Çeyrek asırlık direniş ve evrenselleşen düşünce (7)

  • 09:01 20 Aralık 2023
  • Dosya
 
Özgürlük Sosyolojisi
 
HABER MERKEZİ - PKK Lideri Abdullah Öcalan, “Özgürlük Sosyolojisi” kitabında tarihsel-toplumsal yürüyüşün demokratik uygarlık sisteminde daha özgürce yol kat etmesi, doğru temellerden kaynaklanan hayatın bireylerce daha iyi ve güzel yaşanmasını ortaya koyuyor. 
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan, 15 Şubat 1999’da İmralı’ya getirildiği günden bu yana ağır tecrit koşulları altında tutulmasına rağmen on binlerce sayfayı bulan değerlendirmeler yaptı ve bunlar kitaplaştırıldı. Abdullah Öcalan, kendisi için “3’üncü doğuş” olarak tanımladığı İmralı süreci büyük bir zihniyet devrimi olarak ele aldı. Abdullah Öcalan’ın yaptığı değerlendirmeler, tarih, toplum, uygarlık, devlet, iktidar, kadın çözümlemeleri bu gün dünyanın birçok yerinde tartışılıyor, kabul görüyor.
 
“Abdullah Öcalan’a özgürlük Kürt sorununa siyasi çözüm” kampanyası kapsamında gerçekleştirilen “Öcalan Kitapları Günü” de Abdullah Öcalan’ın dünya üzerinde fikirleri, çözüm yöntemleri ile nasıl bir etki gösterdiğini ortaya koydu. 
 
Abdullah Öcalan’ın İmralı’da kaleme aldığı kitaplarından biri de “Özgürlük Sosyolojisi”. Kitabın ana fikrini “Tarihsel-toplumsal yürüyüşün demokratik uygarlık sisteminde daha özgürce yol kat etmesi, doğru temellerden kaynaklanan hayatın bireylerce daha iyi ve güzel yaşanmasıdır” şeklinde ele alan Abdullah Öcalan 11 bölümün özetini ortaya koyuyor. 
 
Bilimdeki parçalılık
 
“Önsöz ve Giriş bölümünden sonraki kısımda bazı yöntem sorunları tartışılacaktır” diyen Abdullah Öcalan, bilimlerdeki aşırı parçalanmanın bilimdeki kriz anlamına geldiği, bunun sistem kriziyle bağlantılı olduğunu vurguluyor. Devamındaki birkaç başlığa ilişkin de Abdullah Öcalan, “Diğer bir yöntem konusu olarak, farklı doğalar, özellikle toplumsal doğanın farklılığı vurgulanacaktır. Doğaya (Birinci Doğa) dönüşün köklü yaklaşımları gerekli kıldığı, aynı zamanda kadın sorunuyla bağı içinde işlenecektir. Özne-nesne ayrımına ihtiyatlı yaklaşılacak, yol açtığı sorunlar ve giderme yolları tartışılacaktır. Sermaye birikim sistemiyle bağlantısı gösterilip aşma gereği vurgulanacaktır. Evrenselcilik-görecilik, döngüsellik-çizgisellik, küreselcilik-yerelcilik gibi önemli yöntemsel ikilemlerde de açık olmak önem taşır. Ayrıca diyalektik yöntemin yeniden yorumu gerekmektedir. Yöntemsel kavramlardaki netleşme diğer konuların anlatımını kolaylaştırabilir. Yöntem konusunun savunmada ayrı bir bölüm olarak düzenlenmesi bu nedenle gerekli görüldü” ifadeleri ile ele aldığı başlıklara vurgu yapıyor. 
 
Özgürlük sorunu
 
Abdullah Öcalan, dördüncü bölümü “Özgürlük Sorunu” başlığı ile irdeliyor. Bu konuya ilişkin Abdullah Öcalan şu değerlendirmeyi kısaca yapıyor: “Demokratik uygarlık sistemi özgürlükle yakından bağlantılı olduğundan, konunun aydınlatılmasını önemli kılmaktadır. Merkezî uygarlık sisteminin tahakkümcü niteliği, demokratik uygarlığın özgürlükçü karakterini başat kılmaktadır. Bu bölümde eşitliğin özgürlükle sıkı bağı çözümlenecektir. Daha da önemlisi, hakiki bir kavram olan eşitlik kavramının farklılıkları gözeten temelde yorumlanması üzerinde durulacaktır. Sistemlerle bağı içinde çözümlenmemiş özgürlük ve eşitlik kavramlarının sosyal bilimlerde önemli sorunlara yol açtığı göz önünde tutularak yeniden yorumlanmaları ana tezimiz açısından açıklayıcı olacaktır.”
 
Aklın eleştirisi
 
Beşinci bölümde insan türündeki aklın eleştirisini konu aldığını belirten Abdullah Öcalan,  devamla “Toplumsal akıl tanımlanmaya çalışılırken, teorik-pratik, analitik duygusal boyutlardaki işlerliği aydınlatılmaya çalışılacaktır. Dünya sistemlerinin aklı kullanmaları nelere yol açabilir? Çözüm ve problem aracı olarak aklın sınırları var mıdır? Emmanuel Kant’ı nasıl güncelleştirebiliriz? Bu tür sorular çözüm aracı olarak kullandığımız aklımızın bizzat ciddi problemlere yol açabileceği konusunda uyarıcı olmaktadır” tespitini yapıyor. 
 
Toplumsal problemin doğuşu
 
“Altıncı kısımda Toplumsal Problemin Doğuşu Ve Gelişimi incelenmektedir” diyen Abdullah Öcalan,  “Merkezî uygarlık sisteminin temel problem kaynağı olduğu tarihsel süreçler içinde gözlemlenmeye çalışılacaktır. Toplumsal sorunların giderek dal budak salmaları sistemin özüyle bağlantılıdır. Dolayısıyla sermaye ve iktidar birikim aygıtları problemin kendisidir. Bir nevi problem tarihi tasarlanacaktır” ifadeleriyle açımlamasını yapıyor. 
 
Demokratik Uygarlık Sistemi
 
Abdulah Öcalan, yedinci bölüme ilişkin “Yedinci kısımda problem çözümleyici araç olarak Demokratik Uygarlık Sistemi önerilmektedir. Tarihin toplumsal tarih olarak yeniden tasarımlanması hangi anlamları bağrında taşımaktadır? Burada demokratik toplum ile tarih arasındaki kopmaz ilişki vurgulanmaktadır” diyor. Abdullah Öcalan, sekizinci bölümü de yedinci bölümün devamı olarak “Yedinci kısmın devamı olarak sekizinci kısımda kapitalist moderniteye alternatif demokratik modernite tanımlanmaya çalışılmaktadır. İki modernite anlayışının neden gerekli ve mümkün olduğu yakıcı dersler ışığında işlenmektedir. Özellikle çağdaş devrimlerin yenilgiye uğramalarının nedenleri bu bağlamda tekrar gözden geçirilmektedir” şeklinde tanımlıyor. 
 
Sistemin bunalımı ve çıkış olanakları
 
Dokuzuncu ve onuncu kısımlarda kapitalizmin sistemsel bunalımı ve bunalımdan çıkış olanaklarını çözümlemeye çalıştığını belirten Abdullah Öcalan, “Dünya uygarlık sisteminin güncel hali olarak kapitalist modernite çözülürken alternatifleri neler olabilir? Demokratik moderniteyi nasıl inşa edebiliriz? Engeller nelerdir ve olanaklar neler sunmaktadır? Yeniden inşa görevleri nelerdir? Bu son derece yakıcı sorular şüphesiz cevabını da bağrında taşımaktadır” sorularına cevap veriyor. 
 
Tarih ne düz ilerlemeci ne de kaderci
 
Abdullah Öcalan on birinci olarak ele aldığı sonuç kısmına ilişkin de “Bu kısımda denemenin çeşitli açılardan bilânçosu çıkarılmaktadır. Tarih ne düz bir kaderci çizgide seyretmekte, ne de kendi başına beklenen amaca doğru ilerlemektedir. Ne kendi başına kötülük kaynağı, ne de er veya geç iyilik sunucudur. İnsan toplumsallığı güzel yaşamayı mümkün kılabilir. Toplumun kendisi muazzam bir çözüm kaynağıdır. Yeter ki kanser türleri de dahil, ölümcül hastalık türlerinden korumasını bilelim; muhteşem bir cenneti mümkün kılmış dünyamızı anlayarak güzel yaşamayı seçelim” diyor.  
 
Yarın: Orta Doğu’da Uygarlık Krizi ve Demokratik Uygarlık Çözümü

Etiketler:

Abdullah Öcalan