Newroz Uysal Arslan: Hakikatin susturulduğu yerde toplumsal barış inşa edilemez

  • 17:39 15 Ekim 2026
  • Siyaset
ANKARA - Özgür basına yönelik sansür ve erişim engellerini Meclis gündemine taşıyan DEM Parti Milletvekili Newroz Uysal Arslan, basın özgürlüğü ile Barış ve Demokratik Toplum Süreci arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, “Mikrofonun kapatıldığı ve hakikatin susturulduğu yerde toplumsal barış inşa edilemez” dedi.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Arslan, özgür basına yönelik sansür ve erişim engellerini Meclis Genel Kurulu’nda gündeme getirdi. Konuşmasına hakikati halka ulaştırmak için yürüttükleri mücadelede katledilen ve yaşamını yitiren özgür basın çalışanlarını anarak başlayan Newroz Uysal Arslan, Nagihan Akarsel, Gurbetelli Ersöz, Cihan Bilgin, Nazım Daştan ve Musa Anter’i andı.
 
İstibdat benzetmesi
 
Newroz Uysal Arslan, “Şu an gözaltı, tutuklama, baskı ve yasaklara rağmen hakikati ve gerçeği halka ulaştırmak için uğraşan tüm basın emekçilerine dayanışma duygularımızı iletiyoruz. Türkiye, sansürün giderek pervasızlaştığı, baskının ve istibdadın her ana yayıldığı bir ülke hâline geliyor. Türkiye’deki sansürün ve baskının boyutunu kavramak için iktidarın hangi gerçeklerin halka ulaşmasından korktuğuna, bu korkunun ne kadar derinleştiğini anlamak için ise hangi haberin kaç kez yasaklandığına bakmak yeterli. Öyle bir noktaya geldik ki haberlere getirilen erişim engellerine ilişkin yapılan haberlere dahi erişim engeli getiriliyor” dedi.
 
Özgür basına yönelik sansür
 
Özgür basına yönelik sansür uygulamalarını Meclis kürsüsünde sıralayan Newroz Uysal Arslan, “JINNEWS’in kadın alanında habercilik yaptığı internet sitesinin Türkçe sanal medya hesabı 10 kez, Kürtçe hesabı 7 kez; TikTok, Facebook ve YouTube’daki kanal ve haberleri ise ayda birkaç kez erişime engelleniyor. Mezopotamya Ajansı 6 Ekim’de 44’üncü, maalesef ki dün de 45’inci kez erişime engellendi. Düşünün, bir haber ajansı haber üretmekten, gerçeği, hakikati ulaştırmaktan çok bu hakikati duyuracak yeni bir ajans, yeni bir adres bulmakla uğraşıyor. Haberleri yasaklamaya, sanal medya hesaplarını kapatmaya gücünüz yetebilir ancak güç gösterisine dönüştürdüğünüz her yasakla hakikatten duyduğunuz korkuyu, suçlarınızın üzerini örtme konusundaki telaşınızı açığa vuruyorsunuz. Özgür basının onlarca yıldır karşı karşıya kaldığı baskı politikalarını bu kürsüden anlattık. Bu kuşatma gün geçtikçe muhalefete ve birçok alana yayılmış durumda” ifadelerini kullandı.
 
‘Hakikatin susturulduğu yerde toplumsal barış inşa edilemez’
 
Evrensel, Kısa Dalga ve T24’e yönelik erişim engelleri ile TELE1 ve Halk TV’ye kayyım atanmasını basının susturulmasının göstergesi olarak değerlendiren Newroz Uysal Arslan, şöyle konuştu: “Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’nin eylül ayı hak ihlalleri raporunda, internet ve dijital medya alanlarında sadece bir ayda 3 bin 492 dijital medya içeriğine erişim engeli getirildiği belirtiliyor. Bunların çoğu da 24 Eylül sonrası ekonomi ve finans hesapları, yani fon dolandırıcılığını duyuran hesaplar. Sadece 24-30 Eylül arasında, 6 günde 532 hesaba erişim engeli getirilmiş. Bunların içerisinde biz milletvekillerinin fon vurgununa dair verdiği soru önergelerine ilişkin haberler de var. Gazeteciler susturulduğunda Türk’ün, Kürt’ün, kadının, işçinin, Alevi’nin, yoksulun sesini kısıyorsunuz. Oysa basın özgürlüğü ile içerisinde bulunduğumuz Barış ve Demokratik Toplum Süreci birbiriyle iç içe. Basın özgürlüğünün olmadığı bir yerde demokratik toplumun konuşulabildiği alanları kapatmış oluyorsunuz. Konuşması engellenen toplum nasıl müzakere edecek? Hakikatin susturulduğu yerde nasıl bir toplumsal uzlaşma sağlanacak? Mikrofonun kapatıldığı ve hakikatin susturulduğu yerde toplumsal barış inşa edilemez.”