Dilovası davasında ailelerden faile: Vicdanınız rahat mı?

  • 15:13 25 Mart 2026
  • Hukuk
İSTANBUL - Dilovası’nda 7 kişinin yaşamını yitirdiği Ravive Kozmetik patlamasına ilişkin davanın ikinci gününde fail Altay Ali Oransal’ın savunması alınırken, aileler ve avukatlar sorumluların yargılanmasını istedi.
 
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025’te ruhsatsız ve denetimsiz şekilde faaliyet yürüten Ravive Kozmetik’te meydana gelen patlamada, 3’ü çocuk, 6’sı kadın olmak üzere 7 kişi yaşamını yitirmişti. 8’i tutuklu, 2’si firari 16 kişinin yargılandığı davanın ikinci duruşması, Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar verilmesine rağmen Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülmeye devam ediyor.
 
Duruşmayı ikinci gününde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri Kezban Konukçu, Özgül Saki ve feminist kadınlar takip ediyor.
 
Duruşmaya, fail Altay Ali Oransal’ın kimlik tespiti ve ifadesi ile başlandı.
 
Altay Ali Oransal, savunmasında can kayıplarından sorumlu olanların cezalandırılmasını istediğini ve savunmasının da bu yönde olacağını söyledi. Fabrikadan hiçbir şekilde kazanç elde etmediğini öne süren fail Altay Ali Oransal, kendini aklamaya dönük sözler sarfederken, fabrikanın denetiminin ve yönetiminin babası Kurtuluş Oransal’da olduğunu söyledi. Fail, fabrikada tanıdığı tek kişinin ise Gülhan Benli olduğunu belirtti. 
 
Failin hiçbir bilgisi yok(muş)
 
Mahkeme Başkanı, fail Altay Ali Oransal’a belediyeden ruhsat alınması ve önlemlerin sağlanması sürecini sordu.  Fail ise bütün yetki ve denetimin babası Kurtuluş Oransal’da olduğunu savundu. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “Sonuç olarak kâğıtta da olsa orayı siz işletiyorsunuz, hiç mi bakmadınız, bu patlama olursa hiç mi sorumlu olacağınızı düşünmediniz? Üstelik çalışanların çoğu sigortasızmış, buna ilişkin bilgin var mı?” diye sordu. Fail bu sorulara da bilgisi olmadığına dair yanıt verdi. 
 
Mahkeme heyetinden üye hâkim ise fail Altay Ali Oransal’a üzerinde çıkan para ve pasaportları sordu. Hâkim, “Üzerinizden 20 bin TL, 4 bin 350 dolar, 530 Euro, bunun yanında 2 tane de pasaport çıktı. Savunmanızda kaçma şüpheniz olmadığını söylemiştiniz, her zaman cebinizde bu kadar para bulundurur musunuz?” dedi. Fail ise kendini aklamaya dönük konuşmaya devam etti. 
 
Yaşamını yitirenlerin ailelerinin avukatlarından biri,  faile “Ravive’nin nimetinden biz faydalandık, külfetinden babam mı sorumlu diyorsunuz?” diye sordu. Ancak  fail, soruyu anlamadığını söyledi. Bir diğer avukatı Sevda İlgöz de faile üretim koşullarını ve fabrikanın neden denetlenmediğini hiç merak edip etmediğini sordu. Fail yine babasını öne sürerek yanıt verdi. Sevda İlgöz’ün, “Madem makine mühendisliği okudunuz, çıplak gözle görülebilecek bir şeyi göremeyecek kadar kör müydünüz?” sorusuna ise fail Altay Ali Oransal, avuktı hedef gösteren kelimeler kullandı. 
 
Erdoğan ve Soylu bağlantısı soruldu
 
Bir diğer aile avukatı Onur Kaynun, faile Oransal’a babası ile dayısı arasında son dönemde bir husumet bulunup bulunmadığını sordu. Fail bu soruya da sonraki sorulara da babası üzerinden yanıtlar verdi. Onur Kaynun, bu kez 2021 yılında dayısıyla 30 milyonluk ticaret yapıldığına işaret ederek, bunun o dönem yaklaşık 3,7 milyon ABD dolarına denk geldiğini hatırlattı ve açıklama istedi.  Fail Altay Ali  Oransal ise, “Muhasebeci bu konularla ilgili gerekli açıklamayı yapacaktır” dedi. Onur Kaynun’un, “20 milyonluk ticaret yapacak kadar bütçeniz var mı sizin?” sorusuna da fail, “Bunu muhasebeci ile konuşursunuz” yanıtını verdi. Onur Kaynun, yeniden söz alarak bu soruyu babasının borç batağında olduğu döneme işaret ederek yönelttiğini söyledi. Daha sonra Onur Kaynun’un, Recep Tayyip Erdoğan ya da Süleyman Soylu’nun kendilerine parasal konularda yardımı olup olmadığını sorması üzerine mahkeme heyeti, “Bu soru konumuzla alakalı değil” diyerek failin yanıt vermesini istemedi.
 
Emine Bulut’un vekili avukat Saruhan Efe Kadayıfçı da  faile, “Bir makine mühendisi olarak üretim süreciyle alakalı hiçbir bilginizin olmaması çelişkili değil mi?” diye sordu. Fail ise parfümün yapılış süreciyle makine mühendisliği arasında bir bağlantı kuramadığını söyledi.
 
‘Vicdanınız rahat mı?’
 
Gülek ailesinin vekili avukat Recep Dursun, faile vicdan azabı çekip çekmediğini sordu. Ardından söz alan Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut, “Ablamlar orada o gün can verirken neden bırakıp kaçtılar, vicdanları rahat mı?” diye sordu. Failin yanıtı ise “Ben orada değildim” oldu. 
 
Cansu Esatoğlu’nun babası İbrahim Esatoğlu da, “Bizim canımız yanmış, orada hiçbir önlem yoktu. Hepsinden de haberiniz vardı. Siz neden hâlâ kozmetik satışı yapıyorsunuz? Bizim çocuklarımız kömür oldu. Vicdan azabı çekiyor musunuz?” diye sordu.
 
Mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. Duruşma, verilen aranın ardından devam edecek.