vurgulayan Fazilet Taştan Arserim, failler hakkında caydırıcı cezalar verilmemesi ve süreçlerin etkin yürütülmemesinin kadın katliamlarını büyüttüğünü söyledi.
Kadın katliamları ve cinsel saldırı davalarında faillerin “haksız tahrik” veya “iyi hal” indirimlerinden yararlanması, yargıdaki cezasızlık algısını güçlendirerek bu tür vakaların artışına zemin hazırlıyor. Artan kadın katliamlarıyla birlikte İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması ve 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmaması kadınları güvencesizliğe mahkûm ediyor. Bu durum, sadece suç oranlarını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumun adalet mekanizmasına olan güvenini de derinden sarsıyor.
Riha’da çalışmalarını sürdüren Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği Yöneticisi Avukat Fazilet Taştan Arserim değerlendirmelerde bulundu.
‘Kadın katliamlarının sebebi cezasızlık politikaları’
Kadın katliamlarının sebebinin cezasızlık politikaları olduğunu söyleyen Fazilet Taştan Arserim, “Kadın cinayetleri davalarında takdiri indirimlerin, haksız tahrik indirimlerinin, meşru müdafaa gibi tüm uygulamaların maalesef cezasızlığın bir sonucu olduğunu görmekteyiz. Geçmişte saygın tutum, takım elbise indirimlerinden bahsediliyordu. Bu indirimler nedeniyle failler, bu sefer işledikleri katliamların boyutunu arttırmakta. Maalesef vahşice ve canavarca bir hisle yapılmaktadır. Bunlar, takdiri indirimlerin ve cezasızlığın bir sonucudur” dedi.
Faile takdiri indirim uygulamaları
Geçtiğimiz yıllarda evli olduğu erkek tarafından katledilen Pınar Sevim’in dosyasına dikkat çeken Fazilet Taştan Arserim, “Pınar Sevim dosyasını başından beri takip ediyoruz ve bu dosyaya müdahillik talebinde bulunduk. Fakat sonrasında müdahillik talebimiz reddedildi. Buna rağmen her duruşmasına katılmaya devam ettik. Başta ağırlaştırılmış müebbet, sonrasında takdiri indirimle müebbet hapis cezasına hükmedildi ve failin tutukluluğunun devamına karar verildi. Bu anlamda, tabii ki takdiri indirimler bu tür dosyalarda veriliyor. Failin duruşmadaki durumu, daha önce sabıkası olmaması gibi gerekçelerle uygulanıyor. Tabii ki hepimizin istediği ağırlaştırılmış müebbetti. Maalesef mahkeme, müebbet cezasına hükmetti” şeklinde konuştu.
‘Talebimiz: Faillerin cezalandırılması!’
“Kadın cinayetleri bireysel olaylar değil, tüm toplumu ilgilendiren politik olaylardır” diyen Fazilet Taştan Arserim, faillerin cezalandırılması gerektiğini vurguladı. Fazilet Taştan Arserim, “Özellikle infaz yasası hazırlanırken ve yasalaştırılırken, kadına, çocuğa karşı işlenen, yaşam hakkını elden alan tüm suçlar açısından infazın caydırıcı şekilde devam etmesi gerekmektedir. Kadın cinayetleri bireysel olaylar değil, tüm toplumu ilgilendiren politik olaylardır. Maalesef uzaklaştırma kararı olan birçok kadın katlediliyor. Ya da uzaklaştırma kararı almak isteyip alamayan kadınlar var. Bunların hepsi, süreçlerin yürütülmemesi ile alakalı. Eğer süreçler etkili ve etkin bir şekilde yürütülse, bu dosyalar titizlikle incelense ve gerekli cezalar verilse, bugün biz burada kadınların katledilmesini değil, başka şeyleri konuşuyor olacağız. Faillerin cezalandırılması yönünde kararlar verilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Mücadelemizi büyüteceğiz’
Kadınları mücadeleyi büyütmeye çağıran Fazilet Taştan Arserim, son olarak şu ifadeleri kullandı: “Biz kadınlar, dünden bugüne hep mücadeleyle haklarımızı kazandık ve bundan sonra da mevcut siyasal iklimde bu devam etmekte. Dayanışmayla, örgütlülükle, hep birlikte olmakla biz bu süreçleri yine hep birlikte devam ettireceğiz. Biz kadınlar olarak haklarımızdan, hayatlarımızdan, hayallerimizden ve mücadelemizden vazgeçmiyoruz. Eksilmemek için hep birlikte dayanışmayla bu mücadelemizi büyüteceğiz.”







