Helin Ümit: Suriye'deki saldırılar kastik katilin birleşik eylemidir

  • 11:11 17 Ocak 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Suriye'deki gelişmeleri değerlendiren Özgürlük Hareketi üyesi Helin Ümit, saldırıların uluslararası ve Türkiye bağlantılı olduğuna dikkat çekerek, "Bu saldırılar kastik katilin birleşik eylemidir, birleşik saldırısıdır. Binlerce yıldır kastik katil bu şekilde eline gücü geçiriyor, iktidarını kuruyor, halklar ve kadınlar üzerine böyle saldırıyor" dedi. 
 
Özgürlük Hareketi üyesi Helin Ümit, Medya Haber televizyonuna katıldığı programda gündeme dair soruları yanıtladı. Paris katliamları, Halep’teki saldırılar, İran'daki eylemler ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğü için yapılan miting gibi birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. 
 
Paris katliamı 
 
Helin Ümit, Paris katliamlarında yaşamın yitirenleri anarak, katliamın güncelle bağlantılarına dikkat çekti.  Helin Ümit, "Paris katliamı Avrupa’nın göbeğinde bir de eşitlik, özgürlük sloganlarının kendisini ifade ettiği Fransa gibi bir ülkede gerçekleşti. Bunun bir anlamı var. Neden böyle bir ülkede, Avrupa’nın göbeğinde üç kadın öncü katledildi? Bir de Heval Sara, Heval Fidan, Heval Leyla; kadın özgürlük hareketinin üç kuşağını temsil ediyordu. O anlamıyla, böyle bir saldırı asla tesadüf değildi. Tesadüf olmayan, çok amaçlı, hedefli bir saldırıydı" dedi. 
 
'Sara barış için en çok çalışanlardandı'
 
Sakine Cansız'ın özgürlük hareketi içerisinde, barışa en çok inanan, bunun için en çok çalışan, bu konuda oldukça hassas ve dikkatli olanlarda olduğunu söyleye Helin Ümit, "Yani kızılca kıyametin koptuğu savaş ortamlarında bile hiçbir zaman bu umudunu bırakmadı. Halkların hep birlikte yaşayacağına, birlikte barışacağına, birlikte ortak bir yaşamı geliştireceğine Heval Sara çok gönülden inandı. Onunla yaşayan, çalışan, kalan bir birey olarak, bir kadın olarak bunu söyleyebilirim. İşte 9 Ocak 2013’de aslında bizim içimizde, özgürlük hareketi içerisinde böyle bir anlayışı, Önderliğe büyük bir bağlılık temelinde geliştiren gerçekliğimiz, kadın gerçekliğimiz hedef alındı" diye belirtti. 
 
'Barış hakikatler temelinde olur'
 
İkinci paris katliamın birinci katliamın devamı olduğunu hatırlatan Helin Ümit, gerçek bir yüzleme ve hesap sorulmadan barışın tesis edilemeyeceğini vurguladı. Katliamın yapıldığı sürece dikkat çeken Helin Ümit, "O dönem yine bugüne benzer bir şekilde barış tartışmaları, çözüm tartışmalarının gündemde olduğu bir süreçti. Şimdi de benzer bir sürecin içerisinden geçiyoruz aslında. Yeniden Türk-Kürt ilişkilerinin güncellenmesine çalışılan bir süreçten geçiyoruz.  Dikkat edilirse böyle bir dönemde yine Halep’te Kürtlere yeni bir saldırı oldu.  Eğer sağlıklı bir Türk-Kürt barışı gelişecekse ya da halklar arasında doğru ilişki gelişecekse, birbirimizi doğru anlayacaksak, güven yaratacaksak, samimiyet yaratacaksak, bu ancak ve ancak gerçekler temelinde olabilir, hakikatler temelinde olabilir, yüzleşerek olabilir" diye aktardı. 
 
Halep saldırıları
 
Helin Ümit, Şêxmeqsûd ve Eşrefiye’deki saldırıları kınayarak şunları söyledi: "Ziyad Halep arkadaşı saygı ve minnetle anıyorum. Sadece Kürt toplumunun değil, insanlığın onurunu temsil eden bir duruş içerisinde oldu o coğrafyanın bir çocuğu olarak. Yine onunla birlikte şehadete ulaşan, fedai çizgide duran Deniz, Havar, Faraşin, Dilbirin ve Rojbin arkadaşlarıyla saygıyla anıyorum.
 
Halep’te yaşanan olayları takip ediyoruz. Saldırılar açık açık yapıldı. Böyle bir saldırıyı Colani yönetimi kendi başına düzenlemedi. Zaten böyle bir iradesi de gücü de olduğunu düşünmüyorum. Bu saldırı gerçekleştiğinde Fransa’da Şam yönetimiyle İsrail’in görüşmeleri olduğu ifade ediliyor. Bunu şöyle de okuyabiliriz aslında, Şam yönetimiyle Türkiye’deki yönetim birbirine angaje olmuş. Şam’ı Türkiye yönetiyor denilebilir. Bunu kendileri de söylüyor. 
 
Türkiye ile bağlantısı 
 
O anlamıyla bu katliamı değerlendirirken, Halep’te yaşananları değerlendirirken ister istemez o bağlantıyı kurmak zorunda kalıyoruz. Türk Devleti’nin bağlantısını kurmak zorunda kalıyoruz ki öyledir. Dikkat edin şu anda Türk medyası baştan aşağı bu saldırının ne kadar başarılı olduğunu, ne kadar yerinde olduğunu, oradaki Kürt güçlerinin bu şekilde zayıflatıldığını gerçekten adeta zil takıp oynayacak şekilde anlatıyorlar. 
 
Kürtler 100 yıldır 2 mahallede yaşıyor
 
Orada bir Kürtsüzleşme politikası yürütüldü. Demografik değişim politikası yürütülmüştür. Bunun içerisinde Türk Devleti vardır. Halep Kürtleri 20 yıldır orada değil, 100 yıldır orada yaşıyor. 90’lı yıllarda ben de Suriye’de kaldım. Her iki mahalle Kürt mahallesi olarak büyümüştü. Yok işte biz Kürtlere karşı değiliz de. Doğru değil bu. Bu yalandır. Katliamı örtbas etme çabasıdır.
 
SDG ve YPG çekilmişti
 
1 Nisan ve 10 Mart mutabakatının bir deneme alanı olarak Halep’in iki mahallesi seçilmişti. Ve oradan aslında Kürt savaşçıları, SDG’nin önemli bir kesimi, YPG’nin önemli bir kesimi çıkmıştı. Anlaşmaya göre oradan asayiş güçleri, bir de işte öz yönetim yani meclis kalacaktı. Bunlar süreç içerisinde Şam hükümeti ve onun kurumlarıyla entegre olacaktı. Ne oldu? Ne aciliyeti vardı da iki mahalleye birden böyle bir saldırı oldu? Amaç neydi gerçekten? Orada kendi gücünü göstermeye bu kadar mı muhtaçtı Şam yönetimi? Bir de oradaki direniş güçlerinin önemli bir kısmını söz vererek çıkarmışsın, istismar ederek. İstismar etmişsin yani orada bir anlaşmaya varmışsın, önemli bir gücünü çıkarmışsın, kalanları da bu şekilde katletmişsin. 
 
DAİŞ zihniyeti
 
Bu DAİŞ zihniyetinin kendisidir. Tüm dünya geçmiş yıllarda neyi gördü? DAİŞ’e karşı direnen, onu yenilgiye uğratan bir Kürt direniş gerçekliğini gördü. Siz buna YPG deyin, SDG deyin, başka bir şey deyin. Ama Kürt özgürlük güçleri, özgürlük isteyen, kimlik isteyen, onurlu gençler bir araya gelerek DAİŞ’i yenilgiye uğrattılar. Şimdi adeta Amerika’sından, İsrail’ine, Şam’ından, Fransa’sına, Türkiye’sine bu DAİŞ zihniyetiyle birleşerek bu sefer de Kürtleri yenilgiye uğratmak istiyorlar. Bu çok kirli bir şey. 
 
Kastik katilin birleşik saldırısı
 
Bu eylemler, bu saldırılar kastik katilin birleşik eylemidir, birleşik saldırısıdır. Tarihte halkların, insanlığın, kadınların nasıl kaybettiğini anlamak isteyen varsa ya da bir yerde durup biz bu hale nasıl geldik, niye tepemizde bu kadar iktidarı büyüttük, niye biz bu kadar köle konuma geldik, elimizdeki ekmeği verir hale geldik diye soranlar varsa, bence Halep’te yaşananları iyi okusunlar. Çünkü bu binlerce yıldır kastik katil bu şekilde eline gücü geçiriyor, iktidarını kuruyor ve halklar üzerine, kadınlar üzerine böyle saldırı yapıyor.
 
Kadın savasçının cenazesine işkence
 
Nasıl ki Heval Sara’nın şahadetini biz nicelik olarak değerlendirmedik. Heval Sara dedik Dersim’di, Heval Sara dedik kadın özgürlük çizgisiydi, Heval Sara mücadelemizin kendisiydi. Yani bir kişilikte dile gelen bir toplumsal gerçeklikti. Halep’te ikinci kattan atılan kadın savaşçı da bir kişi değil yani. Onun temsil ettiği bir gerçeklik vardı. 
 
Kadın savaşçının bu şekilde saldırıya uğraması, o şekilde atılması Kürt toplumunda büyük öfkeye yol açtı. Kürt halkı Deniz arkadaşa yapılanlar karşısında korkunç öfkelidir. Bunu kabul etmiyor. Kürtlerin yaşadığı her yerde ulusal bir ruhu açığa çıkardı. Bunu herkesin bilmesi lazım.  Halep için sokağa çıkan herkesi sevgiyle selamlıyorum. Bu ulusal ruhu ortaya çıkarmak çok önemliydi. 
 
İran eylemleri
 
İran'da yaşananları da değerlendiren Helin Ümit şöyle devam etti: "İran’daki gelişmeler önemli. Takip ediyoruz.  Fakat uzun süredir Özgürlük Hareketi olarak İran rejimine şöyle uyarılar yaptık; Demokratik değişim ve dönüşümü gerçekleştiremezse İran ciddi tehlikelerle karşı karşıya...
 
Yaşananlar Jin, Jiyan, Azadî eylemselliklerinden sonra gelişen bir eylem ve dikkat edilirse toplum, halk birçok kesimi içine alarak bu eylemleri sürdürüyor. Milyonlarca insanın sokağa döküldüğü bu tür eylemlerde dış mihrak tanımlaması ya da dış güç tanımlaması çok yetersizdir. Öyle bile olsa o devletin yöneticilerinin zaafını gösteriyor. 
 
Bu konuda yer yer Pezeşkiyan’ın açıklamaları oldu. Biz de kendi eksikliğimizi görmeliyiz dediği değerlendirmeleri oldu. Daha liberal bir çizgi izlemeye çalıştığı söyleniyor mesela. Bu tür şeyler söyleniyor. Fakat en yetkili kurum olarak Hamaney ve onun yönetim merkezi ise hiçbir değişim ve dönüşüme yanaşmıyor. Böyle olunca tabii ki İran’daki çatışmalar sertleşiyor. Bunu bizim görmemiz lazım. Bunu İran’ın kendisinin de görmesi lazım.
 
Umudumuz, dileğimiz, İran’ın demokratikleşmesi, demokratik devrim sürecine girmesi, bu temelde burada yaşayan halklar ve kadınlar öncülüğünde gerçekten birlikte yaşayabilecekleri özgür, demokratik bir sistemin inşa edilmesi oluyor. Fakat daha dediğim gibi gerilimli günler İran’ı bekliyor gibi.
 
Özgürlük mitingine çağrı
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın fikizi özgürlüğü için 25 Ocak'ta Amed'de yapılacak mitinge de dikkati çeken Helin Ümit: " Bu kadar katliamın, saldırının, süreç karşıtı hamlelerin, darbe mekaniğinin devrede olduğu bir dönemde Kürt toplumunun Önderlik’le birlikte olduğunu, Önderlik’in kararlarıyla yürüdüğünü ortaya koyacak görkemli bir mitinge gerçekten ihtiyaç vardır.
 
Başta Amed halkı olmak üzere, tüm Kürdistan halkının imkanı olan herkesi mitinge katılmaya çağırıyoruz. Bu sefer hem Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahalleleri için, Ziyad Halep ve arkadaşları için, şehitlerimiz için, Önderliğimizin başlatmış olduğu barış ve demokratik toplum sürecinin daha ileriye taşınması için Amed’de olmaya çağırıyorum."