Feda Avareş’i anlattı: Yüreğim onun yolunu asla bırakmaz

  • 09:10 8 Ekim 2026
  • Portre
SÊRT - DAİŞ’in Kobanê’ye saldırısından etkilenerek yönünü çevirdiği özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren Feda Avareş’in annesi Leyla Kaçar, “Kızımın davası ve ruhunun yolundayım. Yüreğim onun yolunu bırakmama izin vermez” diyerek, kızı için bir mezar taşı olmasını istiyor.
 
Sêrt Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için geçtiğimiz günlerde anma etkinlikleri gerçekleştirildi. Anılan isimlerden biri de 13 Ekim 2023 tarihinde yaşamını yitiren Feda Avareş (Songül Kaçar).
 
Amcalarının izini sürerek yönünü dağlara çevirir
 
Feda Avareş, 5 Nisan 1997 tarihinde Sêrt merkezde dünyaya gelir. Çocukluğunu Sêrt’te geçiren Feda Avareş, ailesi sayesinde çocuk yaşta ulusal bilinç kazanır. Kürt dili ve kültürüyle büyüyen Feda Avareş, toprak sevgisini içselleştirir. Taşıdığı ulusal değerler ve özgürlük tutkusuyla genç yaşta gençlik çalışmalarına katılır. 2014 yılına kadar sokaklarda ve okulda Kürt gençlerinin örgütlenmesi ve bilinçlenmesine yönelik çalışmalar yürüten Feda Avareş, bu süreçte çeşitli sorumluluklar üstlenir. 11 yıl eğitim gören Feda Avareş, devletin baskılarına daha fazla dayanamaz. Henüz doğmadan, 1991 ve 1992 yıllarında iki amcasını özgürlük mücadelesinde kaybeden Feda Avareş, amcalarının izini sürer. DAİŞ’in Kobanê’ye saldırısı Feda Avareş üzerinde derin etkiler bırakır ve bunun sonucunda 29 Haziran 2014 tarihinde yönünü dağlara çevirir.
 
‘Kobanê sürecinden etkilenip katılım yaptım’
 
Özgürlük mücadelesine katılmasının ardından verdiği bir demeçte, katılma nedenini şöyle anlatıyor Feda Avareş: “Şehitlerden ve Kobanê sürecinden etkilenip katılım yaptım. Bu iki olay bende büyük bir etki yarattı ve ben de o yüzden katılım yaptım. Garê, Şengal ve Xakûrkê alanlarında kaldım. Şehit Ali Çiçek, Rojin Gevda ve Şehit Mahir eğitim devrelerinde eğitim gördüm. Eğitim, pratiklerimiz üzerinde yoğunlaşmamızı ve pratiklerimizi gözden geçirmemizi sağlıyor. Bu eğitimden aldığım şey, kişiliğimi ve pratiklerimi yeniden ele almaktır. Bunun eleştirisini doğru şekilde yapıp, Önderlik gerçeğiyle gelecek günlerde sağlam bir katılım yapabilmeyi amaçlıyorum. İddiam bu esas üzerine.”
 
Feda Avareş’in annesi Leyla Kaçar, kızını anlattı.
 
‘O Kürt halkının ve Önderliğin şehididir’
 
Henüz özgürlük mücadelesine katılmadan Feda Avareş’in kendini eğitmeye başladığını söyleyen annesi Leyla Kaçar, “Kızım çok değerliydi ve onun yolu şeref ve namus yoluydu. Bununla başım dik. Şehit sadece benim şehidim değil, Kürt halkının ve Önderliğin şehididir. Kızım o yolu seçti ve bize de bunu kabul etmek düştü” diyor.
 
‘Songül dağları seviyordu’
 
“Songül dağları seviyordu” diyen Leyla Kaçar, kızının mutluluğunun bu yolda olduğunun altını çiziyor. Leyla Kaçar, “Kızım bu yolda mutlu olduğu kadar ben de onun seçtiği bu yolda o kadar mutluyum. Kızımın gidişinden hiç pişman olmadım. Gittiği zaman ona, ‘Sütüm sana helal, yolun açık olsun ve umarım başarılı olursun’ dedim” sözleriyle anlatıyor kızını.
 
‘Sürekli kapımızın önüne polisler geliyordu’
 
Feda Avareş’in okulda başarılı bir öğrenci olmasına rağmen okumayı tercih etmediğini belirten Leyla Kaçar, “Sürekli kapımızın önüne polisler geliyordu. Ona nasihat veriyordum ama o, ‘Bana “Yolun açık olsun ve devrim savaşına git” demen gerekiyor’ diyordu. Gitmek isteyen birine engel olamazsın. Gittiği zaman da içimde bir korku vardı. Neden mi korku vardı içimde? Çünkü polisler sürekli kapımızdaydı ve onu bir yerlerde gözaltına almış olabilirler diye düşünüyordum” diyerek taşıdığı kaygıları paylaşıyor.
 
‘Yüreğim onun yolunu bırakmama izin vermez’
 
Leyla Kaçar, kızının yolunu asla bırakmayacağını belirterek, “Toprağın altına girene kadar ben de kızımın davasını bırakmayacağım. Kızımın davası ve ruhunun yolundayım. Evet, içim acımış ama kızımın gittiği yoldayım. Yüreğim onun yolunu bırakmama izin vermez. Songül için içim çok yandı. Gidenlerin hiçbirinin birbirinden farkı yok, hepsinin acısı aynı ama ciğer işte yanıyor” sözleriyle duygularını dile getiriyor.
 
‘Bir mezarı bile yok’
 
Leyla Kaçar, son olarak şunları söylüyor: “Niye anneler böyle acı çekiyor? Çocukları çöllerde, dağlarda yaşamlarını yitiriyorlar, devlet cenazeleri bile almaya izin vermiyor. Yeğenim doktordu, katılım yaptı, Heftanîn’de şehit düştü, cenazesi de yok. Mezarları olsaydı da mezarlarının başlarına gitseydik. Ben sağ olduğum sürece Songül’ün acısı içimden çıkmayacak. Niye? Çünkü mezarı yok. Yerini bilsem, nerede olduğunu bilsem, gidip mezarını bulsam, ziyaret etsem ama mezarı yok. Sadece benim değil, asker annelerinin de benim gibi bu yolda çocuklarını yitirmiş annelerin de gözlerine uyku girmiyor. Askerler de birilerinin çocuğu. Yıllardır dünyaya girmiş olan öfke ve devam eden savaştan toprağın altında artık yer kalmamış. Artık savaş istemiyoruz, barış istiyoruz. Başka annelerin yüreği yanmasın. Ne Türklerin ne de Kürtlerin yüreği yansın. Biz acıyı gördük, geride kalanlar görmesin.”