‘Görünmeyen emeği komün yaşamla dönüştürebiliriz’
- 09:09 28 Nisan 2026
- Emek/Ekonomi
İSTANBUL - DEM Parti Kadın Meclisi üyesi Ayfer Fatma Çelik, kadınların görünmeyen ev içi emeğinin sistem sorunu olduğunu belirterek, çözümün toplumun dönüştürülmesinden geçtiğini ifade etti. “Komün yaşamda dönüştürülebiliriz. Komün yaşamını her yere yaymamız, her zihniyette inşa etmemiz gerekiyor" dedi.
Dünyanın dört bir yanında kutlanan 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı’na sayılı günler kalırken, işçiler haklarını savunmak için alanlara çıkmaya hazırlanıyor. Hayatın her alanında yer alan ancak emeği her yerde sömürülen kadınlar da 1 Mayıs’ı görünmeyen emeği üzerinden karşılıyor. Emek sömürüsüne maruz kalan kadınların en çok ev içindeki emeği görünmez kılınıyor.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi üyesi Ayfer Fatma Çelik, kadınların ev içinde yaşadığı sorunları ve görünmeyen emeğini değerlendirdi.
‘Görünmez emek’
Ayfer Fatma Çelik, “Eve mahkum edilen kadın kendi bedeninden uzaklaşmış, kendisi olmayan bireydir” diyerek görünmez emeğin kader olmadığını söyledi. Kadın emeğinin görünmeyen bir emek olduğunu ifade eden Ayfer Fatma Çelik, “Kadınlar çok katmanlı bir emek sömürüsüyle karşı karşıya. Kadın, bu yükümlülüğü seçmiyor; bu rol ona tarihten günümüze sistematik olarak öğretiliyor ve kadınlara bu kabul ettirildi” dedi.
‘Eve hapsediliyor’
Ev içi emeğin sadece çocuk ve eşle sınırlı olmadığını belirten Ayfer Fatma Çelik, “Çocuk bakımı, evin geçimi ve düzenini sağlamakla kalmıyor, herkesin bakımını üstleniyor. Ev herkese açık bir hastane gibi işlev görüyor. Dolayısıyla kadın da hasta bakıcı oluyor. Bu yükümlülükler kadının yaşamını sınırlandırıyor. Bunlara harcanan zaman kadının kendisi olmasını engelliyor. Eve mahkûm edilen bir kadın kendi bedeninden uzaklaşmış, kendisi olmayan birey haline geliyor” diye belirtti.
‘Sistem değişmeli’
Sömürünün sona ermesi için sistemin değişmesi gerektiğini vurgulayan Ayfer Fatma Çelik, “Sistem değişmeden, zihniyet değişmeden evde hiçbir şeyi değiştiremezsin. Biz bu dünyaya ‘bulaşık yıkar’ diye kodlanmış rollerle gelmedik. Kadın emeği her alanda sömürülüyor. Çark o kadar güzel kurulmuş ki kadının her şeyinden faydalanılıyor” ifadelerini kullandı.
Ev içine hapsedilen kadının iş dünyasından da uzaklaştırıldığını belirten Ayfer Fatma Çelik, bunun bireysel değil toplumsal bir sonuç olduğunu vurguladı. Ayfer Fatma Çelik, “İş gücünden uzak bir kadın kendini bulamamış, dolayısıyla ses çıkaramayacak bir topluluktur. Dışarıda kalmış, kamusal alana çıkmaktan, sosyalleşmekten uzak kalmış bir kadın ise zaten kendi olmayan bir kadındır” dedi.
‘Sömürü sistemi’
Mevcut iktidar politikalarının aile içinde yeniden üretildiğini vurgulayan Ayfer Fatma Çelik, “Sömürücü, iktidarcı, cinsiyetçi bir sistemimiz var. Bunun en küçük prototipi ailedir. Dışarıda devlet baba varsa içeride de erkek vardır, aile reisi vardır” ifadelerini kullandı.
Ev içi emeğin ücretlendirilmesinin tek başına çözüm olmadığını belirten Ayfer Fatma Çelik, “Sosyal güvence sağlanabilir ama bu kesin çözüm değil. Kesin çözüm düzenin tamamen değişmesi, zihniyetin değişmesi” dedi.
‘Komün yaşamın kurucu öznesiyiz’
Ayfer Fatma Çelik, çözümün toplumun dönüştürülmesinden geçtiğini belirterek, “Komün yaşamda dönüştürülebiliriz. Dayanışma, ortak üretim bunlar yeniden kurulabilir. Kadın bu yaşamın kurucu öznesidir. Komün yaşamını her yere yaymamız, her zihniyette inşa etmemiz gerekiyor. Kadın bu yaşamı kurmaya en yatkın olandır, bu nedenle dönüşüm de buradan başlamalıdır. Özellikle içinde bulunduğumuz yoksulluk koşullarında bu hem mümkün hem de gerekli bir yoldur” diye belirtti.
Çözüm: Örgütlü mücadele
Sistemin değişmesinde bireysel çabaların yeterli olmayacağını, kolektif mücadeleyle erkek egemen zihniyetin değiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Ayfer Fatma Çelik, “Kadınların bunun kader olmadığını görmesi gerekiyor. Örgütlenmezsen o farkındalığı yayamazsın, çoğalamazsın. Kadınlara dönük bu tür çalışmaları yapmamız gerekiyor; güçlü olduğumuzu, eşit olduğumuzu, bizim kimsenin malı, metası olmadığımızı söylememiz gerekiyor. Sistemin kendisi değişmeli. Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşmez” diye konuştu.







