Öğrenci sorunları ve intiharları ana akım medyanın neresinde?

  • 09:04 26 Kasım 2023
  • Medya Kritik
Nazlıcan Nujin Yıldız 
 
HABER MERKEZİ – Türkiye’de son zamanlarda yaşanan en büyük sorunlardan biri hiç kuşkusuz öğrenci intiharları ve öğrencilerin KYK yurtlarında yaşadığı sorunlar. Öğrencilerin her sene barınma, beslenme ve KYK yurtlarının niteliksizliği konularında yaşadığı sorunlara devlet tarafından bir çözüm üretilmezken ana akım medya ise bu sorunları görmüyor.
 
Medya insanların ve toplumların nabzını ölçen, sorunları gün yüzüne çıkaran ve bu sorunlar karşısında çözüm üretilmesini sağlayan en önemli araçlardan biri. Demokratik toplumlarda medya, hakikati halka ulaştıran ve halkı sorunlar karşısında yönlendiren bir güçken medyanın iktidar tekelinde olduğu ülkelerde durum çok daha farklı. Türkiye’de medyanın çoğunlukla iktidar güdümünde olduğu ise gözler önünde. Bunun sonucunda medya halkı gören ve anlayan bir tarafta değil, iktidarı gören ve “anlayan” bir tarafta kalıyor. Buna karşılık ise özgür basın geleneğinden gelen ve alternatif medya çalışmalarında yer alan medya kuruluşlarının mücadelesi de sürüyor. Yalan haberler karşısında hakikati ve halkın çıkarını düşünenler, sorunları gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Peki ana akım medya tam olarak ne yapıyor?
 
Bu durumu son zamanlarda yaşanan öğrenci sorunları ile örneklendirmek mümkün. Özellikle üniversite öğrencilerinin yaşadığı sorunlar her dönem artıyor. Barınma, beslenme, geçinme konusunda yaşanan sorunlar, öğrencileri büyük bir umutsuzluk ve gelecek kaygısına sürüklüyor. Bunun eğitim sistemiyle olan bağlantısı ise ayrı bir konu. Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz, eğitim sisteminde yaşanan büyük sorunlar öğrencilerin okul hayatını derinden etkiliyor. Bu durum karşısında öğrenciler tek başlarına bir çözüm üretmediklerini düşünerek bir bunalım dönemine giriyor. Türkiye’de son zamanlarda yaşanan öğrenci intiharları, bu sistemin çökmüş olduğunu ve artık sorunların ileri bir boyuta ulaştığının kanıtı. Geçtiğimiz ay, Aydın’ın Efeler ilçesinde bulunan Güzelhisar Kız Yurdu’nda asansörün düşmesi sonucu Zeren Ertaş isimli öğrenci hayatını kaybetti. Bu olay KYK yurtlarındaki niteliksizliği gözler önüne serdi. Öğrencilerin her sene dile getirdiği bu sorunların böyle bir olayla gün yüzüne çıkması, sorunların ulaştığı noktayı gösteriyor.
 
Ana akım öğrencileri suçlar nitelikte haberler yaptı
 
Ana akım medyada ise Zeren’in ölümüne ilişkin yapılan haberler “asansör faciası” söyleminden öteye gitmedi. Haberlerin hemen hepsinde öğrencileri dolaylı yoldan suçlayan bir dil kullanıldı. Çoğu haber sitesinde yaşanan olayda öğrenciler şu şekilde suçlandı: “Kız öğrenci yurdunda 16 kişinin bindiği 15 kişilik asansör, birinci katta arızalanarak kaydı.” Ana akım medyanın bu haber diliyle dikkati çekmek istediği nokta “15 kişilik” asansöre “16 kişinin” binmiş olması. Böylece suç ihmal edenlerin değil, öğrencilerin oluyor. Diğer yandan Zeren’in ölümü de ana akımda romantize edildi. Zeren’in yaşamını yitirmeden birkaç ay önce paylaştığı fotoğrafta “Sadece ölüler görür” yazmış olması, ana akımın sorundan daha çok yer verdiği magazinsel bir aktarım oldu.
 
Zeren’in konserden gelmiş olması haber değeri taşıdı
 
Zeren’in ölümünden sonra yazılanlar bununla da bitmiyor. İktidar yanlısı bir başka haber sitesinde yer verilen detay yine kadın öğrencileri suçlar nitelikte. Haberde olay şu şekilde aktarıldı: “Aydın Efeler’de bulunan Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda kapasiteden fazla sayıda öğrenci bindiği için arızalanan asansörde facia yaşandı. İddiaya göre gece konserden dönen gençler, 15 kişi ve bin 200 kilogram kapasiteli olan asansöre 16 kişi bindi.”
 
Haberde vurgulanmak istenen şey gece “konserden” dönen kadın öğrencilerin asansöre fazla sayıda binmiş olması mı, KYK yurtlarında asansör bakımının ihmali mi? Hiç değilse “Onlar da gece konsere gidip asansöre fazla sayıda binmeselerdi” cümlesini duymadık. Ama bu cümle bu haberle dolaylı olarak hafızalarda yer edindi.
 
Yeni Akit yazarı öğrencileri hedef aldı
 
Zeren’in ölümünden sonra sokaklara çıkan, sorunlarını dile getiren öğrenciler, tıpkı ‘Barınamıyoruz’ eylemlerinde olduğu gibi yine hedef alındı. Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu, siyasi bir partinin grup toplantısında kürsüye çıkan kadın öğrenciyi şu şekilde hedef almıştı: “Kürsüye çıkmadan önce gittiğin kuaföre kaç lira verdin? Saçları kuaförde tarattır. Sonra gel sosyal hayatımız yok edebiyatı yap. Devletin yurdunda kal, sonra gel barınmamız yetersiz de.” İktidar yanlısı bir haber sitesinin yazarı, yazdıklarıyla hem cinsiyetçiliği körüklüyor hem de öğrencilerin sorunlarını yalanlıyor. Ana akımın olaylar karşısındaki tavrını, bu yazarın yazdıklarıyla görmek mümkün.
 
Son bir ayda 4 öğrenci intihara sürüklendi
 
Bir diğer konu ise intihara sürüklenen öğrenciler. Türkiye’de yalnızca son bir ayda 4 öğrenci intihara sürüklendi. Öğrencilerin intihara sürüklenmelerinin sebebinin ise geçim sıkıntısı olduğu söylendi. Ekonomik kriz Türkiye’de zengini daha fazla zenginleştirirken kadını, öğrenciyi, emekçiyi daha fazla yoksullaştırıyor. Öğrencilerin barınma sorunu, beslenme sorunu ekonomik krizle birebir bağlantılı. KYK yurtlarına yerleşemeyen öğrenciler çok yüksek fiyatlardaki evleri kiralamak zorunda kalıyor. Öte yandan yemekhane zamları yine öğrencilerin nitelikli beslenmesini engelliyor. Bu sebeple öğrenciler bir yandan okul okurken bir yandan da çalışarak geçimlerini sağlamak zorunda kalıyor.
 
Ana akımda intihara sürüklenenlere yer yok
 
Ana akım medyada intihara sürüklenen öğrenciler hakkında hiçbir haber yapılmadı. Öğrencilerin intihara sürüklenmelerinin sebebi ortadayken iktidar yanlısı haber siteleri, bu durumun haber değeri taşımadığına karar vermiş anlaşılan. Fakat ana akım medyanın öğrenci intiharlarına hangi açıdan baktığını Enes Kara örneğinde görmüştük. Geçtiğimiz yıl kaldığı cemaat yurdundaki baskılar nedeniyle intihara sürüklenen Enes Kara hakkında iktidar yanlısı bir haber sitesi şu cümlelerin geçtiği bir haber yapmıştı: “Elazığ’da 21 yaşındaki Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara’nın intiharının perde arkası aylar sonra aralandı. Kara’nın nasıl, ne zaman ve nerede intihar edeceğini dahi bilen ateist arkadaşı ile aralarında geçen WhatsApp yazışmaları tüyler ürpertirken, intiharın arkasında yatan gerçeğin “cemaat baskısı” değil, ateist bir arkadaşın teşviki olduğu ortaya çıktı.” 
 
Bu haberle ana akım, her zamanki gibi iktidar yanlısı kişileri ve kurumları koruyarak toplumda bir çelişki yaratmayı hedefliyor. Cemaat ve tarikat yurtlarının durumu ortadayken bu yurtları aklamak yine iktidara ve iktidar medyasına düşüyor. Sadece bu örneklerle ana akım medyanın halkın yararını değil kendi çıkarlarını ve iktidarı koruduğunu görebiliyoruz. Bu sebeple özgür basın geleneğini büyütmek ve hakikati halka ulaştırmak adına mücadele etmek büyük bir sorumluluk haline geliyor.  
 
 

Etiketler:

Okumadan geçme!