KHK eyleminde Rojava vurgusu
- 19:02 28 Ocak 2026
- Güncel
İZMİR - KHK ile görevlerinden ihraç edilen kamu emekçilerinin işlerine dönmeleri talebiyle gerçekleştirilen eylemin 356'ncı haftasında, Rojava'ya yönelik saldırılarak dikkat çekilerek yüzbinlerce insanın HTŞ kuşatmasında olduğu belirtildi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubesinin, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) işten çıkarılmaları protesto etmek amacıyla her çarşamba düzenlediği oturma eylemi 356'ncı haftasında da Karşıyaka çarşı girişinde devam etti. “İhraç tecrittir. Tecrit insan hakları ihlalidir. Hak ihlallerine hayır. İşimize geri döneceğiz” pankartı açılan açıklamaya kentte bulunan siyasi parti ve kurumlar da destek verdi.
Açıklamada konuşan Eğitim Sen İzmir 2 No'lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli, Rojava’da yüz binlerce sivilin, HTŞ’nin kuşatması altında yaşam mücadelesi verdiğini belirtti. Ateşkes ilanlarına rağmen HTŞ saldırılarının sürdüğünü anımsatan Zeliha Danyeli, "IŞİD türevi örgütlerin bileşiminden oluşan HTŞ güçlerinin kuşatması altında şimdiye kadar en az altı çocuk donarak yaşamını yitirdi. Halen yüz binlerce çocuk ve sivil açlık ve donma tehlikesiyle karşı karşıya. Sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan ciddi sorunlar nedeniyle, tedavi edilebilir durumda olan binlerce insanın dahi yaşamını yitirme riski bulunmaktadır. Çocukların yaşam hakkı ile eğitim hakkı birbirinden ayrı düşünülemez. Rojava’da eğitim fiilen durdurulmuş; okullar işlevsiz hale getirilmiş, eğitim emekçileri ve öğrenciler kuşatma ve şiddet ortamında, can güvenliği olmayan koşullara terk edilmiştir" dedi.
Demokratikleşme ve özgürlükler arttırılmalı
KESK olarak kuruldukları günden bu yana, insan hakları ve özgürlüklerinin istisnasız güvence altına alınması, demokrasinin tesis edilmesi taleplerini haykırdıklarını belirten Zelihe Danyeli, "Emekçilerin barış ortamından başka şansı yoktur. Çatışma dönemleri hiçbir zaman yoksul, emekçilerin kazandığı süreçler olmamıştır en çok kaybedeni olurlar. Hiçbir savaşın kazananı olmayacağından kaynaklı barış bizim demokratik taleplerimizi ifade edeceğimiz ve emeğin hakkını alma noktasında da bir zemin yaratacak. Barışın sürdürülebilme koşulları da ortaya çıkmak durumundadır. Bunun içinde demokratikleşme ve özgürlüklerin arttırılması gerekiyor. Emek mücadelesi vermek demokrasi mücadelesinden bağımsız değildir. Türkiye’de yaşayan bütün topluluklar açısından barış zemini demokratikleşme zemini de yaratacak. Dolayısıyla tüm emekçiler bu sürece sahip çıkmalıdır. KESK liler olarak her zaman siyasi ve ekonomik krize karşı mücadele ettik etmeye de devam edeceğiz" diye konuştu.







