SES Wan Şubesi: GİH ile THS çalışanları görünmez kılınıyor

  • 11:05 2 Nisan 2026
  • Sağlık/Spor
 
WAN - GİH ve YHS çalışanlarının maruz kaldığı hak ihlallerine dair açıklama yapan SES Wan Şubesi, görev tanımlarının netleştirilmesi, eşit işe eşit ücret ve güvenceli çalışma koşulları talebinde bulunarak, “Her işi yapan personel” anlayışıyla istismar edildiklerini kaydetti. 
 
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Wan Şubesi, sağlık ve sosyal hizmetler alanında Genel İdari Hizmetler (GİH) ve Yardımcı Hizmetler Sınıfında (YHS) çalışanların yaşadığı sistematik hak ihlallerine karşı basın açıklaması gerçekleştirdi. SES şube binasında gerçekleştirilen açıklamaya Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) platformu katıldı. Basın metnini SES Wan Şube Eşbaşkanı Figen Çolakoğlu Okudu.
 
 Ekonomik ve sosyal haklara erişim 
 
Sağlık ve sosyal hizmetlerin yalnızca hekimler, hemşireler ya da sahada doğrudan hizmet sunan meslek gruplarından ibaret olmadığını aktaran Figen Çolakoğlu, “Yıllardır sistematik bir şekilde görünmez kılınmakta, ‘diğer personel’ gibi tanımlamalarla değersizleştirmekte ve emekleri yok sayılmaktadır. Sağlık hizmetinin ekip işi olduğu gerçeği sıkça dile getirilmesine rağmen, bu ekibin önemli bir parçası olan GİH ve YHS çalışanları ne hak ettikleri saygıyı görmekte ne de hak ettikleri ekonomik ve sosyal haklara ulaşabilmektedir” dedi.
 
‘Her işi yapan personel anlayışıyla istismar ediliyoruz’
 
Belirsiz ve ucu açık görev tanımları nedeniyle kendi işi dışında pek çok işi yapmak zorunda bırakıldıklarını dile getiren Figen Çolakoğlu, “Her işi yapan personel” anlayışıyla istismar edildiğini vurguladı. Figen Çolakoğlu, artan hak ihlallerini sonuçlarına dair şunları söyledi: “Düşük ücret politikaları ve adaletsiz ek ödeme sistemleri nedeniyle yoksullaştırılmaktadır. Döner sermaye sisteminde yok sayılmakta ya da en düşük payı almak ve personel eksikliği nedeniyle ağır ve yoğun iş yükü altında çalıştırılmakta. Kadro ve statü sorunları nedeniyle güvencesizleştirilmektedir. Liyakat yerine keyfiyete dayalı görevlendirmelerle çalışma barışı zedelenmekte ve artan iş yükü ve değersizlik hissi nedeniyle tükenmişlik yaşamaktadır.”
 
‘Yaratılan sınıf üstünlüğü çalışanlar arasında rekabete dönüşmektedir’
 
Bu tablonun yalnızca bireysel mağduriyetin ortaya koymadığını belirten Figen Çolakoğlu, kamusal sağlık ve sosyal hizmet sisteminin niteliğini de doğrudan etkileyen yapısal bir soruna işaret ettiğini ifade etti. Figen Çolakoğlu, “Sağlık ve sosyal hizmet alanında 40’ın üzerinde farklı kadro ve unvanı bulunması, aynı işi yapan emekçiler arasında ciddi ücret farklılıklarına, hak kayıplarına ve iş barışının bozulmasına yol açmaktadır. Bu parçalı ve eşitsiz yapı, emeği bölmekte, dayanışmayı zayıflatmakta ve çalışanlar arasında haksız bir rekabet yaratmaktadır” sözlerine yer verdi.
 
Hukuki ve yasal süreç başlatılacak
 
Buna dair hukuki ve yasal sürece başvuracaklarını söyleyen Figen Çolakoğlu, “5 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştireceğimiz geniş katılımlı toplantıda ülkenin dört bir yanından gelen saha verilerini, işyeri deneyimlerini ve emekçilerin taleplerini kapsamlı biçimde değerlendireceğiz. Elde edilen sonuçları ve çözüm önerilerimizi 6-7 Nisan tarihlerinde TBMM’de ilgili komisyonlara, milletvekillerine ve yetkili kurumlara doğrudan ileteceğiz” ifadelerine yer verdi.
 
Figen Çolakoğlu, talepleri şöyle sıraladı:
 
“*GİH ve YHS çalışanlarının görev tanımları açık, net ve sınırları belirli hale getirilmelidir.
 
*Eşit işe eşit ücret ilkesi hayata geçirilmeli, ücret ve ek ödeme sistemindeki adaletsizlikler giderilmelidir.
 
*Sağlık ve sosyal hizmet alanındaki parçalı kadro yapısına son verilerek tüm çalışanlar ‘sağlık ve sosyal hizmet emekçisi’ unvanı altında tek kadro sisteminde birleştirilmelidir.
 
*Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılmalı, çalışanlar yaptıkları işe uygun kadrolara hak kaybı olmaksızın geçirilmelidir.
 
*Döner sermaye ve teşvik sistemleri adil hale getirilmeli, tüm emekçileri kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.
 
*Tüm emekçiler için güvenceli, insanca ve sağlıklı çalışma koşulları sağlanmalıdır.
 
*Keyfi görevlendirmeler, angarya uygulamalar ve mobbing son bulmalı; liyakat esas alınmalıdır.
 
*Derece ve kademe düzenlemesi yapılarak emekçilerin kariyer ve özlük hakları iyileştirilmelidir.
 
*3600 ek gösterge ve yeşil pasaport hakkı tüm emekçilere tanınmalıdır.”