Ayşe Gökkan’ın avukatı: Tahliye edilmesi gerekiyor

  • 09:01 12 Ekim 2026
  • Güncel
 
Gülistan Gülmüş
 
RIHA-Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutsak edilen Ayşe Gökkan’ın tahliye edilmesi gerektiğini belirten Avukat Berfin Gökkan Baran, Ayşe Gökkan’ın dosyasındaki ses kayıtlarının kendisine ait olmadığının bilirkişi raporuyla ortaya konulduğunu kaydetti. Berfin Gökkan Baran, “Bu konuda kamuoyu oluşturulmasına ve destek verilmesine ihtiyacımız var” dedi.
 
Tevgera Jinen Azad (TJA) eski dönem sözcüsü Ayşe Gökkan, kadın özgürlük mücadelesi, Kürtçe ve Kürt halkının haklarına ilişkin çalışmaları nedeniyle yıllardır süren yargılamalar kapsamında tutuklu bulunuyor. Ayşe Gökkan’ın kadın çalışmalarından DTK faaliyetlerine, kadın katliamlarına ve şiddete karşı yaptığı açıklamalardan Kürtçeye ilişkin taleplerine kadar çok sayıda faaliyeti ve açıklaması suçlama konusu yapılıyor. 19 Haziran’da görülen duruşmada mahkeme, Ayşe Gökkan’a “örgüt üyeliği” iddiasıyla 12 yıl ve 7 yıl 6 ay olmak üzere toplam 19 yıl 6 ay hapis cezası verirken tutukluluk hâlinin devamına karar vermişti.
 
28 Ocak 2021 tarihinden bu yana Ankara Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ayşe Gökkan’ın yeğeni ve avukatı Berfin Gökkan Baran, yargılama süreci ve tahliye taleplerine dair konuştu.
 
Ayşe Gökkan neden tutuklandı?  
 
Ayşe Gökkan’ın yargılanma sürecini ve hakkında verilen kararları hatırlatan Berfin Gökkan, “Ayşe Gökkan 6 yıldan uzun süredir haksız bir şekilde tutuklu. 2024 yılının aralık ayında Yargıtay, Ayşe Gökkan’ın dosyalarının birleştirilmesine karar verdikten sonra bozma kararı verdi. Bu bozma kararı iki hususa dayanıyordu. Birincisi, ‘örgüt üyeliği’nin temadi eden bir suç olması nedeniyle kesintiye uğramamasıydı. İkincisi ise örgüt üyeliği suçlamasıyla iki ayrı ceza verilemeyeceğiydi. Bu nedenle Yargıtay dosyaları bozdu ve tüm dosyaları birleştirdi. Şu an Ayşe Gökkan’ın örgüt üyeliğinden yalnızca bir dosyası bulunuyor. Yargıtay, ‘örgüt üyeliği ve örgüte yardım etme’ suçlamaları yönünden bozma kararı verirken propaganda suçlamasıyla verilen 3 yıllık hapis cezasını ise onadı ve bu ceza kesinleşti. Dolayısıyla hâlihazırda güncel olan dosyası yalnızca bir tane ve bu dosya şu an Yargıtay’da” diye konuştu.
 
Hak savunuculuğu suç olarak değerlendirildi
 
Yargıtay’ın bozma kararının ardından yerel mahkemede görülen davada Ayşe Gökkan’ın beraat etmesi gerektiğini savunduklarını söyleyen Berfin Gökkan, “Yargıtay, bozma ilamında yaklaşık 27 yıl hapis cezası verilmesinin çok yüksek olduğu ve bu nedenle tek bir ceza verilmesi gerektiği yönünde karar verdi. Dosya yerel mahkemeye geçtiğinde mahkeme ilk celsede Yargıtay bozma ilamına uyacağını belirtti. Biz her ne kadar beraat kararı verilmesi yönünde savunma yapsak da mahkeme bozma ilamına uyacağını ara kararla belirleyerek yargılamaya devam etti. Ancak Ayşe Gökkan’ın yaşamını tamamen aktivizm üzerine kurduğunu, 40 yılı aşkın süredir siyaset ve gazetecilik yaptığını ifade ettik. Düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındaki açıklamaları ile toplantı, gösteri ve yürüyüşler nedeniyle yeniden ceza verilmemesi gerektiğini savunduk. Buna rağmen yerel mahkeme yeniden cezalandırmaya gitti. Ayşe Gökkan’ın Kürtlerin temel hak ve özgürlüklerini, kadın özgürlüğünü, ana dilde eğitim hakkını ve İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını savunması; savaşların halk sağlığı üzerindeki etkilerini ve yaşanan hak ihlallerini dile getirmesi suç olarak değerlendirildi” ifadelerini kullandı.
 
Bilirkişi raporuna rağmen tutuklu
 
Ayşe Gökkan’ın DTK, KJA ve TJA içerisindeki kadın çalışmalarının da yargılamada delil olarak gösterildiğine değinen Berfin Gökkan, “Savunmalarımızda DTK ile ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Aysel Tuğluk kararına, KJA ve TJA ile ilgili de AİHM’nin yaptığı değerlendirmelere dikkat çektik. Bu tarz kurum ve kuruluşların herhangi bir illegal örgütle bağlantısının Ayla Akat Ata kararında tespit edilemediğini belirttik. Ayrıca Ayşe Gökkan’ın 2009 ile 2014 yılları arasında Nusaybin Belediye eşbaşkanlığı yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylem ve etkinliklere benzer eylemler nedeniyle Ankara ve İstanbul’da yargılanan kişilerin beraat ettiğini dosyaya sunduk. Söz konusu eylemlerin bir siyasi partinin eylem ve etkinliği olabileceği kararlarda belirtilmesine rağmen Ayşe Gökkan hakkında cezalandırmaya gidildi. Bunun yanında elimizde çok güçlü bir bilirkişi raporu var. Ses kayıtlarının Ayşe Gökkan’a ait olmadığı ortaya konulmuş durumda. Herhangi bir illegal örgütle bağdaşacak bir eylem ya da delil de yok. Yargıtay, bozma ilamında yerel mahkemeden bunlara ilişkin açıklık getirmesini istedi fakat yerel mahkeme yine esasa girmedi” dedi.
 
‘Ayşe Gökkan’ın tahliye edilmesi gerekir’
 
Ayşe Gökkan’ın yeniden Yargıtay’a taşınan dosyasının bozulmasını ve tahliye kararı verilmesini beklediklerini ifade eden Berfin Gökkan, tahliyenin bir an önce gerçekleştirilmesi gerektiğine dair şunları söyledi: “Ayşe Gökkan, yerelde 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılamada 12 yıl hapis cezasıyla cezalandırıldı. Ayrıca yine örgüt üyeliğinden 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi ve tutukluluk hâlinin devamına karar verildi. Oysa Ayşe Gökkan’ın tutukluluğu 6 yılı geçti. Bu süreç içerisinde 2022 yılında annesini kaybetti, koronavirüse yakalandı, depremi yaşadı. Kendisi yüksek tansiyon hastası ve 64 yaşında. Artık cezaevi koşullarını kaldırabilecek durumda değil. Yargıtay bozma ilamına uyacağını belirten yerel mahkemenin bunun aksine karar vermesi ve ayrı ayrı cezalandırmaya giderek toplam 19 yıl 6 ay hapis cezası vermesi hukuka aykırıdır. Dosyanın yeniden bozulacağını düşünüyoruz. Eğer dosya bozulacaksa Ayşe Gökkan’ın tahliye edilmesi gerekir. Bu konuda kamuoyu oluşturulmasına ve destek verilmesine ihtiyacımız var. Ayşe Gökkan’ın özgürlüğüne kavuşması ve beraat etmesi için hem tahliye edilmesi hem de Yargıtay’dan beraat kararı verilmesi gerekiyor.”