5 günde 10 kadın katledildi: Bu cezasızlık düzenine sessiz kalmayacağız

  • 17:16 23 Eylül 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Son 5 günde 10 kadının katledilmesine dikkat çeken DEM Parti Kadın Meclisi, Aleyna Çakır davasında verilen karar ve “Ailem Güvende” operasyonlarına da tepki göstererek, “Kadınların yaşam hakkı birkaç yıllık cezalarla, beraatlerle ve eksik yargılamalarla geçiştirilemez” dedi.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi, son 5 günde 10 kadının katledilmesi, kamuoyunda Aleyna Çakır olarak bilinen Sema Esen’in şüpheli ölümüne ilişkin davada verilen karar ve “Ailem Güvende” adı altında yürütülen operasyonlara ilişkin yazılı açıklama yaptı.
 
“Örgütlü kadın mücadelesiyle haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmeyeceğiz” başlığıyla yapılan açıklamada, kadın cinayetleri ile cezasızlık politikaları arasındaki ilişkiye dikkat çekildi.
 
‘Kadınlar hiçbir yerde güvende değil’
 
Her kadın cinayetinin erkek egemen sistem ve cezasızlık politikalarının sonucu olduğu belirtilen açıklamada, “Kadınlar evlerinde, sokakta, işyerlerinde güvende değilse toplumun hiçbir kesimi güvende değildir. Kadınların yaşamlarını korumayan, koruma tedbirlerini uygulamayan, failleri cezasızlık politikalarıyla ödüllendiren erkek egemen yargı bu cinayetlerden sorumludur. Kadını değil, kadının içinde katledildiği aileyi koruyan politikaları hayata geçirenler de bu cinayetlerden sorumludur” denildi.
 
Şiddetten uzaklaşmak isteyen kadınların yalnızlaştırıldığına işaret edilen açıklamada, kadınları koruyan mekanizmaların işletilmemesi ve kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesinin hedef alınmasının cinayetlerin önünü açtığı ifade edildi.
 
‘Kadınların yaşam hakkı birkaç yıllık cezalarla geçiştirilemez’
 
Aleyna Çakır davasında verilen karara da tepki gösterilen açıklamada, kararın kadınların yıllardır karşı çıktığı cezasızlık politikalarının bir göstergesi olduğu belirtildi. Açıklamada, “Kadınların yaşam hakkı birkaç yıllık cezalarla, beraatlerle ve eksik yargılamalarla geçiştirilemez. Boşanmak isteyen, boşanma aşamasındaki kadınlar erkek şiddetiyle karşı karşıyayken arabuluculuk gibi uygulamalar kadınların can güvenliğini daha da riske atmaktadır” diye belirtildi.
 
Kadın katlimalarının önlenmesi için İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanması gerektiği vurgulanan açıklamada, koruma mekanizmalarının işletilmesi, şiddet faillerinin etkin biçimde soruşturulması ve cezasızlık politikalarına son verilmesi istendi.
 
‘Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmeyeceğiz’
 
“Ailem Güvende” adı altında yürütülen operasyonlara da tepki gösterilen açıklamada, kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesinden vazgeçmeyeceği vurgulaman açıklamanın sonunda şunlar kaydedildi: “Hiçbir saldırıya, hiçbir ayrımcılığa, hiçbir kadın cinayetine sessiz kalmadık, kalmayacağız. Örgütlü kadın mücadelesiyle haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Özgür, eşit ve demokratik bir yaşamı hep birlikte kuracağız. Kadın Dayanışması Yaşatır! Jin, Jiyan, Azadî!”