Tarihi törene tanıklık etti: Devlete güven için İmralı kapıları açılmalı

  • 09:01 13 Temmuz 2026
  • Güncel
Beritan Tunç 
 
İZMİR - Silah yakma törenine katılan Barış Annesi Peyruze Kurt, "Devlet adım atmalı. Barışın anahtarı olan İmralı kapıları açılmadan, hiç kimse sürece güvenmez, inancı da kalmaz" dedi. 
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025’te yaptığı Barış ve Demokratik Toplum çağrısı ile başlayan süreç kapsamında, KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat öncülüğünde bir grup gerilla 11 Temmuz’da Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde bulunan, Şikefta Casenê’de düzenlenen törende silahlarını yaktı. Silah yakma törenin üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen iktidar tarafından hukuki ve yasal düzenlemeler hayata geçirilmedi. 
 
Savaşta 2 çocuğunu yitirdi
 
Silah yakma törenini İzmir'den Barış Annesi Peyruze Kurt da tanıklık etti. Peyruze Kurt, çatışmalı süreçlerde iki çocuğunu yitirdi. Çocuklarından Aydın Kurt’u (Agîd Dildar) 2016'da, kızı Nudem Kurt’u (Newal Mêrdîn) ise 2024’de kaybetti. Çocuklarının ardından barış için mücadele etmekten geri durmayan Peyruze Kurt, tarihi törene tanıklıklığını ve sürece dair JINNEWS'e konuştu. 
 
Tarihi törene tanıklık etti
 
Süleymaniye’ye yola çıktığı süreçte alana doğru giderken içindeki umudun, barışa olan inancının büyüdüğünü belirten Peyruze Kurt, kadın öncülüğünde gerçekleşen törende 15 kadın ve 15 erkek gerillanın alana indiğini anımsattı. Tüm Kürt ve Türk dernekleri ile Amerika askerlerinin de alanda hazır bulunduğunu kaydeden Peyruze Kurt, şöyle devam etti: “Arkadaşlar geldi, açıklamalarını okudular. Silahlarını da kendi iradeleriyle yaktılar. O günden bugüne kadar, ‘Bugün yarın kanun çıkacak, bu halkın silah yakan çocukları topraklarına geri dönecek, siyasete katılacak ve ailelerine kavuşacaklar’ diye bekliyoruz. 
 
Teslimiyeti kabul etmeyiz
 
Fakat bir yıl geçti. Devlet Bahçeli her şeyi söylüyor ama içini doldurmuyor. Sözleri çok güzel, değerli buluyoruz; Ancak altı doldurulmuyor. Bir yıl geçti, hâlâ bizlerden teslim olmamızı bekleyen, tasfiye etmek isteyen bir dille konuşuyorlar. Bunlar kabul edilemez. Bu dille barış olmaz. Bu dili kullandıkları için halkların sürece olan inancı kayboluyor. Ne hareket inanır ne de Kürt halkı inanır. Biz bugün bu topraklarda yaşayan halklar olarak kardeşçe yaşayacağız. 
 
Barış istiyoruz
 
Bu halkın kaç katliama uğratıldığını unutmadık. Bunları sürekli dile getirmek de istemiyoruz. Tüm bunlara rağmen büyük bir umutla barışı bekliyoruz. Kürt annelerinin de Türk annelerinin de ağlamasına, Kürt halkının yaşadığı zulüm ve zorluklara artık yeter diyoruz. Eğer bugün silahlar yakılıyorsa, istediğimiz tek şey hiçbir toprakta savaşın çıkmamasıdır. Evlatları hayatta olmayan bir anne olarak, hâlâ hayatta olan çocukların önü açılsın, özgürce yaşasınlar, barış içinde ailelerine kavuşsunlar istiyorum” dedi.
 
'Güven için İmralı kapıları açılmalı'
 
Peyruze Kurt, devletin adım atması gerektiğini belirterek, "Süreç bu şekilde bekletilirse ne Kürt halkına ne de Türk halkına bir faydası olur. Önderliğin gücüyle 24 saat içinde silahlar yakıldı, hareket kendini feshetti. Önderliğin tek bir sözüyle kongre toplandı, karar verildi. Bugünden sonra da İmralı’nın kapıları açık olursa, Önderlik konuşursa daha güzel şeyler olur. Devletin cesaret etmesi gerekiyor. Barışın anahtarı olan İmralı’nın kapıları açılmadan, hiç kimse sürece güvenmez inancı da kalmaz. 
 
Yüz yıllık bir mesele
 
Bu mesele yüzyılın meselesidir; Küçümsenemez. Süreci çok değerli bulduk. Kardeşliğin elini uzattık. Hareketin attığı tüm adımlar umudumuzu büyüttü. Güçlerini savaş alanlarından geri çekti. Çocuklarımız hayatlarını kaybetti. Yalnızca kendi çocuklarımız için değil, bütün çocuklar için üzülüyorduk. Ama bundan sonra hiçbir ailenin evinden cenaze çıkmayacak diye mutluyuz” ifadelerini kullandı. 
 
'Kök Yasa ortak fikirlerle çıkmalı'
 
İmralı kapıları açıldığında, hukuki adımlarla birlikte kanunlar çıkarıldığında, hareketin daha büyük adımlar atacağını dile getiren Peyruze Kurt, atılan adımlara engel olunmaması gerektiğini vurguladı. Devlete çağrıda bulunan Peyruze Kurt, şunları söyledi: “Çıkarılması planlanan Kök Yasa yalnızca onların aklıyla hazırlanamaz. Önderliğin fikrinin de alınması gerekiyor. Kök Yasa içinde hak ve hukuk olması gerekiyor. Fakat Numan Kurtulmuş’un son sözleri, çocuğu kandırır gibi bir izlenim veriyor. Söylediklerine göre silahlarını bırakanlar gelecek, geri kalanlar gelmeyecek. Bu şekilde olamaz. Bu şekilde kimsenin inancı kalmaz
 
'Meclis tatile girmemeli'
 
Kritik bir dönemden geçiyoruz. Meclis tatile girmemelidir. Meclisin kapıları açık kalmalıdır. Çalışmalarını ve görevlerini sürdürmelidir. Meclisten çıkacak kanunlarda Önderlik ve hareketin fikirlerinin de yer alması gerekiyor. Barış Anneleri olarak çağrımız; bu sürecin sağlam adımlarla sonuca ulaşmasıdır. Tüm dünya ve Türkiye halklarının gözü barışta ve bu süreçtedir. Hileyle, boş sözlerle barış olmaz. Kardeşliğin sözleriyle, barışın diliyle olur. En büyük isteğimiz de budur” diye konuştu.