Tecavüz dosyasıyla bağlantılı ‘atama’ haber değeri taşır mı taşımaz mı?

  • 09:03 13 Ağustos 2023
  • Medya Kritik
 
Gülşen Koçuk
 
HABER MERKEZİ - Neyin haber değeri taşıyıp neyin taşımadığı, bakış açısına göre değişse de, Ensar Vakfı Davası ile bağlantılı soruşturma kapsamında adı geçen Asım Sultanoğlu’nun Riha’ya İl Milli Eğitim Müdürü olarak atanmasını ve atanması karşısında yükselen tepkileri vermeyen ana akım medya nerede durduğunu şeffaf bir şekilde gösterdi.
 
Taraflı-tarafsız habercilik tartışmalarının gerilerde kaldığı son yıllarda, herkes durmayı seçtiği yerden sözünü söylüyor ya da söylemiyor. Muhalif basına, özgür basın geleneğine talimatla haber yaptıkları suçlamaları yöneltilirken, “haber” olanı yazmak için talimat bekleyen gazeteciliği sorgulamanın ön açıcı olacağı bir gerçek…
 
Haber, haberci ve habercilik
 
Haber anlık yaşanan ya da ilk kez ortaya çıkarılan “gerçek-somut” olayın, bilginin sistematik, anlaşılır, objektif bir dille, kanıtlarıyla aktarılması olarak da tanımlanabilir. Haberci/gazeteci ise gerçek olay ve bilgiyi kitleye ulaştıran, aktarandır. Habercilik/gazetecilik de hakikatin topluma olduğu gibi aktarılması mesleğidir. Gazetecilikte gazeteci ile toplum arasında güven bağı vardır ve bu bağ doğru, hızlı, güvenilir haber ile güçlenir. Aksi halde ne aktarılan bilgi haberdir, ne aktaran habercidir ne de bu meslek haberciliktir.
 
Gazeteciliğin turnusolleri
 
“Gazetecilik” kimliği altında bilgiyi, hakikati toplumdan gizlemek, “haber değeri” ölçülerini esnetmek, mesleğin aynı zamanda içini boşaltan yaklaşımlar olarak da karşımıza çıkıyor. Bu nedenle neyin kim ya da kimler için haber değeri taşıdığı, durduğu yeri de gösteriyor. Bu yönüyle sadece son birkaç yılda dahi gazetecilikte turnusol etkisi yaratan sayısız örnek sıralanabilir. Elbette toplumsal bir travmaya dönüşen Roboskî Katliamı, bunların başında geliyor. 28 Aralık 2011 tarihinde saat 21.37’de Roboskîli 34 insanın, Türk savaş uçakları ile katledilişinin, “yukarıdan” onay geldikten sonra ancak “haber” yapılması, Türkiye koşullarında ana akım medya ile özgür basının hangi kulvarlardan yol yürüdüğünün en acı ama en açık örneklerinden.
 
Gerçekleri görmeme ısrarı
 
Takvim yaprakları 2013 Ocak’ını gösterdiğinde, Fransa’nın başkenti Paris’te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçinin “iç hesaplaşma” sonucu katledildiğini söyleyen, olayın MİT eliyle gerçekleştirilmiş bir “siyasi katliam” olduğu üzerinde durmayan yaklaşım, iktidarın her bir temsilcisinin iki dudağı arasından çıkacak sözlere göre kendini konumlandıran “haberciliğin” yine unutulmaz örneklerinden. Benzer pratikler uzman çavuş Musa Orhan tarafından intihara sürüklenen İpek Er’de, İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı kurucularından Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı H.K.G.’nin 6 yaşındayken 29 yaşındaki tarikat üyesi Kadir İstekli ile evlendirilmesinin ortaya çıkmasında, geri gönderme merkezlerindeki işkence ve tecavüz vakalarında, toplumun muhalif kesimlerinin hedef alınmasında yeniden yeniden kendini gösterdi.
 
Hafızasızlaştırma medyası!
 
Ana akım medya haberciliğinde gerçeği manipüle etme ustalığını sergilediği gibi toplumun hafızasında geriye ket vurma işlevini de üstleniyor. Toplumun önemli bir kısmını oluşturan, ancak en az konuşulan, konuşturulan kesimi olan çocuklara dönük suçlarda da hafızayı silikleştiren yayıncılık mevcut. Daha yakın dönemde 2016 yılında Karaman'da 45 çocuğun tecavüze uğramasıyla ilgili açılan Ensar Vakfı Davası’nda hakkında soruşturma açılan 3 yöneticiden biri olan Asım Sultanoğlu, atandığı Urfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde göreve başladı. Asım Sultanoğlu’nun göreve başlaması, özgür ve muhalif basın kurumları dışında hiçbir basın kurumunun gündemine dahi giremedi. Zira daha tecavüz ortaya çıktığında iktidarın Ensar Vakfı’nı sahiplenmesi, yandaş medya için de yol haritası niteliğindeydi.
 
Ne olmuştu?
 
Karaman İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu'nun çocuklara tecavüzde bulunmaktan 508 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Muharrem Büyüktürk ile yurtta birlikte fotoğraf çekildiği ortaya çıkmıştı. Asım Sultanoğlu, 9 Mayıs 2014'te "KAİMDER yurdumuzdaki öğrencilerle sohbete geldik. Maşallah çocuklar pırlanta" notuyla fotoğrafı paylaşmıştı. Karaman Cumhuriyet Başsavcılığı'nın “Ensar ve KAİMDER'e ait yurtlara dair” müzekkere cevabında, “İlimizde KAİMDER ya da Ensar Vakfı'na bağlı ev ya da yurt bulunmamaktadır” diyerek yalan beyanda bulunduğu ortaya çıkan Asım Sultanoğlu ile iki idareci hakkında 2019 yılında soruşturma izni verildi. Ancak aradan geçen zamanda henüz soruşturma ile ilgili bir ilerleme sağlanamadı.
 
Terfi üstüne terfi
 
Karaman'daki tecavüz gündeminin ardından Asım Sultanoğlu, Maraş İl Milli Eğitim Müdürü olarak atandı, fakat halkın tepkileri sonucu atama kararı iptal edildi. Asım Sultanoğlu, bu olayın ardından Bursa İl Milli Eğitim Müdürü olarak atandı. 2021 yılında da Antalya’ya yapılan ataması tepkiler ile engellenen Asım Sultanoğlu, sonra da Milli Eğitim Bakanlığı’nda müşavirliğe terfi ettirildi. Asım Sultanoğlu’nun son durağı ise Riha oldu. Riha İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevine getirilen Asım Sultanoğlu, 7 Ağustos günü görevi Fevzi Kurt’tan teslim aldı.
 
Ana akım suspus!
 
Şiddetin pornografisini üreterek hak odaklı yayıncılığın kıyısından köşesinden geçemeyen ana akım medya, konu iktidara ve bağlantılı isimlere gelince, suspus kesiliyor. Asım Sultanoğlu’nun Riha’ya atanması karşısındaki sessizliği ile de buna onay veriyor ana akım.
 
Ancak iktidardan icazet almadan kalem dahi oynatamayan bir medya gerçekliği karşısında yine demokrasi mücadelesi verenler ve hakikat haberciliği yapanlar duruyor.