Kamerasıyla tarihe not düştü: Deniz Fırat

  • 09:05 7 Ağustos 2026
  • Portre
Rabia Onver
 
WAN - Kamerasını savaşın en sıcak anlarında kadınların, çocukların ve direnen halklara çeviren Deniz Fırat, yaşamını yitirmesinin 12'nci yılında sevenleri ve meslektaşları tarafından anılacak. 
 
Gazeteci Deniz Fırat, 8 Ağustos 2014'te DAİŞ'in Mexmûr'un Karaçok bölgesinde gerçekleştirdiği saldırıda katledildi. Deniz Fırat katledilişinin 12'nci yılında meslektaşları ve sevenleri tarafından anılacak. 
 
Kürt kadın gazeteciliğinin mücadele geleneğinde önemli bir yerde duran Deniz Fırat, yalnızca haber peşinde koşan bir gazeteci değildi. O, devletlerin sansürüyle, savaş politikalarıyla ve erkek egemen zihniyetin görünmez kılmaya çalıştığı gerçeklerle mücadele eden hakikat emekçilerindendi. Objektifini savaşın yıkımına, direnişin inşasına ve kadınların özgürlük yürüyüşüne çevirerek,  hakikatinin yanında oldu. 
 
Yasını mücadeleye dönüştürdü
 
1984 yılında Wan'ın Ebex (Çaldıran) ilçesine bağlı Xecê Xetûn köyünde dünyaya gelen Deniz Fırat, çocuk yaşta devlet şiddeti, zorunlu göç, sınırlar ve inkâr politikalarıyla tanıştı. Ailesinin maruz kaldığı baskılar nedeniyle Rojhilat'tan Başûr'a uzanan göç yollarında büyüyen Deniz'in yaşamı, parçalanmış Kürdistan coğrafyasında yürütülen inkâr siyasetinin tanıklığına dönüştü. 
 
Beritan'ın direnişinden güç alan Deniz, daha çocuk yaşta özgürlük mücadelesine katıldı. İki kız kardeşini mücadelede yitirmesine rağmen geri çekilmedi; onların bıraktığı mücadeleyi büyütmeyi seçti. Acıyı direnişe, yasını mücadeleye dönüştüren kadınlardan biri oldu.
 
Halkların sesi oldu
 
2007 yılında Gurbetelli Ersöz'ün açtığı yoldan yürüyerek, özgür basın saflarında yer alan Deniz Fırat, kadın özgürlük mücadelesinin sesi oldu. JINHA, Stêrk TV, ANF, ROJNEWS, Denge Welat ve Rojeva Welat başta olmak üzere birçok basın kurumunda çalışan Deniz Fırat, savaşın en ağır bedelini ödeyen kadınların, çocukların ve göç yollarındaki halkların sesini dünyaya taşıdı.
 
Hakikati tarihe not düştü
 
DAİŞ'in Şengal'e yönelik ferman saldırısında Êzidî kadınlara dönük soykırım politikalarını belgeleyen ilk gazeteciler arasında yer alan Deniz Fırat, uluslararası kamuoyunun sessizliğini hakikatle teşhir etti. Ardından DAİŞ'in Mexmûr'a yönelik saldırılarında da bölgeden ayrılmayı reddederek, haberciliğini sürdürdü. "Siz gidin, ben kameram ile savaşacağım" diyerek arkadaşlarını güvenli alana gönderen Deniz Fırat , kamerasını bırakmadı. Çünkü onun için kamera yalnızca bir kayıt aracı değil, halkların hafızasını koruyan, savaş suçlarını görünür kılan ve hakikati tarihe not düşen bir direniş aracıdır.
 
Deniz Fırat'sız 12 yıl 
 
8 Ağustos 2014'te Mexmûr'un Karaçok bölgesinde DAİŞ saldırısını takip ederken hedef alınan Deniz Fırat, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Ancak susturulmak istenen yalnızca bir gazeteci değildi; kadın özgürlük çizgisinde gelişen hakikat gazeteciliğiydi. Aradan geçen 12 yıla rağmen Deniz'in objektifi, bugün Kürdistan'ın dört parçasında savaş, ekolojik yıkım, kadın kırımı ve halkların direnişini kayıt altına alan özgür basın emekçilerinin mücadelesinde yaşıyor. 
 
 
Mücadelesi yaşıyor
 
Deniz Fırat'ın yaşamı, kadınların kalemiyle yazılan özgür basın geleneğinin, baskı ve saldırılara rağmen hakikatten vazgeçmeyeceğinin en güçlü tanıklıklarından biri olmaya devam ediyor.