Yurttaşlar asgari ücrete tepkili: Geçinemiyoruz!

  • 09:01 3 Ocak 2026
  • Emek/Ekonomi
Elfazi Toral 
 
İSTANBUL- Yeni açıklanan asgari ücretin açlık sınırının altında kalması, yurttaşlar tarafından tepkiyle karşılandı. Giderek derinleşen yoksulluk karşısında asgari ücretle geçinmenin imkânsız hâle geldiğini belirten yurttaşlar, ücretin acilen yeniden gözden geçirilmesini talep etti.
 
Asgari ücret, 2026 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yüzde 27 artışla 28 bin 075 TL olarak açıklandı. Açlık sınırı 30 bin liraya dayanırken, asgari ücret bu sınırın çok altında kaldı. Türkiye’de yurttaşlar, mevcut asgari ücretle geçimini dahi sürdüremediğini belirtirken, yeni yıl zammını da yetersiz buldu. Günden güne artan enflasyon karşısında iktidar, asgari ücreti beklentilerin altında tutarak yeterli bir artış yapmadı. Yoksulluğun artış göstermesi en çok kadınları etkilerken, emekli yurttaşların maaşları da enflasyonla birlikte eriyor.
2026 yılı asgari ücret zammını, sokakta mikrofon uzattığımız yurttaşlara sorduk.
 
 ‘Kadınlar maddi manevi olarak yıpranıyor’
 
Asgari ücret artışının yeterli olmadığını belirten Nedime Doğan, bu yeni artışın gözden geçirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Açlık sınırının 30 bin lira olduğunu ve asgari ücretin bu sınırın altında kaldığını söyleyen Nedime Doğan, temel ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını belirtti. Nedime Doğan, “Kadınlar maddi manevi olarak yıpranıyor. O kadından nasıl sağlıklı bir psikoloji beklenebilir? Ben de şu an alışveriş yaptım evime ama yeterli değil. Bir marketten çıkıyorsun, 300 liradan kapı açılıyor. Bu kadınlar bu durumda ne yapsınlar? Ekonomik kriz bu sefer ailedeki huzura da yansıyor” dedi.
 Nedime Doğan, savaşa ayrılan bütçenin eğitime harcanması gerektiğini, eğitim kapsamında işsizliğin çözülmesi gerektiğini belirterek, “Bu işle ilgilenenler kendini bizim yerimize koysunlar, biraz şapkalarını önüne koysunlar” şeklinde konuştu.
 
‘Asgari ücret sürpriz olmadı’
 
Nurhayat Özçelik, “Asgari ücretle yaşayıp bu şekilde geçinmeyen çok insan var. Sadece kendimizi düşünmüyoruz, etrafı da düşünüyoruz. Zaten bu asgari ücret artışı için fazla bir şey beklemiyorduk. Böyle bir şey olacağı belliydi, sürpriz olmadı. Çareyi karşı tarafta arıyoruz” diye belirtti.
 
‘Hayat şartları gerçekten zor’
 
İsmini vermek istemeyen bir yurttaş, “Asgari ücretle geçinen biri hangi parayla hem kira verip hem çocuklarını okutabilir, anlamıyorum. Hakikaten çok üzülüyorum. Ben de emekliyim, bizim hiç olmazsa evimiz var fakat gençlerin evi yok. Ben geçimimi bir şekilde sağlayabiliyorum ama gençlere çok üzülüyorum. Hayat şartları gerçekten çok zor” dedi.
 
‘Asgari ücret açlık sınırının altında’
 
İsmini vermek istemeyen bir diğer yurttaş ise “Hepimiz emekçiyiz, böyle bir şey yok. Bugün aldığını yarın aynı fiyata alamıyorsun. Bir an önce bu yanlıştan dönmeleri gerekiyor. Asgari ücreti normal, yaşanabilir standartlara çıkarmaları gerekiyor. Kendi maaşları inanılmaz derecede artarken, asgari ücretlinin, emeklinin bütün imkânlarını kısıtladılar ve açlık sınırının altına indirdiler” şeklinde ifade etti.
 
‘Herkes uyuduğu yerden kalkmalı’
 
Asgari ücretin açlık sınırının altında olduğunu belirten Ayşegül Saraç, emekli olduğunu ve emekli maaşıyla geçinemediğini dile getirdi. Bütçenin büyük bir kısmının savaşa ayrıldığını ifade eden Ayşegül Saraç, “İnsanların nasıl geçinebildiğini ben merak ediyorum. Pazara gittiğimde insanların eline bakıyorum; özellikle emeklinin elinde iki ya da üç tane poşet var ve gerçekten çok üzülüyorum. İnsanlık kalkınsın istiyor muyuz, yoksa insanlık olduğu yerde uyusun ve savaşlar devam ederken biz de cebimizi dolduralım mı? Hükümetin ve devletlerin buna karar vermesi lazım fakat ben bu konuda çok iyimser düşünmüyorum. Herkesin uyanmasını istiyorum, herkes uyuduğu yerden kalkmalı” diye belirtti.
 
‘İhtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz’
 
Necibe Geniş, asgari ücret için şu ifadelere yer verdi: “Asgari ücret çok az, en azından 35 bin olmalıydı. Kira ödemiyoruz ama çok temel masraflar var. Her ihtiyacımızı karşılayamıyoruz, istediğimizi alamıyoruz. Nerede ucuz bir şey varsa onu alıyorum. Alışverişimi yaptım fakat olmuyor; yirmi lira için oradan oraya gidiyorum, geçinmek için. Hiç değilse asgari ücreti biraz yükseltsinler, fazla da istediğimiz yok.”
 
‘Yoksulluğu en çok kadınlar sırtlıyor’
 
Ev kiralarının asgari ücretten daha fazla olduğunu paylaşan Necla Demirci, asgari ücret ile en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hâle geldiklerini ifade etti. Necla Demirci, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz toplum olarak nasıl yaşıyoruz bilmiyorum, asıl konuşulması gereken mesele bu. Emekçinin karnını doyuramaması, emekçinin aç olmasıdır. Ama bizim konuşmamızı istedikleri şey, insanların özel hayatları ya da alınan rövanşlar veya kendi siyasal kariyerlerini nasıl oluşturacaklarına dair hamleler aslında. Asgari ücretin düşük olması, temel ihtiyaçlarını karşılayamama hâllerimiz, geçinemememiz, ev kiralarının yüksekliği konuşulsun istemiyorlar. Kapıda deprem var; yarın bir gün deprem olduğunda İstanbul’un bu yüzde 80’ine ne olacak, bunların konuşulması istenmiyor. Gerçek sorunların konuşulması istenmediği için bugün sahte gündemlerle bizi oyalıyorlar. Çocukların eğitimini kadınlar sırtlıyor, savaşın ağır sonuçlarını kadınlar yaşıyor. Alışverişin ekonomik travmasını ve duygusal travmasını da kadınlar yaşıyor. Yani evlerde ateş varsa, o ateş kadının sırtında yanıyor.”
 
‘Bu ülke çok zengin’
 
Savaşa 50 yıldır bütçe ayrıldığına dikkat çeken Necla Demirci, savaşa ayrılan bütçe ile Türkiye’nin yeniden inşa edileceğine vurgu yaparak, “Bunu yapmak yerine bu coğrafyada yaşayan insanları birbirine düşmanlaştırmak, ötekileştirmek, birbirinden haber aldırmamak, birinin gerçek sorununu diğerinden saklamak, hatta bu halklar yakınlaştığında birbirinden uzaklaştırmak gibi şeyler yapıyorlar. Bugün gerçekten Türkiye’nin ekonomik sorununun çözülmemesi için hiçbir sebep yok; çünkü Türkiye, üzerindeki insanlara bakabilecek zenginlikte bir coğrafyada yer alan bir ülke ama bu zenginlikler yağmalanıyor. Küçük bir zümre çok rahat yaşarken, emekçi yığınlar açlıkla, yoksullukla mücadele ediyor. Bir sanatsal etkinliğe, bir doğa yürüyüşüne ya da son derece insanca yaşama dair şeylere ulaşamayan emekçi yığınlar var. Bu ülkenin sendikaları var ve emekçi bu durumdayken, dalga geçer gibi bir asgari ücret uygulanırken bu sendikaların hiçbiri bir şey yapmıyor. Çok yalnızız. Babam derdi ki, ‘Solu olmayan bir ülke, bir kanadı kırık kuş gibidir; uçamaz.’ Yani bizim bir kanadımız değil, iki kanadımız kırık” sözlerini kullandı.  
 
‘Her şey magazinleştiriliyor’
 
Yeni yılda barışı talep eden Necla Demirci, “Bu toplumun tüm kesimi barış istiyor, bunu görmek mümkün. Ölen Kürt çocuklarının annesi de Türk çocuklarının annesi de barış istiyor. Barış bizim için açlıktan daha önemli bir şey; çünkü çözüm orada. Orada toplumlar barışacak, komşu olacak, arkadaş, dost olacaklar. Hayatın tadı tuzu, anlamı kalmadı. Sırrı Süreyya’nın dediği gibi; ‘bağrımız Karaca Ahmet Mezarlığı’na’ döndü. Her gün gözümüzü açtığımızda ‘Acaba bugün neler yaşayacağız?’ diyoruz. Her gün kalktığımızda birilerini evinden toplamış oluyorlar. Hiç tanımadığımız insanlar gözaltına alınıyor, cezaevlerine konuluyor. Günlerce yandaş basın bunları konuşuyor, insanlar bunu izleyip oyalanıyor. Her şey magazinleştiriliyor; barış meselesi de magazinleştiriliyor, ekonomi de magazinleştiriliyor. Bizim onurumuzu mahvediyorlar” şeklinde belirtti.
 
‘Asgari ücret kiraya yetmiyor’
 
Selma Köktürk, asgari ücretin hem temel ihtiyaçlara hem de ev kirasına yetmediğini ifade ederek, “Belki biz yaşımız ilerlediği için daha az harcama yapıyoruz. Ben çok yiyemediğim için mutfak masrafım az oluyor fakat gençlerin normalde daha fazla yiyip sağlıklı beslenmeleri gerekiyor. Bu nedenle de bu miktar çok az. Bir evleri olsa belki biraz daha rahat geçirebilirler yaşamlarını. En azından maaşlarını kiraya ödemezler. Asgari ücret 35 bin olsa en azından ‘iyi’ diyeceğim” sözlerini kullandı.  
 
‘Asgari ücret yetersiz’
 
Fatma Çakır, “Asgari ücret yeterli değil. Öğrencisi olan, kira ödeyen biri bu maaşla geçinemez. Kış geldi, millet 3-4 bin lira doğalgaz ödüyor. Bu maaş insanlara yetmiyor. Temel ihtiyaçlar bile karşılanmıyor. Pazara gitmiyoruz; bizim maaşımız pazara yetmiyor, kıt kanaat geçiniyoruz. Emeklinin maaşı da yetmiyor” ifadelerini kullandı.  
 
‘Bu iktidarın bize yaşam borcu var’
 
Güncel açıklanan enflasyon oranlarının gerçek olmadığını söyleyen Sinem Yurdanur, ekonomik olarak böyle bir kriz dönemi görmediğini belirtti. Sinem Yurdanur, “Ben 15 yıllık bir öğretmenim. 2009 mezunuyum, atanamadım ama devlet okullarında öğretmenlik yaptım. Geçmişten bugüne kadar bir şekilde çalışıyoruz, ayakta durmaya devam ediyoruz. Bugünlere şahit olduğum için çok üzgünüm. Bu iktidarın bize bir yaşam borcu var. Geleceğimizi elimizden aldılar, hayallerimizi elimizden aldılar. Bir kadın olarak İstanbul’da tek başıma yaşamaya çalışıyorum ama zorlanıyorum. Ben gençlerle çalışıyorum, onlarla iç içeyim ve onlara güveniyorum ama gördüğüm kadarıyla birçok genç çok kaygılı ve çoğu antidepresan kullanıyor. Ders dışında sorunlarını anlatıyorlar, çok mutsuzlar. Bir yere kadar yine kendimi şanslı hissediyorum; çünkü yaşadığım dönemde bir gelecek kaygısı yoktu, gülebiliyor, eğlenebiliyorduk. Şu an öğrencilerin çoğu çalışmak zorunda, ek iş arıyorlar. Çoğu kaygılarından dolayı yurt dışına gitmek istiyor; çünkü burada okuduktan sonra iş bulamama durumu da var. Dolayısıyla çoğu başka diller öğreniyor. Ben sokağa çıkarken aşırı derecede tedirgin oluyorum. Yine bizi bu durumdan kadınların ve gençlerin kurtaracağını ümit ediyorum” sözlerini kullandı.
 
‘Bu gidişle batacağız’
 
Safiye Terkoğlu, “Vicdanları varsa bizi de biraz kalkındırsınlar. Emekliyiz, geçinemiyoruz. Kiralar 40-50 bin civarında. Allah onlara merhamet versin. Hepimiz bu durumdan şikâyetçiyiz. Bu gidişle batacağız” dedi.
 
‘Bu ücret yeterli değil’
 
Asgari ücretin en az 40 bin TL olması gerektiğinin altını çizen Hayat Sürmeli, “Emekli maaşı ve asgari ücret çok az. Bu ücreti yeterli bulmuyorum. Durum içler acısı; insanlar pazara çıkamıyor, alışveriş yapamıyor. Gitseler bile en ucuzunu almaya çalışıyor, ucuz bir şey bulursa alıyor, bulamazsa alamıyor. Her iki taraf için de bu ücretlerin daha iyi olmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.